Saray danışmanından gaz alma açıklamaları...

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ertem, vergi artışlarının gereksiz hatta sakıncalı olduğunu açıkladı. Peki bu açıklamalar ne kadar gerçekçi .
Ekonomist Semih Ardıç bazı saray danışmanlarının vergi zammına karşı çıkmasını değerlendirdi.. Tr724.com'da kaleme aldığı yazıda Ardıç Saray'ın sanki zamlara karşı gibi bir hava oluşturulmaya çalışıldığını söyledi.

Başkanlık seçimine şunun şurasında ne kaldı? Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) bir yandan halkın reyi ile seçilmiş belediye başkanlarını azlederken diğer taraftan iğneden ipliğe vergi zamlarıyla vatandaşın cebine dinamit bıraktı. Bir iktidar için böyle bir karar almak kolay olamaz. Nihayetinde oy kaybettirmesi mukadder kararlar bunlar.

Seçmenin evvela cebindeki paraya baktığı seçimden evvel Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) gibi hemen her haneye temas eden bir kalemden Kurumlar Vergisi gibi iş âleminin kırmızı çizgisini ihlal etmek hayli cesaret ister. Mamafih 27 Eylül 2017’de ilan edilen 28 milyar liralık (şimdilik) zam paketinin ne siyasî cesaretle ne de memleketin âlî menfaatiyle alakası var. İflasın ezik biçimde itiraf edilmesi böyle oluyor.

Orta Vadeli Program (OVP) kılıfı ile takdim edilmesi gaflete düşürmesin. Zira zamların tek bir izahı var: Bahse konu paket bütçesi iflas etmiş, borçları katlanmış bir iktidarın dönüp dolaşıp vatandaşın elindeki lokmaya göz dikmesinden ibarettir.

CEMİL ERTEM İŞİN ASLINI GAYET İYİ BİLİYOR

Dün  konuyu tahlil ederken malî sene bitmeden ilave vergiler salınmasını unutturacak hamlelerin piyasaya sürüleceğini belirtmiştim ki ilk teyit beyanı Cemil Ertem’den geldi. Kendileri, bin küsur odalı Saray’da (günlük giderleri 15 milyon TL) baş müşavir unvanı ile tavzif olunan isimlerdendir. Ertem buyurmuş ki: “Vergi artışları lüzumsuz, hatta sakıncalı.”

Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan’ın müşavirlerinden Ertem bu sözleriyle aklı başında herkesle alay ediyor. Kendisi de biliyor ki batık firmalar Hazine garantili kredilerle yüzdürüldü, mamafih gemiler birer birer karaya oturuyor. Şimdi verilen son kredilerin nasıl tahsil edileceği de meçhul. Bankalara talimatla kredi tahsisatı yaptıran bakanlar batık kredilere dair üç maymunu oynuyor.

BÜTÇE AÇIĞI 100 MİLYAR LİRAYI BULABİLİR

Elde avuçta para kalmayınca, eski kanallar da tıkanınca zam paketi devreye girdi. Böylece hükûmet 2018’de bütçe açığını 70 milyarın altında dizginlemeyi hedefliyor. Aksi takdirde 100 milyar lirayı bulabilir kara deliğin büyüklüğü. Millî gelirin (GSYH) yüzde 2,5’ine tekabül edecek bütçe açığı Hazine’nin bu seneye nazaran 50 milyar lira ilave borç alması manasına gelir ki bu daha büyük felaket olur. 2001 krizi böyle patlak vermişti.


Hatırlatmakta fayda var: Bütçe açığını kapatmak için 2017’de borç limiti 40 milyar lira aşıldı. Faizler de o yüzden çift haneye demir attı. Faiz lobisine her sene 50 milyar liraya yakın ödeme yapılıyor ki bu paralar sağlıktan eğitime nice sahada değerlendirilebilirdi. İsraf ekonomisinin ve iktisadî disiplinlere riayet etmemenin faturası nedense hep vatandaşa ödetiliyor.

Bütçe açığı böyle devam ederse Hazine’nin borçlanma faizi kısa vadede yüzde 17-18’e tırmanır, kamu maliyesi yeniden borç sarmalında debelenir. Böyle bir atmosferde durma noktasına gelmiş özel sektör yatırımları hızla geriler…

Bütçe açığı daha fazla borcu, daha fazla borç da yüksek faiz ve yüksek enflasyonu beraberinde getirir. Tedbir alınmazsa memur maaşları için yine IMF’nin kapısına gitmekten başka çare kalmaz.

İYİ POLİS SARAY, KÖTÜ POLİS HÜKÛMET

Velhasıl Cemil Ertem herkesin gözünün içine baka baka hükûmeti tenkit ediyormuş ve vatandaşın tarafını tutuyormuş gibi yapıyor. Moral bozan ve can yakacak bu pakete mukabil iyi polis rolünün hükûmete verilmesini beklemiyordum zaten.

Saray’ın tensip ve müsaadesi olmadan Türkiye’de Mal Müdürü bile değiştirilemezken yukarıda ifade ettiğim gibi seçime giderken böyle bir paket sadece hükûmetin işgüzarlığından ibaret olabilir mi?

Bir an için Başbakan Binali Yıldırım ile ekonomiden mesul bakanların Anayasanın kendilerine verdiği yetkiyi geç de olsa idrak ettiklerini ve bu muvacehede ne lazım geliyorsa onu icra ettiklerini düşünelim. Erdoğan böyle bir kıyamı görmezden gelebilir mi? Elbette hayır! Erdoğan için kuvvetler ayrılığının ayak bağından başka bir karşılığı yok.

SARAY KARŞI İSE ZAM PAKETİ GERİ ÇEKİLSİN

Memleketi aile şirketi gibi idare etmenin tadını almış biri niçin eski günlere rücu etsin? Emine Erdoğan, Bilal ve Sümeyye’nin yetişemediği devlet işlerinde damatların, eniştelerin, dayıların, yeğenlerin ve imam hatip lisesinden arkadaşlar ne güne duruyor? Hepsinin on parmağında on marifet.

Hükûmet de Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu vazife tanziminde birer formaliteden ibaret olduğuna göre Saray’ın karşı çıktığı bir zam paketi tatbik edilebilir mi?

Ertem, Saray adına samimi sözler sarf ettiyse TEOG ve üniversiteye giriş imtihanları bir haftada nasıl değiştirildiyse aynen öyle de bu paketin geri alınması lazım. Madem hükûmet sakıncalı ve lüzumsuz bir adım attı, o halde Saray vahim hatayı telafi etsin.

GERİ ADIM ATILIRSA ÖZÜR DİLEYECEĞİM

Maliye’nin kasasının vaziyeti böyle bir ihtimalin imkânsızlığına delalet etse de çıkmayan candan ümit kesilmez misali bekleyelim, görelim… Belki Saray bu sefer vatandaşın lehine bir icraata imza atar ve ben de can u gönülden, “Tenkitte hata etmişiz. Hepsini geri alıyorum” derim. Yeter ki vatandaşın belini kıracak bu zamlar tatbik edilmesin.

Amma velakin o güne dek ayağınızı yorganınıza (ne kadar kaldıysa!) göre uzatın.

Siz siz olun, maskeli sözlere kanmayın. Borçtan uzak durun.

Zira yarın, bugünü aratabilir.
29 Eylül 2017 08:47
DİĞER HABERLER