TÜRKSAT'a büyük tepki

TÜRKSAT'a büyük tepki
TÜRKSAT’ın Kanaltürk ve Bugün TV’yi uydudan çıkaracağını açıklamasına tepkiler çığ gibi büyüyor. Siyasi parti temsilcileri, bunun tüm muhalif medyaya ‘açık tehdit’ olduğunu söylerken, hukukçular basın özgürlüğünün ayaklar altına alındığını belirtiyor.

Muhalif medyayı susturmak isteyenler şimdi de gözünü uydu yayınlarına dikti. Yedi kanalı Kablo TV ve Teledünya platformundan çıkaran TÜRKSAT sansürü bir adım daha ileri götürdü. Bu kez de Kanaltürk ve Bugün TV’yi uydu frekansından da çıkarcağını tebliğ etti. TURKSAT’ın bu karartma kararına tepkiler çığ gibi. Siyasiler bunun sansürden öte yayın yapan tüm muhalif kanallara açıkça tehdit ve şantaj olduğunu belirtirken hukukçular ise kararda imzası olan tüm bürokratların Anayasa’yı ihlal suçu işlediğini ve yargılanacaklarını ifade etti. 

İSTEDİĞİMİZ YAYINI YAPIN, YOKSA...

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “TÜRKSAT’ta bir yönetim kurulu başkanı ve yedi üye var. Dört üye Erdoğan ile emir komuta zinciri içinde bulunan en yakın isimler. Devlette görev yapıyorlar, devlet adına karar veriyorlar ama yönetirken hukuka, yasalara, Anayasa’ya aykırı olarak kişisel hırsları ve düşünceleri ile karar veriyorlar” dedi. TÜRKSAT’ın yayıncılara “Bizim istediğimiz gibi yayın yaptın yaptın, yoksa atarız sizi kimse izlemez” dediğine dikkat çeken Özel, bunun 
muhalif olan herkese peşinen yapılmış bir tehdit olduğunu söyledi.

HUKUK DEVLETİ YOK

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da “Bu milletin uydusu. Hukuk içinde bu frekanslar tayin edilir. Siyasi kararlar ile kanalları uydudan indirmek, hukuk devletinin olmadığını gösterir” dedi. Uyduların milletin parasıyla vatandaşların haberleşme özgürlüğü için yollandığını belirten Vural, “Bundan sonra telefon hatlarını da mı kesecekler, Türkiye’yi açık cezaevine mi dönüştürecekler? Hukuk dışı hareket eden bu zihniyetin asıl korkusu gerçekleri vatandaşın öğrenmesidir. Bundan sonra bununla ilgili mahkeme kararı olmadan, başkaları da indirilirse ne olacak?” diye sordu. TÜRKSAT yönetimine siyasi atamalar yapıldığını vurgulayan Vural, “Yandaşlarla kurumları ele geçiren bir zihniyet var” şeklinde konuştu.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ AYAKLAR ALTINDA

Tivibu, Turkcell TV, Digiturk ve Teledünya’nın ardından TÜRKSAT’ın da yedi kanala sansür uygulamasına  hukukçular ateş püskürdü. “Yapılanlar karşısında dava açılmalı” diyen hukukçular, basın özgürlüğünün ayaklar altına alındığını belirtti. Ceza Hukukçusu Prof. Dr. İhsan Süheyl Donay, “TÜRKSAT’ın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesi hukuki değil. Bununla ilgili kullanıcı ve medya gruplarının da dava açması lâzım. Sözleşmelerde genelde tek taraflı bozma hakkı yoktur. Sözleşmeyi hukuka aykırı olarak iptal eden bu kurumlara dava açılmalıdır” dedi. Basın özgürlüğünün ayaklar altında olduğunu vurgulayan Donay, “Uydudan çıkarılan kanallar tazminat alır, bu davaların tümünü de kazanır” diye konuştu.
 
ANAYASAYI İHLAL EDİYORLAR

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sami Karahan:
Bu kararı alanların akılları durmuş olmalı. Burada Anayasa ile güvence altına alınmış haber alma hürriyeti ve basın hürriyetinin ihlali söz konusu. Bu durum Digiturk’ten daha vahim bir olay. Anayasa’yı ihlal suçu gerçekleşiyor. Bu durum bürokratları bağlar. Bu karara imza atan bürokratların hepsi Anayasa’yı ihlal suçundan yargılanır. Eninde sonunda hukuk düzeni işler. 

SANSÜR ADIM ADIM BÜYÜYOR

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç:
İktidar yanlısı olmayan bazı  televizyonların, birçok platformdan çıkarılmasının ardından son olarak uydudan da çıkarılması demokratik kuralları hiçe saymaktır. Her geçen gün, adım adım büyüyerek devam eden sansürleme girişimlerinin, nereye varacağını merak ediyoruz. Halkın haber alma hakkını engelleyen, basın ve ifade özgürlüğüne, evrensel hukuk ilkelerine aykırı bu girişim ve yaptırımların artık son bulması gerektir. 

YARGI ÖNÜNDE HESAP VERECEK

Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay:
Bu kararı almak ‘bu insanlara ekmek vermeyin’ diye fırıncılara talimat yollamak, ‘su vermeyin’ diye talimat yollamak gibi bir şey. Hukuksuzca siyasi tavır sergilemek bunlara yakışır. Söylenecek söz kalmadı. Bu yasaklamalarla halkın haber alma hakkı, gerçekleri öğrenme hakkı yok  ediliyor. Bu kararı alanlar sonunda yargı önünde hesap verecekler.


Millet Gazetesi

19 Ekim 2015 04:43
DİĞER HABERLER