Surlar içinde panik, surlar içinde endişe!

Kadir Gürcan
Yayınlanma Pazartesi, 12 Ekim 2026

Türkiye gerçek gündeme ne kadar susamış! Ekonominin tam karın boşluğuna gelen fon darbesi, uzak ve yakın vadeli iktidar vaatlerinin bütün hararetini söndürdü. Bundan böyle ne deseler mağdur vatandaşın, “Önce borcunuzu ödeyin, sonra siyaset yapın!” freni ile yüzleşecekler. Saray'ın yüksek surları da bu tenkid ve karşı taarruzdan emin değil.
Neydi o öyle, sağa-sola efelenip savaş çıkarmak için can attıkları boş gündemler? Paranın bol olduğu zamanlarda akıllarınca uzaya adam bile gönderdiler. Bugün gibi hatırlıyorum, gidiş-dönüş bileti için yetmiş beş milyon ödemişlerdi.
Fon skandalı realitenin acımasız dili sayısal verilerle ortada. Kıyısından köşesinden komplo teorileri ile yontulup boşa düşürülecek durumu yok. Matematik veriler, meşhur(!) hanımefendinin Saray'ın manevi kızı ve koruma vesayetinden olduğunu nereden bilsin? Skandal, gözden ırak mekanlarda işlenen âdi karakol vakalarından hiç değil. Ülkenin ekonomik nabzını tutan İstanbul Metropolünde işlenen suç mâli-cürüm ve kimse kusura bakmasın biraz da yüz kızartıcı! Deşifre olan isimlerden sonra, insanlar artık listenin geri kalanını merak etmiyorlar.
Saray meddahları “Velinimetimizi al-aşağı etmek istiyorsunuz!” diye höykürüyorlar. Lafı eğip-bükmeye gerek yok. Eğer bu bir iktidar zaafıysa, ki öyle o zaman hükümet edenler endişe etmeli. İktidar el mi değiştirmeli, elbette öyle. Skandallarla sarsılan iktidarın bir sonraki seçimlerde görev teslimine hazır olmasından daha normal ne olabilir? Son çeyrek asırdaki bütün usulsüzlük ve ekonomik suistimallerin sorumlusu mevcut iktidar. Nedense hep de böyle haksız kazançlarla anılıyorlar.
İşin boyutları hakkında kimsenin nihai bir şey söylemeye cesareti yok. Boşa koysalar dolmuyor, doluya koysalar almıyor. Ancak hemen herkes böylesine bir usulsüzlük ve skandalın normal borsa ve piyasa dalgalanması ile izah edilemeyeceğinde hemfikir. Eğer gerçekten bir dalgalanma ise, iktidarın su üzerindeki bütün kaynakları karaya vurdu ve enkazın büyüklüğünü ifadeden herkes aciz. Hala “Daha bu ne ki?” diyenler bile var.
İktidar ve Saray sözcüleri yangını bir yerde durdurmanın telaşına düşmüş görünüyorlar. Seksen beş milyonun haberdar olduğu kriz konusunda herkesin “Evet-hayır!” basitliğinde beklediği kısa soruları, kendi ürettikleri sorular ve alışılmış cevapları tekrar ile savuşturuyorlar. Saray sözcüsünün “Sayın Cumhurbaşkanımız bu konudan sorumlu değil!” savunması hiçbir sorunun cevabı değil. Farkında değiller ancak, Saray'ı koruyalım derken, iktidar acziyetini itiraf etmiş oluyorlar.
Bu satırların yazıldığı dakikalarda fon sarsıntısının merkez üssünde ağır darbeyi alan hanımefendi ve eşinin hukuki süreçlerine nasıl başlanacağı konusundaki belirsizlik devam ediyordu. “Saray'ın manevi kızı!” olarak bilinen hanımefendiyi, büyük kazadan küçük sıyrıklarla kurtarmak için çareler arandığı belli. Öyleyse, “Surlar içinde endişe, Surlar içinde panik!” yaşanıyor.
Vatandaşın merak ettiği ilişkiler ağı konusunda ise Saray sözcüsü “Elinde belge olan, yetkili makamlara versin!” asabiyeti ile işin içinden kurtulduğunu düşünüyor. Fon skandalına ismi karışanlardan biriyle olan yakın ilişkisi belli ki, moralini altüst etmiş. İyi de bu belge ve bilgiler sıradan vatandaşın ulaşabildiği market zincirlerinde satılmıyor ki! Miktarı konusunda hala bir rakam açıklanamayan bilgi kayıtlarının ilgili kurumların data koleksiyonlarında olmalı değil mi? Elinizdeki bu belgelerle hukuki işlemleri başlatın, yetmezse o zaman düşünürsünüz. Rastlantıya bakın ki, fonda büyük vurgunları gerçekleştirenler zaten yaptıkları borsa işlemlerini kendileri itiraf ediyorlar.
Üçüncü dünya klasmanındaki ülkeler de olsa bu tür skandallarla devlet yıkılmaz merak etmeyin. Hükümet ve ortakları ise böyle öldürücü darbelerden sonra yoğun bakım ünitesinde hayatiyetlerini devam ettirseler de günlerin sayılı olduğunu içten içe bilir ve hissederler.
İktidarın yaşadığı nefes darlığı herkesin bildiği otokratik ve despot sistemlerin belirgin semptomları. Saray sözcüleri, iktidar mensuplarının konu hakkında yerli-yersiz açıklama yapılmasından çok rahatsızmış. Üç haftayı geride bırakan fon skandalı surlar içinde beklenenden daha büyük hasar oluşturmuşa benziyor.
YAZARIN SON YAZILARI

Ödeme sistemleri altüst: Ukrayna'nın İHA saldırıla...

Antalya’da AKP’ye geçiş iddiası: Büşra Özdemir’e u...

Emekli kredi sarmalında: 66 yaş üstünün kredi borc...

‘Lekelenmeme’ hakkı mı milletin aklıyla alay etmek...

Depolardaki akaryakıt hızla tükeniyor: UEA'den 32 ...


