Selahattin Demirtaş'tan olay açıklamalar!

Selahattin Demirtaş'tan olay açıklamalar!
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'daki saldırılarla ilgili ''Bir çok Hizbullah militanı, elemanı şu anda Diyarbakır'da silahlandırılmış durumda. Evlerinde silahlandırılmış durumdalar. Kendilerine dönük saldırı olduğunda kim kimi vuracak o da belirlenmiş durumda'' dedi.

 HDP Eş Genel Başkanı Selehattin Demirtaş, partisinin Diyarbakır mitingini kana bulayan IŞİD üyesi teröristin devlet içinde ve hükümete bağlı güçler içindeki desteğinin ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. "Hizbullah militanları silahlandırıldı, kimin kimi vuracağı bile belirlendi." ifadelerine yer veren Demirtaş, “Devlet içinden destek almadan Suriye’den biri elinde bombayla gelip Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda benim konuşma yapacağım dakikada iki bomba patlatamaz. Buradan mutlaka destek almış olması lazım. Devlet içerisinde, hükümete bağlı güçler içerisinden mutlaka desteğinin ortaya çıkarılması lazım. Aksi takdirde hepimiz her gün bu tehdidi ve tehlikeyi yaşamaya devam edeceğiz." diye konuştu. Demirtaş, bölgeye bir tezgah kurulduğunu dikkat çekerek, “Evlerinde silahlandırılmış durumdalar. Ve kendilerine dönük bir saldırı olduğunda kim kimi vuracak o da belirlenmiş durumda. HÜD-PAR’a yakın dernek başkanı vurulduğunda kimler aynı dakikada kime misilleme yapacak o da belirlenmiş.” açıklamasında bulundu.

HDP lideri Demirtaş, 3 kişinin hayatını kaybettiği 402 kişinin yaralandığı bombalı saldırının olduğu İstasyon Meydanı’na gelerek olay yerine karanfil bıraktı. Burada açıklamalarda bulunan Demirtaş, “Seçime iki gün kala yapılmış büyük bir iç kargaşa amaçlı saldırıydı. O saatte bulunan arkadaşlarımız disiplinli davrandı ve büyük bir kaosun çıkmasını önledi. Burada amaçlanan şuydu, bomba yüzlerce kişinin ölümüne neden olabilirdi. Buradaki kitlenin sıkışıklığı nedeniyle bombanın tesiri geniş alana yayılmadı. Burada yüzlerce ölü çıkarılabilse büyük bir kaos ve kargaşa ortamı oluşturulmak istenecekti ve Diyarbakır’dan başlanarak iç çatışma ve iç savaş görüntüsü uyandarılmaya çalışacak belki de seçim yapılamayacak, Türkiye önü alınamaz bir Suriyelileşme sürecine girecekti." diye konuştu.

BİR KİŞİNİN TUTUKLANMASIYLA OLAY AYDINLATILMIŞ SAYILMAZ

Olayın üzerinden bir hafta geçtiğini ve tutuklanan bir failin olduğunu anlatan Demirtaş, “Dosya gizli, şu ana kadar valilik ve içişleri bakanlığı bana ve arkadaşlarımıza hiçbir şekilde bilgi aktarmış değildir. Mitingde saldırıya uğran biz, yaralanan biz, ölen biz. Partimizin mitinginde katliam yaşanıyor fakat tek bir bilgi almış değiliz. Bunun arkasında kimler var? Herhalde bu saldırıyı genç bir çocuk yapmadı. Ortada bir zanlı var ama bağlantıları yereldeki işbirlikçileri. Diyarbakır’dan aldıkları destek, Antep, Suriye ve Urfa’dan aldıkları destek, istihbarat desteği.. bütün bunları kim sağladı? Bunlar ortaya çıkarılmadıkça ve kamuoyuna tatmin edici bilgi sunulmadıkça bu olay aydınlaşmış sayılmaz.” dedi.
İçişleri bakanlığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın partilerini resmi olarak bilgilendirmesi gerektiğini anlatan Demirtaş, “Tüzel kişi olarak partimiz burada mağdurdur. Soruşturmaya müdahildir. Arkadaşlarımızı burada kaybettik. Yoksa öyle dosyayı gizlemekle saklamakla bu iş olmaz. Olayı biz de, kamuoyu da bilsin ne olduğunu.” ifadelerini kullandı.

DEVLET İÇİNDEN DESTEK ALMADAN BURAYA GELİP İKİ BOMBA PATLATAMAZ

Olayla ilgili istihbarat zaafiyetinin olduğunu anlatan Demirtaş, şöyle devam etti: “Bunlar istihbarat desteği almadan buradan bu alçakça eylemi yapamayacaklarına göre kim destek olmuşsa çıkması lazım. Devlet içinden destek almadan Suriye’den biri elinde bombayla gelip Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda benim konuşma yapacağım dakikada iki bomba patlatamaz. Buradan mutlaka destek almış olması lazım. Devlet içerisinde, hükümete bağlı güçler içerisinde mutlaka desteğinin ortaya çıkarılması lazım. Aksi takdirde hepimiz her gün bu tehdidi ve tehlikeyi yaşamaya devam edeceğiz. Çünkü IŞİD bağlantılı, yerelde de IŞİD'e destek sunan güçler hücre örgütlenmesi şeklinde şu anda kaygım o şu an Türkiye’nin yüzlerce yerinde eylem talimatı bekliyorlar. Bunu önleminin yolu Diyarbakır olayının sorumlularını, devlet içindeki bağlantılı sorumlularının da deşifre edilmesi gerekiyor. Başka türlü bu işin üstesinden gelemeyiz. Eğer hükümet 'bu iş bizimle bağlantılı değil' diyorsa samimiyet görmek istiyoruz. Bu da ancak açık ve adil bir soruşturmayla mümkün olur. Biz hep sabırlı olduk. Burada katliama uğradık. Türkiye’de bazı partiler başsağlığı bile dilemediler. Üzüntü bile belirtmediler. Bir partinin siyasi mitinginde bomba patlatılıyor başsağlığı dilemeyen siyasi partiler var. Buradan ne anlayacağız? Demek ki mutluluk duydular. Acı paylaşmayan mutluluk duymuştur. Buna rağmen biz Türkiye’de barış ve kardeşlik kazanacak diyeceğiz.”

PLANLANAN TEZGAHIN BÜYÜKLÜĞÜNÜ HERKESİN GÖRMESİ LAZIM

Bombalı saldırıdan birkaç gün sonra HÜDA-PAR’a yakınlığıyla bilinen bir dernek başkanının katledildiğini hatırlatan Demirtaş şunları söyledi: “Arkasından 4 mahalle meclis sözcümüz, dördü de mahalle meclis sözcümüz, aktif çalışan, hemen arkasından infaz edildi. Tezgahın büyüklüğünü burada herkesin görmesi lazım. Onunla ilgili olarak, kanımca şöyle harekete geçiriliyor tezgah. Bölgede yaklaşık 100 kişiye dönük PKK’nın ya da IŞİD’in suikast yapılacağı istihbaratı dolaştırılıyor önce. Bu istihbarat Emniyet’e ulaştırılıyor, Emniyet de tedbir amaçlı bu kişilere tebligat yapıyor. Bu dernek başkanına da tebligat yapılıyor. İlginçtir bu tebligattan sonra bu kişi öldürülüyor. Tezgah şöyle; bir çok Hizbullah militanı Diyarbakır’da ve birçok şehirde silahlandırılmış durumda. Evlerinde silahlandırılmış durumdalar. Ve kendilerine dönük bir saldırı olduğunda kim kimi vuracak o da belirlenmiş durumda. HÜDA-PAR’a yakın dernek başkanı vurulduğunda kimler aynı dakikada kime misilleme yapacak, vuracak o da belirlenmiş. Ve anında Hizbullahçılar harekete geçip dört arkadaşımızı katlediyorlar. Bu Hizbullah denilen grup, çete, eğer biz provokasyona gelmeyiz diyorlarsa biz bunu bilerek yaptık diyorlarsa bilemem. Bu alçaklığı sadece kınayabilirim. Bu alçaklıklarında boğulacaklar diyebilirim. Yok biz provokasyona geldik diyorlarsa, bizi kullandılar, önce dernek başkanımızı vurdular, sonra bizi harekete geçirip HDP’lileri infaz ettirdiler diyorlarsa halktan özür dilemeleri ve bu tezgahlara düşmeyeceklerine dair akıllarını başlarına aldıklarına dair açıklama yapmaları lazım. Hep bu şekilde ucuz kullanılmaya devam mı edilecekler? 90’lardaki gibi ucuz bir şekilde bu tezgahların içine düşecekler mi? Biz kimseye bugüne kadar parti olarak kimseyi hedef göstermedik böyle bir anlayışımız da yoktur."
 
BİZE BAĞLI BİR SİLAHLI BİRİM YOK BÖYLE BİR İMKAN DA YOK 

"Biz siyaset yapıyoruz" diyen Demirtaş şöyle devam etti: "Ne bize bağlı silahlı bir birim ya da ne de böyle bir şeyin imkanı vardır. Biz kendi sempatizanlarımızı da evlerde silahlandırmadık. Silahlar kimin evinde hazır bekliyor. Halkımız duyarlı olmalı. Ortada bir Kürt-Müslüman savaşı yok. Böyle saçmalık mı olur? HDP’ye oy veren bu topraklardaki yüzde 85’in önemli kısmı Müslüman insanlar. Ortada Kürtler ile Müslümanların çatışması varmış gibi gösteriyorlar. Böyle bir saçmalık mı olur? Ortada IŞİD tecavüz ordusu ve onun yerel işbirlikçilerine karşı halkın onurlu duruşu var. Şunu da ifade edeyim; buralarda çok yüksek oylar aldık. Fakat bu bize daha fazla sorumluluk yüklemiştir. Bize oy vermeyen kesimin hakkını kollamak sorumluluğunu yüklenmiş durumdayız. Herkes emin olsun ve içi rahat olsun. Bize oy veren ya da vermeyen herkesle barış ve kardeşlik içinde yaşama taraftarıyız. HDP güçlendikçe daha fazla sorumluluk artıyor. Bize oy vermeyenleri yok sayma ve ezme anlayışımız olamaz. Herkesin siyaset hakkı var ve bu hakkı veren halktır. Gün birbirimizi tehdit etme günü değildir. Gün ortak barışı yakalama günüdür. Dikkatli olsunlar kendilerini kullandırtmasınlar. Tetikçi olarak kullandırtmasın, halka hizmet etsinler. Yürüyüş miting yapsın. Partisini büyütsün."

TÜRKİYE HÜKÜMETSİZ KALMAMALI

Koalisyon seçenekleri ile ilgili de açıklamada bulunan Demirtaş, "Teamüller gereği AKP ve CHP'nin ilk koalisyon görüşmesini sürdürmesi bekleniyor. Normal olan budur. AKP hükümet olmaya hevesli. AKP ve CHP sorumluluk üstlenmesi ve ilkeler çerçevesinde uzlaşılmalı. Türkiye’nin hükümetsiz kalmaması lazım. Fakat şu an ilkeler görüşülmüyor. Oysa asıl ilkelerin konuşulması gerekiyor. Örneğin yeni Anayasa, barış çözüm süreci, meclis iç tüzüğü, iç güvenlik paketinin geri çekilmesi, basın özgürlüğü ve yolsuzluk dosyalarının geriye dönük olarak incelenmesi ve temel olarak hak ve özgürlüklerin bütün yasalara sirayet edecek şekilde demokrasi paketinin hazırlanması.. Bunun konuşulması. Önemli olan bunlardır. Bu ilkeleri tartışmaya başlarsak nasıl bir hükümet istendiğini daha iyi anlarız. Toplum artık gerilim ve çatışma istemiyor." açıklamasında bulundu.

(CİHAN)

12 Haziran 2015 15:45
DİĞER HABERLER