Vatandaşın çilesi devlerin kazanç kapısına dönüştü!

Savaş kaynaklı enerji krizinde halk yoksullaşırken dev petrol şirketleri gelirlerini katladı

⏱ Okuma Süresi 6 dk•Yayınlanma Cuma, Ekim 30 2026
Paylaş
X Post
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından küresel enerji piyasalarında yaşanan arz sıkışıklığı vatandaşların cebini vurdu, hanelerin geçim maliyeti ağırlaştı. Pek çok ülkede insanlar hayat pahalılığından şikayet ederken, dev petrol şirketleri bu süreçte gelirlerini katlayarak rekor kâr seviyelerine ulaştı.
Vatandaşın çilesi devlerin kazanç kapısına dönüştü!

ABD ve İsrail’in şubat ayında İran’a saldırıları ile başlayan savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık, petrol fiyatlarını yükseltti. Dünya genelinde yakıt fiyatları artarken, büyük petrol şirketleri 2026’nın üçüncü çeyreğinde rekor kârlar açıkladı. ExxonMobil‘in kârı ikiye katlanarak 15,4 milyar dolara, BP‘nin kârı dört kat artışla 4,7 milyar dolara, Shell‘in kârı 12,1 milyar dolara, TotalEnergies‘in kârı ise 8,3 milyar dolara çıktı.

ExxonMobil: Kâr ikiye katlandı

ABD’li petrol devi ExxonMobil, üçüncü çeyrekte kârını ikiye katlayarak 15,4 milyar dolara çıkardı. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 7,5 milyar dolardı.

Rafineri marjları varil başına 50,3 dolara çıkarak geçen yılın neredeyse üç katına ulaştı. ExxonMobil, Rusya ve Orta Doğu’daki rafineri kapasitesinin kısıtlı kaldığını, küresel kapasitenin yaklaşık yüzde 10’unun devre dışı olduğunu belirtti.

BP, Shell, TotalEnergies, Repsol… Rekor kârlar

İngiliz enerji devi BP, üçüncü çeyrekte net kârını dört katına çıkararak 4,7 milyar dolara taşıdı. Geçen yılın aynı döneminde kâr 1,16 milyar dolardı. BP Üst Yöneticisi Meg O’Neill kârı “yüksek fiyat ve yüksek marj ortamına” bağladı.

İngiliz Shell, üçüncü çeyrek kârını 12,1 milyar dolara çıkararak ikiye katladı. Fransız TotalEnergies ise 8,3 milyar dolarla yeni bir rekor kırdı. İspanyol Repsol’un dokuz aylık net kârı da dört kat artışla 5,6 milyar dolara ulaştı.

Kriz vatandaşı vurdu

Orta Doğu’da ABD ve İsrail eliyle başlatılan savaş, rafineri kapasitesini ciddi bir şekilde etkiledi. Rusya-Ukrayna savaşında enerji altyapılarının hedef alınması, Rusya’nın benzin ve dizel ihracatını yasaklamasına yol açtı.

Şirketler, küresel rafineri kapasitesinin azalmasından istifade ederek varil başına marjlarını en yüksek seviyede artırdı. Geçinmek için kuruş hesabı yapan sıradan tüketicilerin durumu ise daha da zorlaştı. Avrupa’da bir yıldan kısa bir sürede özellikle dizel fiyatlarında yüzde 40 ila 50 arasında artış yaşandı. Kıta genelinde hayat pahalılığına karşı protestolar yaygınlaşırken, petrol devleri için ancak rekabet baskısı veya siyasi baskı olduğunda daha az marj gündeme geliyor.

Fransa’da hükümet, TotalEnergies’ten stratejik dizel rezervlerinin serbest bırakılmasından doğan tasarrufu tüketicilere yansıtarak “örnek olmasını” istedi. Hükümet sözcüsü Maud Bregeon, “Total’den bu serbest bırakılan varilleri tüketiciye fiyatları düşürerek yansıtmasını ve gerektiği sürece fiyat sınırlamasını sürdürmesini istiyoruz” dedi.

Fransa’nın 10 milyon varillik dizel serbest bırakma kararının pompada litre başına 12-18 sentlik indirim sağlaması bekleniyordu. Ancak TotalEnergies Üst Yöneticisi Patrick Pouyanné, tüketiciye yansıtılacak indirimin yalnızca 8-12 sent olacağını tahmin ettiğini söyledi.

Pouyanné, ayrıca Fransa’da mart ayından bu yana benzin ve dizel fiyatına “rasyonel olmayan bir şekilde” tavan fiyat koyduklarını, bunun yıl sonuna kadar şirkete 500 milyon avroya mal olacağını iddia etti.

TotalEnergies, 2026 yılının ilk üç çeyreğinde toplamda 20 milyar dolar net kâr elde etti. Dolayısıyla, tavan fiyat uygulamasının şirkete maliyeti, yıllık net kârın (dördüncü çeyrekte benzer bir kâr varsayıldığında) yüzde 2’sinden daha azına karşılık geliyor.

Ancak Pouyanné, şirketin elde ettiği yüksek kârların vergilendirilmeye çalışılması halinde, hükümeti tavan fiyat uygulamasından vazgeçmekle tehdit etti.

Petrol devlerinin savaş kârlarına tepkiler

Petrol şirketlerinin savaş kaynaklı rekor kârlarına yönelik tepkiler geniş bir yelpazede yükseliyor. Greenpeace’ten Philip Evans, halkın sefaletinden para kazanıldığını belirterek şirketleri “kötü karakterli” olmakla suçladı.

Almanya’da Yeşiller Partisi’nden Lisa Badum, “Hepimiz yüksek benzin fiyatları altında inlerken Shell, Total ve diğerleri rekor kârlar elde ediyor” diyerek hükümeti savaş kârlarına vergi getirmeye çağırdı. Sol Parti’den Christian Görke ise aşırı kârların ulusal düzeyde vergilendirilebileceğini belirterek hükümeti AB’yi bahane etmekle suçladı. Fransa’da da farklı görüşlerden pek çok siyasi rekor karların vergilendirilmesi çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği düzeyinde ise Almanya, İspanya, Portekiz, İtalya, Polonya ve Avusturya’nın talebi üzerine Avrupa Komisyonu, savaş kaynaklı aşırı kârlara yönelik birlik çapında olası vergilendirme üzerine incelemeler yapması için bir çalışma grubu kurdu.