Polonya’da derin anayasal kriz: Anayasa Mahkemesi’ne polis müdahalesi, Cumhurbaşkanı uçağını geri çevirdi

Polonya’da 2015 yılından bu yana devam eden yargı bağımsızlığı tartışmaları, 30 Ekim Cuma günü yaşanan gelişmelerle yeni bir boyuta taşındı. Başkent Varşova’daki Anayasa Mahkemesi binasında yönetim yetkisine ilişkin anlaşmazlık büyürken mahkemenin mevcut başkanı Bogdan Święczkowski ile yardımcısı Bartłomiej Sochański’nin görevlerine geçici olarak ara verilmesi kararlaştırıldı.
Karar, mahkemeye son dönemde seçilen hâkimlerle mevcut yönetim arasındaki yetki mücadelesini açık bir krize dönüştürdü. Anayasa Mahkemesi çevresinde geniş güvenlik önlemleri alan polis, göstericilerin bir kısmına müdahale etti.
Polonya polisi, mahkemenin yerleşkesine girdiğini ancak binanın içine girmediğini açıkladı. Gece yarısı Anayasa Mahkemesi’ne gelen ve polis bariyerini aşarak içeri giren Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin, yeni atanan Anayasa Mahkemesi Başkanı Anna Korwin-Piotrowska’ya ‘Siz yargıç değilsiniz’ dediği anlar kameralara yansıdı.
MAHKEME BAŞKANI VE YARDIMCISININ GÖREVLERİ ASKIYA ALINDI
Krizin fitilini, Anayasa Mahkemesi’nin internet sitesinde yayımlanan bir duyuru ateşledi. Duyuruda, Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański’nin görevlerinin bir aylığına askıya alındığı bildirildi.
Kararın, mahkemede en uzun hâkimlik kıdemine sahip olduğu belirtilen Anna Korwin-Piotrowska tarafından alındığı açıklandı. Korwin-Piotrowska’nın mahkemenin yönetimini geçici olarak üstlendiği duyuruldu.
Ancak mevcut yönetim kararı tanımadı. Mahkemenin resmî X hesabından yapılan açıklamada internet sitesinin hukuka aykırı şekilde ele geçirildiği öne sürüldü.
Açıklamada, Święczkowski’nin başkan, Sochański’nin ise başkan yardımcısı olmaya devam ettiği savunularak Korwin-Piotrowska’nın hâkimlik statüsü de reddedildi.
Böylece aynı mahkemenin yönetiminde hak iddia eden iki taraf ortaya çıktı. Görevden uzaklaştırma kararlarının hukuki geçerliliği konusunda taraflar arasındaki anlaşmazlık devam ediyor.
POLİS MAHKEME ÖNÜNDE, ÜÇ KİŞİ GÖZALTINDA
Kararın ardından muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) destekçileri Anayasa Mahkemesi önünde toplandı. Bölgede güvenlik önlemleri artırılırken göstericilerle polis arasında gerginlik yaşandı.
Varşova polisi, bazı göstericilerin güvenlik güçlerine tehlikeli cisimler fırlattığını, mahkemenin çevresindeki çitleri aşarak yerleşkeye giren üç kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
Polis, müdahalesinin hâkimlerin ve mahkeme çalışanlarının güvenliğine yönelik olası tehditler nedeniyle gerçekleştirildiğini savundu. Muhalefet ise güvenlik güçlerinin mahkemeye müdahalesini yargı bağımsızlığına yönelik bir girişim olarak değerlendirdi.
CUMHURBAŞKANI SENEGAL YOLUNDAN GERİ DÖNDÜ
Gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki de Senegal’e gerçekleştireceği resmî ziyareti yarıda keserek Polonya’ya dönme kararı aldı.
Nawrocki, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Böyle bir anda Cumhurbaşkanı Polonya’da olmalı. Senegal uçuşumu yarıda kesiyorum. Geri dönüyorum.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı da 30 Ekim’de yayımladığı açıklamayla dönüş kararını doğruladı. Nawrocki’nin dönüşü, hükümet ile cumhurbaşkanlığı arasındaki anlaşmazlığın geldiği noktayı gözler önüne serdi.
MUHALEFET LİDERİ KACZYŃSKİ’DEN ‘DARBE’ SUÇLAMASI
Muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi’nin (PiS) lideri Jarosław Kaczyński, partisinin milletvekilleriyle birlikte Anayasa Mahkemesi önündeki protestolara katıldı.
Kaczyński, yaşananları Anayasa Mahkemesi’ne yönelik bir darbe girişimi olarak nitelendirerek Cumhurbaşkanı Nawrocki’ye müdahale çağrısında bulundu.
PiS yönetimi, Tusk hükümetinin yargıyı siyasi kontrol altına almaya çalıştığını savunuyor. Muhalefete göre mahkemenin mevcut yönetiminin görevden uzaklaştırılması, güçler ayrılığı ilkesine aykırı.
TUSK: HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ YENİDEN TESİS EDİYORUZ
Başbakan Donald Tusk ise hükümetinin attığı adımların anayasal düzeni yeniden tesis etmeyi amaçladığını açıkladı.
Tusk, sosyal medya paylaşımında, hukukun üstünlüğünü yeniden sağlamanın hükümetin görevi olduğunu belirterek PiS iktidarı dönemindeki uygulamaların düzeltilmesinin zor ve kararlı adımlar gerektirdiğini savundu.
Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski de mahkemenin mevcut yönetiminin yeni seçilen hâkimlerin görev yapmasına engel olduğunu ileri sürdü. Sikorski’ye göre yaşanan anlaşmazlık, mahkemenin karar alma süreçlerini ve kurumsal işleyişini sekteye uğrattı.
KRİZİN TEMELİ 2015’TE ATILDI
Polonya’daki anayasal krizin kökeni 2015 yılına uzanıyor.
O yıl yapılan genel seçimlerden önce iktidardaki Sivil Platform’un (PO) çoğunluğuna sahip olduğu parlamento, Anayasa Mahkemesi’ne beş hâkim seçti. Ancak bunlardan ikisinin yerine geçeceği hâkimlerin görev süreleri, yeni parlamentonun göreve başlamasından sonra dolacaktı.
Seçimleri kazanan PiS, önceki parlamentonun beş atamasını da geçersiz sayarak aynı koltuklar için kendi adaylarını seçti. Dönemin Cumhurbaşkanı Andrzej Duda da yeni seçilen hâkimlerin yeminlerini kabul etti.
Anayasa Mahkemesi ise Aralık 2015’te verdiği kararlarda önceki parlamentonun üç hâkimi seçme yetkisinin bulunduğunu, ancak diğer iki hâkimi seçme yetkisinin olmadığını belirledi.
Böylece tartışma yalnızca iki hâkimin atanmasıyla sınırlı kalmadı; mahkemenin oluşumu ve kararlarının meşruiyeti konusunda uzun yıllar sürecek bir anlaşmazlığa dönüştü.
PiS hükümetinin 2015-2023 yılları arasında gerçekleştirdiği yargı reformları Avrupa Birliği kurumları tarafından da eleştirildi. Avrupa Birliği Adalet Divanı, Aralık 2025’te Polonya Anayasa Mahkemesi’nin bazı uygulamalarının AB hukukunun temel ilkelerini ihlal ettiğine hükmetti.
2023’TE İKTİDAR DEĞİŞTİ, ANCAK YARGIDAKİ KRİZ SÜRDÜ
2023 seçimlerinin ardından Donald Tusk liderliğinde kurulan koalisyon hükümeti, PiS döneminde gerçekleştirilen yargı düzenlemelerini değiştirmek için harekete geçti.
Ancak Anayasa Mahkemesi’ne yapılan yeni atamalar bu kez hükümet ile Cumhurbaşkanı Nawrocki arasında anlaşmazlığa yol açtı.
Nawrocki, parlamentonun seçtiği bazı hâkimlerin yeminlerini kabul etmeyi reddetti. Hükümet ise cumhurbaşkanının parlamentonun seçim yetkisini engelleyemeyeceğini savundu.
14 Ekim 2026’da yeni seçilen hâkimlerden Maciej Berek, cumhurbaşkanının katılmadığı bir törenle parlamentoda yemin etti. Mahkemenin mevcut yönetimi ise bu yemini yeterli görmeyerek Berek’in görev yapmasına izin vermedi.
Bu gelişme, 30 Ekim’de yaşanan yönetim krizinin doğrudan öncülü oldu.
POLONYA’DA ŞİMDİ NE OLACAK?
Son gelişmeler, Polonya’da yürütme, cumhurbaşkanlığı ve yargı kurumları arasındaki yetki anlaşmazlığını daha da derinleştirdi.
Hükümet yeni seçilen hâkimlerin görevlerini yapabilmesini sağlamaya çalışırken mevcut mahkeme yönetimi alınan kararların hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin de sürece doğrudan müdahil olmasıyla anlaşmazlık devletin en üst makamlarına taşınmış durumda.
Krizin merkezindeki soru ise hâlâ çözülebilmiş değil: Anayasa Mahkemesi’ni kimin yöneteceği ve yeni seçilen hâkimlerin hangi koşullarda görevlerine başlayacağı.
Polonya’daki gelişmeler, yalnızca bir mahkemenin yönetimine ilişkin tartışma olmaktan çıkarak ülkenin anayasal düzeni ve yargı bağımsızlığı konusunda daha geniş bir siyasi ve hukuki mücadeleye dönüşmüş durumda.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

PROF. DR. ŞERİF ALİ TEKALAN

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

NUMAN YILMAZ YİĞİT

CUMA KARAMAN

SAFVET SENİH


Ege Denizi’nde 4,7 büyüklüğünde deprem

Havada can pazarı! Pegasus uçağı son anda inmek zo...

Sinem Dedetaş’ın tahliyesinin ardından Ekrem İmamo...

Darbe mi oluyor? Ortalık karıştı! Polis Anayasa Ma...

OHAL dönemi uygulamaları nedeniyle İzzet Özgenç’te...






