Lyon’da Kültürel Mozaik

Ertuğrul İncekul
Yayınlanma Salı, 3 Şubat 2026

Hafta sonu Lyon şehrinde bir programa davetliydim. Lyon, Fransa’nın gastronomi başkenti olarak bilinir; geleneksel bouchon restoranları, quenelle ve tarte praline gibi yerel lezzetleriyle ünlüdür. Tarihi Vieux Lyon bölgesi ve binaların içinden geçen gizli traboule geçitleriyle dikkat çekerken, ipek üretimiyle tanınan Croix-Rousse semti şehrin geçmişini yansıtır. Ayrıca sinemanın doğduğu yer olması (Lumière Kardeşler) ve her yıl düzenlenen Işık Festivali sayesinde Lyon, kültür ve tarih açısından da öne çıkmaktadır.
Lyon’un
çiseleyen yağmuru ve hafif donduran havasında, 24 Ocak sabahı Fransa Hizmet
Gönüllüleri ile V.I.E Association Kültür Merkezi’nde buluştuk. Fransa’nın
farklı şehirlerinden bir araya gelen gönüllülerle gün boyunca birlikte yaşama
kültürü, diyaloğun toplumsal boyutu üzerine müzakerelerde bulunup fikir
alışverişi yaptık. Ayrıca kültürlerarası ve dinler arası diyaloğun Fransa’da
nasıl geliştirilebileceğini ele aldık. Etkinlik, V.I.E Association, Cohésions
ve Plateforme de Paris’in ev sahipliğinde gerçekleşti.
Samimi
bir atmosferde gerçekleşen etkinliğe Fransa’da yetişen gençler de renk kattı.
Gün boyu süren program kapsamında üç atölye çalışması yapıldı. Üç ana başlık
altında müzakere grupları oluşturuldu ve ele alınan konular, ortaya çıkan
farklı fikirlerle birlikte sonuç raporu hâline getirildi. Hizmet’in 12 temel
değerinin örneğin aktif vatandaşlık, kadınların toplumsal rolünün
güçlendirilmesi, insana ve insan haklarına saygı gibi
önemli konuların hayata taşınması, kültür ve sanat yoluyla yaygın
diyalog imkânları ve “Ramazan’ı Keşfet” programı üzerinde duruldu.
Diyalog
ve birlikte yaşama kültürüne duyulan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Yalnızlık,
dijital bağımlılık ve inançsızlık bireyleri daha da yalnız ve çaresiz hâle
getiriyor. Bu noktada diyaloğun sürekliliği ve ısrar, kalıcı dostluklar
kurmanın anahtarı olarak öne çıkıyor. Uzun yıllardır Strazburg’da yaşayan
Meryem Hanım, komşularıyla kurduğu kalıcı diyalog örneklerini paylaştı. Evine
gelen dostları için günlük tuttuğunu, eşi Sadık Bey ile birlikte köklü
dostluklar inşa ettiklerini, kendine has Karadeniz ağzıyla anlattı. Fransız
arkadaşıyla birlikte belediyeye gittiklerinde yaşadıkları bir olayı da aktardı:
İşlerini bitirip çıkacakları sırada bir memurun aşağılayıcı bakışını fark eden
Fransız arkadaşı hemen müdahale ederek, “Bu benim meleğim, koruyucum. Sen de
tanısan onu çok seversin,” demişti. Kiliselerde verilen yemeklere dair ilginç
anekdotlar da paylaşıldı. Banu Hanım ise, komşusu Jennifer’ın kızı Stephen’ı
kendisine emanet ederken söylediği “Kızımı ilk kez başka birine teslim
ediyorum” sözünü ve başka bir dostunun “İsterseniz yazlığımızın anahtarı sizde
kalsın” teklifini duygulanarak anlattı.
Bir
diğer gönüllü arkadaşımız, başörtülü annesiyle birlikte operaya gittiklerini ve
bu durumun neredeyse tüm izleyicilerin dikkatini çektiğini ifade etti. Operaya
başörtülü birinin katılımının, birçok insanın ilgisini çekerek varsa
önyargılarını sorgulamalarına ve araştırmaya yönelmelerine vesile olabileceğine
dikkat çekti. Ramazan programlarında ise Hacivat-Karagöz gösterileri, ebru ve
hat sanatları, musiki ve şiir dinletileriyle zenginleştirilen renkli iftarlar
düzenleniyor. Masalara bırakılan ve çeşitli sorular içeren “muhabbet kartları”
da oldukça ilgi görüyor.
Dünyanın
farklı coğrafyalarında olduğu gibi “Ramazan’ı Keşfet” projesi iki yıldır
Fransa’da da uygulanıyor. Bu yıl da binlerce Fransız ailenin Hizmet
Gönüllülerinin evlerine davet edildiği bir etkinlik olarak devam edecek. Farklı
kültürlerden insanların Ramazan’ın manevi ikliminde bir araya geldiği iftar
programlarına ilgi her geçen gün artıyor. Ramazan iftarları, zamanla geniş
çaplı bir keşfe dönüşerek kalıcı dostlukların kurulmasına vesile oluyor.
Bu
tür etkinlikler, biraraya gelişler bana tekrar kendi değerlerimizi evrensel
değerlerle sentezlemenin önemini hatırlatıyor. Toplumların birbirlerini
tanıması, tanıdıkça arada oluşan mesafelerin kısalması ve ötekileştirici
önyargıların da kırılması anlamına geliyor.
Ya
bu yüzyılda herkesin kendisiyle özdeşleştirebileceği, aynı evrensel değerlerle
bütün hâline getirilen, insanlık serüveninde güçlü bir inancın rehberlik ettiği
ve bütün kültürel çeşitliliklerimizle zenginleşecek bir uygarlık kurmayı
başarırız ya da ortaklaşa bir barbarlığın içinde yok olup gideriz. (Amin Maalouf)
Lyon’da düzenlenen bu diyalog etkinliği, pek
çok önemli projeye ve yeni heyecana gebe görünüyor.
https://open.spotify.com/episode/1EdyniBSBxKigwTIpCoknu?si=cJIRGxLpSqecqJCdW6zagg
YAZARIN SON YAZILARI

Yüzlerce milyonluk sır! Yarış atları firarda mı? Ç...

ABD'li yargıçtan çok konuşulacak karar: Filistinli...

Altın'daki duraklama sürecek mi? Gözler bu akşam y...

Numan Kurtulmuş'a göre 4200 PKK'lının tahliye edil...

10 yıldır tek kişilik hücrede tutulan Ali Ünal içi...


