İhtiyar adam... Bir ihtimal...
İhtiyar adam konuşmaya başladı. Gayet sakin bir üslupla Refah Parti’sinin kapatılacağını söyledi.
Sessizlik hâkim…
-“Azınlık hükümeti kurulacak.” diyerek sözlerine devam etti. Söylediklerinin ehemmiyeti orada bulunanları daha derin bir sessizliğe itiyordu.
-“Erken seçime gidilecek ve DSP birinci parti olarak iktidara gelecek.”
Orada bulunanlardan biri partinin kapatılması ve azınlık hükümeti kurulmasını anlayabildiklerini fakat DSP’nin nasıl iktidara geleceğini merak ettiğini söyledi.
İhtiyar adam sustu.
Hikâye doğru mudur, sonuç itibariyle doğrudur. Fakat bir kurgusu var mıdır bilmiyorum. Yıllar önce Ankara’da dinlediğim bir gazeteci hikâyesi…
Gerçekleşmiş bir olayın ardından böyle bir hikâye yazılması da pek tabii mümkün olabilir. Fakat ben inandım. Ankara’da vardır böyle ihtiyarlar. Her şeyi bilirler.
Emeklilik hayatlarını memleket meselelerini konuşarak geçirirler. Zaten deşifre de olmuşlardı.
Geçelim…
O gün Türkiye’nin siyasi haritasını değiştirmek isteyenlerin hesapları tutmadı. Refahyol Hükümeti’nin bitirilerek oyların diğer sağa(!) kaydırılması ve solun birleşmesi yönünde yapılan çağrılar yerini bulmadı.
Daha sonra kurulan Fazilet partisinin aldığı oy karşısında ciddi bir şaşkınlık yaşanmıştı. Zira barajı aşamayacağını düşünenler veya arzulayanlar vardı.
“Kapatılan partinin devamı niteliğinde…”
Fazilet partisi de kapatıldı. İşte burası farklı bir kırılma noktasıydı. Bu noktadan sonra Fazilet Partisi’ne oy veren kitlenin tamamen farklılaşması istendi. Bu yapıda hiçbir parti Türkiye siyasetinde yer bulamaz mesajı verildi.
Şimdi ihtiyar bir adam çıkıp etrafındakilere şöyle mi dedi? Fazilet partisi kapatılacak, Erken seçime gidilecek, geçen seçimde meclis dışı kalmış CHP, yüzde 20 oy oranıyla güçlenerek iktidara gelecek.
Ya da; Fazilet partisi kapatılacak, Ak parti kurulacak, yeni kurulmuş genç bir parti ismi yıpranmış partilerin oylarından birer ikişer alarak baraj altında kalmalarını sağlayacak. İki partili bir meclis kurulacak.
2011’in başında Akşam gazetesi Ankara Temsilcisi Çiğdem Toker başbakana, iki partili sistemi isteyip istemediği sorusunu sordu. Erdoğan; “Doğrusu evet… Bu sistemi faydalı buluyorum. Çünkü ikili sistemde parlamentolar daha etkin işliyor, yönetiminde de istikrar söz konusu oluyor. Amerika’ya bakın. Aynı sistem olsun anlamında değil ama kanunların nasıl çıktığını görürsünüz. Bunun örneğini yakın zamanda biz de Ticaret Kanunu’nda yaşadık. Nasıl olduysa, muhalefet destek verdi ve 3 günde çıkardık” dedi.
İki partili sistemin, sol oyların yetersizliği sebebiyle mümkün olmadığından olsa gerek, dengeyi MHP’nin sağlayacağını düşünenler var.
Bu arada, CHP liderinin Obama’yı tebrik ettiği mesaj da dikkat çekiciydi. (“Türkiye'nin gelecekteki iktidarı Cumhuriyet Halk Partisi olarak… “)
Şimdi ise gene bir ihtiyar sanki şöyle konuşuyor; Ak partinin oyları bazı sebeplerden ötürü düşecek. CHP, MHP ile koalisyon hükümeti kuracak.
(Tabii öte yandan 2014 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak. Her iş dönüp dolaşıp başkanlık sistemi ve anayasa çalışmalarına kilitleniyor.)
Ya da; …
Twitter : altan_akin
Eposta : [email protected]







