Değerini kaybeden sadece banknot değil!

Kadir Gürcan
Yayınlanma Pazartesi, 9 Şubat 2026
İran, İslami Devrim'in 47. yılını kutlarken büyük hayal kırıklıkları ile yüzleşmek durumunda. Rejimi ayakta tutmanın İran Halkı'na çok pahalıya mal olduğunu göre göre luzumsuz bir ısrarın ülkeyi her açıdan iflasın eşiğine getirdiği muhakkak.
Devrimin
kısa geçmişini yad ettikleri günde, rejimin koruyucuları köşeye sıkışmış
olmanın telaşını gizleyemeye ihtiyaç duymuyorlar. Temellerinden çürüyen sistemi
ayakta tutmak için son bir ayda öldürdükleri altı bine yakın gösterici -Yabancı
kaynaklar bu rakamın 12 bin ile 30 bin arasında olduğunda ısrarlı- İran halkına
mevsimsiz bir Kerbela yaşattı.
Haberlere
konu olan ve güya İran'ın Amerika'ya gözdağı vermek için hazırlandığı iddia
edilen altı bine yakın mezara dair spekülasyonlar geçtiğimiz hafta itibariyle
açıklığa kavuştu. Son bir aydır İran'da yaşananlar, 1980'den bu yana yaşanan iç
karışıklıkların en ağır insani kayıplarından biri kabul ediliyor.
İran
Devrim Muhafızları 85 yaşında ve bir sürü hastalık ile pençeleşen, hatta sağ
tarafı hiç tutmayan Hamaney'i korumak -rejimi korumak demeliydik!- için
kimsenin gözünün yaşına bakmıyorlar. Eğer anlatılanlar doğruysa, devrimin
bekçileri dıştan gelecek saldırılar için değil, bizzat iç karışıklıkları
bastırmak için eğitim görüyorlarmış. Hemen her ay dünyaya mahşer ve kıyamet
tehditleri savuran İran, Temmuz ayında İsrail tarafından gerçekleştirilen hava
saldırısını saymazsanız, on yıl süren Irak Savaşı'ndan sonra fiili bir dış
müdahale ile karşılaşmadı.
Namlunun
ucundaki lider Hamaney, Humeyni mirasının kendi üzerine devrildiğine şahit
olması açısından oldukça şansız. Hadiseyi dini literatür ve bilindik klişelerle
çözmekte zorlanıyor. İran halkı dini hamaset ile ekonomik krizin
aşılamayacağını 47 yıllık tecrübe ile çok yakından anlamış olmalı. Herkes için
ortak payda sayılan Ayetullah Humeyni tesiri, İran banknotlarının değer kaybı
gibi çoktan tükenmiş. Beş bin İran Riyali üzerindeki Humeyni resmi artık
devrimin ütopik vaadlerinden daha çok iflas, çöküş ve ümitsizliğin sembolü.
İran yakın
komşularının içine düştüğü sistem krizlerinin zirvesinde duruyor. La-yüs'el
idarecilerin dokunulmazlığı ülkeyi tam bir mafia sistemine sürüklemiş. Lider
kadrosuna yakın çevrenin hükmettiği ülke gelirleri ekonomik sıkıntı içindeki
halk kitlelerine ulaşmıyor. Ekonomik endeksi raporlayan kuruluşlar, yirmi beş
yıllık yolsuzluğun İran'a 125 milyar dolara mâl olduğunu tesbit etmişler. Son
sokak gösterilerinin asıl sebebi İran Riyali'nin piyasada işlem göremeyecek
derecede değer kaybına uğramış olması. Anlayacağınız, direnişi -bizim İstanbul
terminolojisi ile- Kapalı Çarşı esnafı başlatmış.
Canı
burnunda yaşayan halk öngörülemez enflasyon, yolsuzluk, astronomik rüşvet ve
sağlık hizmetlerinin yetersizliğinden şikayetçi. Rüşvet verilmediği sürece
sıradan bir ameliyat için en yakın randevu ancak üç sene sonrasına
alınabiliyor. Devrimin önemli isimlerinden sayılan Ali Hamaney, İran'ın içine
düştüğü krizi, Fars Mitolojisindeki yedi başlı ejderha ile izah ediyor, “Bir
kafasını kesseniz bile, diğer kalanları ile mücadele etmek zorundasınız!”
İran'daki
mevcut iktidarın uluslararası itibarı da yerlerde. Bölgeye komşu ülkeler dahil
hemen herkes İran'ın verdiği sözlere ve dahil olduğu anlaşmalara sadık
kalmayacağı noktasında hemfikir. Çok değil, daha geçtiğimiz hafta barış
görüşmeleri için zemin yumuşatılırken, İran'a ait bir dron ABD savaş gemisi
tarafından vuruldu. ABD'li komutan “Operasyon ekibi, dostça olmayan her
yakınlaşmayı vurma yetkisine sahip!” diyerek şaka yapmadıklarını ifade ettikten
sonra “İran deniz suyunun sıcaklığını ölçüyor!” demeyi ihmal etmiyor.
İran-ABD
görüşmeleri için yer belirleme aşaması da dikkat çekti. Türk Hükümeti'nin İran
Rejimine verdiği sınırsız desteğe rağmen, görüşmelerin Türkiye'de olmasına
karşı çıkan ABD değil, bizzat İran oldu. Anlaşılan o ki, değer ve itibar
kaybına uğrayan sadece, üzerinde Humeyni figürü olan beşbinlik İran Riyali
değilmiş. Trump'ın Türkiye’deki mevcut iktidarı oyuna dahil etme çabası da işe
yaramadı.
Hamaney
son gelişmeleri “İçimizdeki Batılı işbirlikçiler, gül gibi sistemimizi modern
dünya modelleri ile değiştirmek istiyorlar!” şeklinde anlıyor. Gerçekten öyle.
Bölge insanı demokrasi, insani hak ve özgürlükler ve eşit gelir dağılımı gibi
dünyaca kabul edilen taleplerde ısrar ediyorlar. İran halkının bu ısrarı altı
bin ceset ile durdurulamayacak kadar derinlerden geliyor.
YAZARIN SON YAZILARI

Yüzlerce milyonluk sır! Yarış atları firarda mı? Ç...

ABD'li yargıçtan çok konuşulacak karar: Filistinli...

Altın'daki duraklama sürecek mi? Gözler bu akşam y...

Numan Kurtulmuş'a göre 4200 PKK'lının tahliye edil...

10 yıldır tek kişilik hücrede tutulan Ali Ünal içi...


