10 yıldır cezaevinde bulunan KHK’lı Astsubay Adem Çolak, Ömer Faruk Gergerlioğlu’na gönderdiği mektupta, ailesinden yüzlerce kilometre uzaktaki Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşadığı sıkıntıları anlattı. Çolak, MS hastası kızı ve diğer çocuklarının kendisini ziyaret etmekte büyük güçlük çektiğini belirterek defalarca nakil talebinde bulunmasına rağmen sonuç alamadığını ifade etti.
Gergerlioğlu da Çolak’ın kendisine gönderdiği mektubu sosyal medya hesabında paylaştı. Ünlü oyuncu Serra Yılmaz da KHK’lı astsubayın feryadına sessiz kalmadı. Gergerlioğlu’nun söz konusu paylaşımını alıntılayan Serra Yılmaz, KHK’lı jandarma astsubay Adem Çolak’ın sesine destek vererek, “Gerçekten de kuyuların dibinden gelen ve bizim duymadığımız sesler…” sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi.
17 SAAT YOL GELEN ÇOCUKLAR BABALARINI GÖREMEDİ
Mektubunda, 3 Ağustos 2026 tarihinde yaşanan bir olayı anlatan Çolak, babası ve çocuklarının kendisini ziyaret edebilmek için güçlükle bilet parası denkleştirdiğini belirtti. Ankara’dan yola çıkan ailesinin, otobüsün lastiğinin patlaması nedeniyle açık görüş saatine yetişemediğini aktardı.
Ailesinin cezaevi savcılığına başvurarak görüşme izni istediğini ancak taleplerinin reddedildiğini belirten Çolak, çocuklarının yaşadığı üzüntüyü şu sözlerle anlattı:
“Çocuklarımın o telefondaki hıçkırıklarını ömrümün sonuna kadar unutmayacağım. Yılda bir defa babalarıyla ancak görüşebiliyorlardı. Ankara’dan 17 saat yol geldiler ve görüşemediler. Devletim umursamadı.”
“ÇOCUKLARIM NEDEN CEZALANDIRILIYOR?”
Ailesinden uzak bir cezaevinde tutulmasına tepki gösteren Çolak, mektubunda çocukların üstün yararı ilkesine dikkat çekti.
“Diyelim ki benim de suçum var. Ben suçlu isem benim cezam cezaevinde kalmaktır. Ailemden fersah fersah uzağa gönderilmek değildir ki. Peki, devlet beni cezalandırıyor da çocuklarımı neden cezalandırıyor? Babalarını görmek, ziyaret etmek onların hakkı değil mi? Anayasamızda geçen çocuğun yüksek yararı neden benim çocuklarıma uygulanmıyor?”
Sekiz yıldır nakil talebinin karşılanmadığını belirten Çolak, çocuklarına kavuşabilmek için bütün yasal yolları denediğini ancak artık gücünün kalmadığını ifade etti.
ÇOLAK’IN GERGERLİOĞLU’NA GÖNDERDİĞİ MEKTUP
“Sayın Vekilim,
15 Temmuz’daki karanlık geceden dolayı fetö üyesi olmamakla birlikte darbe yapmak suçlamasıyla tutuklandım. Savcı ceza bile istemedi ve verilen cezaya itiraz etti. Ancak ceza verildi ve 10 yıldır cezaevindeyim. Daha sonra Patnos Cezaevi’ne sevk edildim. Evime uzaktı. Bu arada eşim benden boşandı. Kızım MS hastası, diğer çocuklarım küçük ve okulları var. Uzun yolculuğa dayanamıyorlar. Annem ve babam hasta ve maddi açıdan durumumuz çok kötü. Sevki istiyorum, vermiyorlar. 3 Ağustos 2026 günü açık görüş günümdü. Babam ve çocuklarım, zorla denkleştirdikleri bilet parası neticesinde açık görüş için yola çıkmışlar.
Yolda otobüsün tekerinin patlaması neticesinde açık görüş saatine geç kalmışlar. Patnos Cezaevi savcısına durumu anlatarak görüşme izni için dilekçe vermişler. Cezaevi savcısının ise ‘Benim görev konum değil.’ diyerek reddettiğini söyledi ailem. Oysaki cezaevinde görev yaptığım dönemden dolayı çok iyi biliyorum ki görüşme izni verme yetkisi savcınındır.
Çocuklarımın o telefondaki hıçkırıklarını ömrümün sonuna kadar unutmayacağım. Yılda bir defa babalarıyla ancak görüşebiliyorlardı. Ankara’dan 17 saat yol geldiler ve görüşemediler. Devletim umursamadı. Patnos’ta başka sıkıntılar da var.
Ben hâkim değilim, savcı değilim ama 15 yıl jandarma astsubaylığı tecrübesine sahibim. Suçumun olmadığını ve düzgün yargılanmadığımı çok iyi biliyorum. 15 Temmuz’un yaşanmasında parmağı olan herkese her gün lanet okuyorum.
Diyelim ki benim de suçum var. Ben suçlu isem benim cezam cezaevinde kalmaktır. Ailemden fersah fersah uzağa gönderilmek değildir ki. Peki, devlet beni cezalandırıyor da çocuklarımı neden cezalandırıyor? Babalarını görmek, ziyaret etmek onların hakkı değil mi? Anayasamızda geçen çocuğun yüksek yararı neden benim çocuklarıma uygulanmıyor?
Sekiz sene boyunca naklin çıkmaması hayatın normal akışına aykırı değil mi? Cezaevinde olan bir baba olarak çocuklarım için kanuni olarak yapabileceğim her şeyi yaptım. Artık bütün kuvvetim kalmadı. Bundan sonrasını önce Allah’a, sonrasında size bırakıyorum.
Sayın milletvekili, sıkıntımı sizinle paylaşmaktan onur duydum. İyi ki varsınız. Umarım yardımınızı esirgemezsiniz.
Saygı ve hürmetlerimle.
Adem Çolak
Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi”