SAĞLIK DEVLETİ..!

82 Anayasa’mızın “değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez” maddelerinden olan ‘Cumhuriyetin nitelikleri’ başlıklı 2. Maddesinde: “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, -insan haklarına saygılı, -Atatürk milliyetçiliğine bağlı, -başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, -demokratik, -lâik ve -sosyal bir hukuk Devletidir.” denilmektedir… Cumhuriyet tarihi boyunca, yani 88 yıldır bu sıralanan maddelerin hangisine özen gösterilebildi dersiniz? İnsan haklarına, demokrasiye, sosyal devlet, hukuk devleti olmaya mı? Tabii ki hayır… Bir asra yaklaşan zamandır ille de lâik olmaya özen gösterdik. Gösterdik de doğru mu anladık? Hani özen göstermişken doğru ve yerinde şekliyle olsa can kurban… Laikliği, sadece dini ve dindarı kontrol altında tutma ve onu sürekli olarak dizayn edip törpüleme olarak anladık… Konumuz asıl; neden bir türlü sosyal devlet olamadığımız.. Daha da ötesi, sağlık devleti olamadığımız… Sosyal güvenliği olan vatandaşlarımızın özel hastanelerde de muayene olabilmeleri bu alanda büyük bir devrim idi. Hastanelere gittiğimde insanlarımızın bu düzenlemeyi getirenlere yaptıkları hayır duaları görünce: “Bu dualar bile onların kurtuluşuna yeter herhalde” diyorum… Fakat devlet hastanelerine gittiğinizde yine eski tasla- eski hamamla karşılaşıyorsunuz… Belki çoğumuz kanıksadığımız için dikkat bile etmiyoruzdur. Ama uzun süre ülkeden ayrı kalıp da tekrar bazı gerçeklerle karşılaştığınızda, o zaman irkiliyorsunuz işte! Misalen; Silah ruhsatımı yenilemek için “tam teşekküllü bir devlet hastanesi”nden sağlık raporu almam icap etti. (Raporda neler neler istenmiyordu ki! Tamam… gözden, psikiyatriden rapor alınma gereğini anlarım da; genel cerrahiden, dâhiliyeden, KBB’dan… rapor almanın ne gereği var? Avukatlık mesleğim gereği, kendimi savunma adına silah taşımam gerekiyorken, karaciğer rahatsızlığım varsa mesela, silah taşıyamayacak mıyım yani?..” Ofisime daha yakın diye Haseki Hastanesi’nden alayım, dedim… Raporu 10 günde alabildim. Randevular, sıralar, itiş kakışlar, zor bela! Bir paşa sorguya çağrıldığında GATA’da anında rapor alır, bir meşhura Haseki’de rapor alınması icap eder hemen alınır… Ama bizim gibi düz vatandaşlar akla karayı seçer. Sistem bu. Devlet istiyor raporumu ama alamıyorum öyle hemen..! Sağlık Heyeti denilen bir yerde bekleşiyorsunuz. İnsanlık onuruna yakışmayan şekilde muameleler… Tekrar tekrar sıralara girmeler… Sinirler iyice yıprandığı için birbiriyle didişmeler, sinir patlamaları… Oradan bir vatandaş bağırır artık, bütün yetkililere belalar okur, daha bir insaflısı ise, “Allah’ım; sen bunları da, bu sistemi de ıslah et” diye dua eder durur… Çocuğuna rapor alıp sosyal haklardan faydalanmak isteyenlerin hali ise daha bir içler acısı. Uzun uzun o 10 günlük süreci anlatmak istemiyorum. Anlatsam da çok bir şeyin değişeceğine de inanmıyorum. Zira biliyorum ki vakti zamanında ne haberler, ne program yapıldı ve Haseki gibi bazı devlet hastanelerdeki bu çilelere dikkat çekildi, ama yine değişmedi. Lâik olmaya çalışan ama halkına bir türlü layık olamayan yapıda sosyal bir devlet olabilecek miyiz? Mümkünse de sağlık devleti olabilmeyi başarabilecek miyiz? 88 yılda tam olamadık. İki Ak Parti dönemi geçti hala olamadık. Bir üçüncüsü kuruldu, yemin tartışmaları eşliğinde… Bakalım bu sefer olabilecek miyiz, bakanlık bu işe el atacak mı? Göreceğiz… AV. RAMAZAN KERPETEN ( www.kerpeten.biz , [email protected] )

YAZARIN SON YAZILARI