Rus elçi suikastinden 25 gün önce...

Birileri sizin yaptığınız gibi yapıp Andrey Karlov'u öldüren Mevlüt Mert Altıntaş'ın polis, TRT'de cinayetten 25 gün önce yayınlanan Sevda Kuşun Kanadında dizisinin Tümay'ının da güvenlik teşkilatı başkanının kızı olmasından hareketle "Tetikçi sizin çocuğunız" benzetmesi yaparsa ne diyebilirsiniz?

STV dizisi sebebiyle Cemaat'i suçlayanlar TRT'ye ne diyecek?

İyi alıştılar...

Cemaat'le ilgili teröre darbeye suikaste delil bulamayınca "dizi"ye sarılıyorlar.

Kafalarındaki komplo teorilerini Samanyolu TV'deki bir diziyle ete kemiğe büründürüp ardından başlıyorlar tutuklamalara.

Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca 2 yıldır cezaevinde yatıyor böyle saçma sapan bir dava sebebiyle...

Ama bu defa baltayı taşa vurdular.

Hani derler ya Allah ayaklarına dolaştırdı.

El Nusra'nın Rusya Ankara Büyükelçesi'ni öldürmesini Cemaat'e yıkamayan AKP kendi suçunu örtmek için en iyi bildiği şeyi yaptı.

Aktroller 2 yıl önce yayınlanan "Ekip 1" dizisindeki bir elçi suikastini gündeme getirdi.

Sanki bir elçiye suikast konusunu ilk defa Samanyolu TV bulup işlemiş gibi...

Öyle değil tabi.

Samanyolu TV'nin dizisi AKP'li troller eliyle dolaşıma sokulduktan sonra bir video daha paylaşıma girdi.

Ama bu defa ki TRT'ye aitti.

Sevda Kuşun Kanadında...

Hem de öyle 2 yıl önce falan değil Rus elçinin vurulmasından sadece 25 gün önce yayınlanmıştı.

Bonus olarak İsrail büyükelçisi de vardı hedefte...

Önce sosyal medyada dolaşan 2 dakikalık özeti ardından 25. bölümün tamamını izledim.

Ama hikayenin nerede başladığını anlamak için epey geriye gitmek gerekiyordu.

Türk dizilerinin genel hastalığı...

Sevda Kuşun Kanadında, bir kuşak hikayesi… 

1968-70’leri anlatıyor.

Sağ sol olayları devlet içindeki farklı grupların çekişmesi vs.

Dizi yoluyla topluma komploculuk enjekte ediliyor.

AKP ve MHP tabanını aynı anda memnun etme telaşı da gözlerden kaçmıyor.

Haçlı zihniyeti vurguları, milliyetçilik, Milli Türk Talebe Birliği övgüsü hepsinden biraz var.

Gelelim Rusya büyükelçisine suikast olayına.

Rusya ve İsrail büyükelçilerine suikast olayı 3 bölüm boyunca işlenmiş. ( 13-14-15 )

Dizideki esas oğlanlardan Arif babasını öldüren devletin güvenlik birimlerinden birinin ( MİT ya da Emniyet) başındaki adamdan intikam almak ister.

Ama işe bakın ki Arif'in sevdiği Tümay öldürmek istediği adamın kızıdır.

Tümay gelince Arif, Zafer'den intikam alma meselesini erteler.

Sonrasında Zafer, Arif'ten önce davranır ve bir bombalı saldırıyla kızının sevdiği genci öldürtür.

Rusya ve İsrail Büyükelçilerine suikast olayı böyle başlıyor.

Ama suikaste gidene kadar Arif'in cenazesinde cami avlusunda tabut başında konuşan bir şahsın sözlerine kulak verelim:

Arif hakikat sancısı çeken, canını verdiği hak davada ölümü göze alan ruh kökleri sağlam bir er kişiydi. O asırlardır her üstümüze gelişinde göğsümüzdeki hilale çarpan ve her çarpışında darmadağın olan Haçlı zihniyetine karşı kale gibi duran bir yiğitti.

Erdoğan'ın ya da AKP'lilerin söylemlerine ne kadar benziyor değil mi?

Ve Rus elçiye suikast...

Babasıyla barışır gibi yapan Tümay Rusya ve İsrail büyükelçilerinin katıldığı resepsiyona onunla birlikte gider. 

Olabildiğince şık giyinir. 

Babasının korumasında aranmadan içeri girer.

Tümay bir süre sonra silahını çıkarır, Rus ve İsrail elçilerine doğrultur...

Ama silah boştur...

Korumaların art arda ateşlediği silahlardan çıkan kurşunlarla yere yığılır.

Babası "Neden?" diye sorar.

"Vicdanını biraz olsun sızlatabilirim diye düşündüm" der.

MADEM KOMPLOCULUK OYNUYORUZ...

En son söyleyeceğimi başta söyleyeyim.

Senaryo bir hayal üründür ve bir dizi filmden dolayı kimse suçlu ilan edilemez.

Ama bazı sorular soralım;

- Rus elçi suikastinden 25 gün önce devlet televizyonu TRT'de hem de 3 bölüm boyunca böyle bir dizi yayınlanmasını nasıl izah ediyor AKP'liler?

- Filmde bir kızın MİT ya da Emniyet'in en tepesindeki babasının işlediği günahların sorumlusu olarak Rusya ve İsrail'i sorumlu tutması ve suikaste kalkışmasıyla topluma ne mesaj veriliyor?

- "İyileri öldüren adamın arkasında Rusya ve İsrail var" diyerek o ülkeleri Türkiye'de temsilcileri tehlikeye atılmış olmuyor mu? ( STV dizisinde tam tersine suikasti yapanlar kötü insanlar olarak gösteriliyordu)

- Bu dizilerle yetişen gençlerin El Nusra, El Kaide ya da diğer terör örgütlerinin de telkiniyle şiddete ve kanlı eylemlere kalkışması çok mu uzak ihtimal?

- Birileri sizin yaptığınız gibi yapıp Andrey Karlov'u öldüren Mevlüt Mert Altıntaş'ın polis, Tümay'ın da güvenlik teşkilatı başkanının kızı olmasından hareketle "Tetikçi sizin çocuğunuz" benzetmesi yaparsa ne diyebilirsiniz?

Sorular uzar gider ama bu işin sonu yok.

O yüzden dizilerle, senaryolarla değil, ortadaki somut gerçeklerle ilgilenmek gerekiyor.

Ertuğrul Cihan

28 Aralık 2016 17:59
DİĞER HABERLER