Peygamber Ordusunun vebali

Ağrı Diyadin’de yaşananlar çok önemli.

Zira askerle terör örgütü üyelerinin arasındaki çatışma, seçime gidilirken hayra alamet şeylerin olmayacağının işareti gibi duruyor.

Özellikle iktidarın son haftalarda dikkat çekici bir biçimde keskin milliyetçi söylemlere yönelmesinin ardından bu olayın yaşanması özellikle ilginç.

Resmi açıklamaya göre; bölücü terör örgütü mensuplarınca organize edilen ve “Bahar Şenliği” olarak adlandırılan etkinlikte, terör örgütünün propagandasının yapılacağı ve seçimde örgütün desteklediği adaylara oy isteneceği bilgisi alındı ve Vali’nin talimatıyla bölgeye asker sevk edildi. Asker bölgede konuşlanırken teröristler ateş açtı ve çatışma çıktı.

Dikkat edilirse açıklamada teröristlerin şenliğe gelmesinden duyulan rahatsızlıktan ziyade, orada kendi adaylarına oy istemek için propaganda yapmalarından duyulan  rahatsızlık var.

Siz yaklaşık iki yıldır bölgedeki her türlü terörist faaliyete ses çıkarmayıp izlemekle yetinirken, tam seçim arifesinde “terör örgütü bahar şenliğinde kendi adaylarına oy toplayacak” diye askere operasyon talimatı veriyorsanız, burada durup düşünmek gerekmez mi ?

Bizzat iktidarın uzun süredir bölgedeki idarecilere ve askere “terörist faaliyetlere karşı müdahale edilmemesi” talimatı olduğu biliniyor.

Hatta bunu Başbakan Yardımcısı görevini yürütürken Beşir Atalay, Diyarbakır’daki Çözüm Süreci izleme toplantısında bizzat kendi açıkladı.

“Örgütün bölgedeki eylemlerine karşı temkinli yaklaşım ve müdahale etmeme bizim verdiğimiz talimatla uygulanıyor” dedi.

Terör örgütlerine karşı askerin çözüm sürecine zarar verecek bir harekette bulunmaması için operasyon ve takip izninin bizzat valilere bağlanması da bunun bir parçası.

Hatta askerin bölgede gözünün önünden teröristler geçip giderken müdahale edememekten yakındığı ve göz göre göre bölgenin terör örgütüne teslim edildiğini söylediğini bilmeyen yok.

Genelkurmay Başkanının “çözüm sürecinin yol haritasını bilmiyoruz” demesi hafızalarda.

Örgüt aylardır bölgede alenen vergi toplarken, mahkemeler kurup nüfus müdürlüğünden askerlik şubesine kadar, bir devletin sahip olduğu neredeyse bütün kurumlarıyla faaliyet verirken bir Allah’ın kulu ses çıkarmadı.

Valiler; terör örgütü mensupları sokakları parselleyip askeri düzen denetimler yaparken seyretti, asker kışladan, polis karakoldan, yargı mensupları lojmanlarından dışarı çıkamadı ama Ankara’da bir Allah’ın kulu bundan rahatsızlık duymadı.

Aylardır neredeyse bütün bölgede örgütün canı istediği gibi at oynatmasına kimse ses çıkarmazken, Ağrı’da düzenlenen bahar şenliğine terör örgütü üyelerinin katılıp seçim için oy isteyecek olması birden bire Vali’yi rahatsız ediyor ve bunun engellenmesi için askere “müdahale” talimatı veriyor.

Asker kendi kafasına göre teröre karşı bir refleks gösterip çözüm sürecine zarar vermesin diye operasyon talimatı yetkisi valilere bağlanmışken, şimdi vali “teröristler HDP’ye oy istemesin” diye askeri sahaya mı sürüyor ?

Gören de teröristlerin ilk defa bölgedeki vatandaşlarla bir araya geleceğini, daha önce hiç karşılaşmadıklarını ve halka daha önce hiç propaganda yapmadıklarını zanneder.

Adamlar neredeyse her gün üstelik bölgedeki en tepe idarecilerin gözünün içine baka baka yapıyor bunu.

Örgütün aylardır şehir ve ilçe merkezlerinde her türlü propagandayı yapmasına ses çıkarmayın, adeta bir paralel devlet gibi çalışmasına müdahale ettirmeyin, seçim yaklaşırken birdenbire bahar şenliğinde teröristlerin HDP’ye oy istemesinden  rahatsız olun !

Daha yakın zamana kadar teröristlerin askerlerimizi şehit etmeleri, iktidarın baskısıyla haber bile yapılamıyordu.

Şehit haberi yapanlar morg bekçiliği ya da kandan beslenmekle suçlanıyordu.

Neredeyse terör örgütüne yan bakmak yasaktı.

Teröristlerin şenliğe katılıp HDP propagandası yapmasından çok çok daha vahim olaylar karşısında sesi çıkmayanlar, ne oldu da tam seçime gidilirken bunu memleket meselesi yapmaya başladı ?

Son birkaç yıldır terör örgütüne laf söyletmeyen, neredeyse örgüt ve Öcalan aleyhinde konuşanı hain ilan etme noktasına gelenlerin, seçim öncesi birdenbire bu değişimi ürkütücü.

Yoksa bugüne kadar ülkenin bir bölümünde şehirler ve ilçeler terör örgütünün hakimiyetine girerken sesini çıkarmayanlar, şimdi askeri sahaya sürüp seçim çalışması mı yaptıracak ?

Yoksa teröristler ortalıkta cirit atarken, askeri birliklere hapsedenler, seçim sürecinde bölgede HDP propagandası yapılmasının önüne geçmek için şimdi TSK’ya emir mi verecek ?

Geçmişte olduğu gibi bugün de birileri, o ana kuzuları üzerinden plan yapıyorsa, bilsinler ki bundan sonra, hakkına girdikleri bir sürü mazlumla beraber Peygamber ordusunun vebali de sırtlarına binecek.

Terör örgütünün bölgeyi ahtapot gibi sarmasına baştan beri taviz verilmeseydi bugün kimse Ağrı’da olanları tartışmazdı. Ama maalesef iktidarın bugüne kadar teröre ve terör örgütünün liderine karşı müşfik tavrını görünce bugünkü şahinliği nedense samimi gelmiyor.

Hele hele terörle mücadelenin en baştan beri gevşememesi gerektiğini savunan milliyetçi hassasiyettekilere hiç samimi gelmiyor.

aakadiroglu/twitter

YAZARIN SON YAZILARI