2011 Hesabım

Yeni bir yıla giriyoruz. Adet olduğu üzere eski yılın hesabını yapıp yeni yılla ilgili beklentilerimden bahsedeceğim yazımı yazmadan önce, geçen sene aynı vakitte yazdığım yazıya baktım. Neler yazmışım neler olmuş, hep birlikte bakalım. Enflasyonla başlayalım.. Yıl başında aşırı para basan Amerika ve İngiltere gibi ülkeler yüzünden enflasyon korkusu vardı. Bense gelişmiş olan ülkelerde parasal genişlemeden dolayı enflasyon tehlikesi görmediğimi yazmışım. Bu tahminim doğru çıktı. Fakat aynı zamanda Türkiye’de de enflasyonda ciddi bir artış beklemediğimi yazmışım. Yıl sonuna gelirken bu beklentim sapmış oldu. İkinci olarak hammadde fiyatlarında muhtemel artışlar olabileceğinden bahsetmişim. Bütün hammaddeler için aynı şeyi söyleyemeyiz belki ama özellikle petrol beni yanıltmadı. Seneyi başladığı noktadan en az yüzde 10 yukarıda kapatıyor. Yıl içerisinde yaptığı sıçramaları düşünürsek yıla petrol fiyatını türev piyasalarda sabitleyerek girenlerin kazançlı çıktığını görebiliriz. Bu arada enflasyon üzerinde de böyle bir fiyat artışının baskı oluşturacağından bahsetmişim, o da yıl sonuna gelince doğru bir tahmin olarak karşımıza çıkıyor. Önümüzdeki sene için enflasyon beklentim ise Merkez Bankası’nın da açıkladığı gibi ilk altı aydan sonra düşüşe geçmesi yönünde. Bu sene başındaki tahminlerime göre beni yanıltan dolar kuru oldu. 1.55-1.60 bandında baklediğimi yazmışım. Bu tahminim yılın ilk altı ayında gerçekleşti sadece, sonra yükselen bir trendle karşı karşıya kaldık. Gerçi beni twitterdan takip edenler hatırlayacak, eylül sonunda üç aylık tahminimi revize etmiş ve doların 1,90’ın üstüne çıkacağını yazmıştım. Merkez Bankasının kontrol gayretlerine rağmen, üç ayın sonunda dolar 1,90’ın üstüne attı kendini. 2011’in başında seçimli bir yıla giriyorduk. Hükümetimizin seçim gerekçesiyle harcamların ucunu kaçırmamasını temenni etmiştik. Kamu maliyesi 2011 yılında da sıkı duruşunu bozmadı ve bütün dünyaya parmak ısırtan bir bütçe dengesi ortaya koydu. Bu konuda hükümetimizi tebrik etmek lazım. Kontrollerini ve disiplinlerini seçim gibi geleneksel olarak savurganlığa iten bir dönemde bile bozmadılar. Bu çok büyük bir irade göstergesidir. 2012 yılı da Amerika için seçim yılı olacak, Türk hükümetinin gösterdiği disiplini gösterebileceklerini sanmıyorum. En büyük avantajları doların rezerv para olması, bu sene içerisinde aşırı olmamakla birlikte bir miktar daha para basmalarını bekleyebiliriz. Devletimiz bütçesini bu kadar kontrollü kullanırken maalesef özel sektör bu noktada eksi puan almaktadır. Özel sektör derken bunun içerisine halkımızı da dahil ediyorum. Böylece tasarruf etme alışkanlığı oluşturamadığımız bir yılı daha geride bırakmış olduk. Hala daha ayağımızı yorganımıza göre uzatamıyoruz. 2012’den temennimiz bu alışkanlığı edindiğimiz bir yıl olmasıdır. Merkez Bankası’nın ve BDDK’nın aldığı önlemlerle kredi büyümesinin frenlendiği bir yıla girerken bu noktada biraz daha ümitliyim. Geçen yıla bakınca, sene başındaki iyimser beklentilerimizin aksine çok çalkantılı bir sene geçirdiğimizi görüyorum. Halbuki 2011’in kriz bulutlarının dağıldığı, güneşli bir sene olmasını istemiştik. Bu beklentilerimiz gerçekleşmedi. Gelişmiş ülkelerdeki karışıklıklar bizi sarsmaya devam etti. Amerika toplarlanamadı, Avrupa datmadağın oldu. 2012’ye girerken geçen senenin aksine daha karamsar bir hava içerisinde olduğumuzu görüyorum. İçten içe bu karamsarlığın haksız çıkmasını ve 2012’nin Türkiye’nin çehresini değiştiren çok güzel bir yıl olmasını diliyorum.

YAZARIN SON YAZILARI