DOLAR’IN KRİZ AŞKI

Her zaman merak etmişizdir doların ne olacağını...
Özellikle bu merakımız, son günlerde krize bağlı olarak dolar ve altındaki çıkıştan dolayı, daha da arttı. Geçtiğimiz yaz ayında TL/USD paritesi 1.15 lere gerilediğinde acaba 1 dolar 1 TL’ye denk gelebilir mi sorusunu sorduk. Dolar/TL paritesi 1.15’ lere gerilediğinde dünyadaki dolar paritelerinin coğu dolara karşi en güçlü dönemlerini yaşıyordu. Euro/USD 1.61’ li rekor seviyelere, Pound/USD ise son 25 yılın en yüksek seviyesi 2.13’e kadar çıkmıştı.Görüldüğü gibi yalnız değildik. Son günlere gelindiğinde, TL/USD paritesi yaz ayından beri yüzde 47 artarak 1.68‘e yükselmistir. Bu büyük sert hareketi geçmişte devaluasyon olarak tanımlardık. Ama Türkiye artik değişmişti. Son yıllardaki siyasi ve ekonomik istikrar, Türkiye’ye global bir çehre kazandırdı. Dünya piyasalarında likitidenin bol olduğu dönemlerde gelişmekte olan ülkelere yatırımlar sel olup aktı. Global krizin Eylül ayında patlak vermesiyle dünyada dengeler degişti.Gelismekte olan ülkelerdeki yatırımlar satilip kendi ulkelerine dogru yonlendirildi.Krizin değişmez yatırım araçları dolar ve altın tekrar sahnedeydi. Batıya giden paraları bırakın Ortadoğu’da paralarını cekmeye baslayınca TL’deki düşüş daha da hızlandı. Fakat bu sefer şuan ki büyük düşüşte yer yerinden oynamadı. Neden? Dünya, 1929’dan beri görmediği büyüklükteki bir krizin içinde. Sermayeler güvenli limanlara kaçıyor ve kolay kolay da geri gelecek gibi görünmüyor. Dolara olan talepte büyük bir patlama yaşandı. Dünyanın 600 milyar dolar ile 3.büyük rezervlerine sahip Rusya, yeni yılda Ruble’yi yaklaşik yüzde 28 oranında devalue etmek zorunda kaldı. Bu kasırga şuan Doğu Avrupa’yı etkisi altına aldı ve Türkiye’yi de tehdit eder hale geldi. Karşımızda ne bir 2001 krizi ne de alışık olduğumuz bir siyasi kriz var. Türkiye şuana kadar kriz süresince diğer ülkelere göre daha dik ayakta durabildi. Şimdiye kadar global olarak hareket etmiş olmanın faydasını gördük.Önümüzdeki yerel seçimler ve IMF görüşmeleri bizim için bir dönüm noktası olacaktır. Ayrıca bu global krizi daha fazla ciddiye almamız gerekiyor. Krizin daha da derinleşeceğini son günlerdeki gelişmelerden görüyorum. Dünyanın en büyük bankalarının kamulaştırılma riski ve ABD hükümet yetkililerin umut vermeyen programlarının kaygı verici olduğunu düşünüyorum. Başkan Obama’nın gelişinden beri, dolara olan talep daha da arttı. Piyasalardaki güvensizlik arttıkça doların yönü yukarı yönlü olacaktır. Dolar, 2 TL’yi görebilir mi? Eğer seçimler nedeniyle, IMF görüşmeleri nisan ayına sarkacak olursa yabancı yatırımcıların keyfi kaçabilir. Artı kredi derecelendirme kuruluşları şuan dünyada çoğu ülkenin kredi notunu indirdiği gibi Türkiye’nin notu da her an indirilebilir. Hükümet ve muhalefetin, meydanlardaki enerjilerini meclise taşıyıp, kollektif bir çalışmayla krize ciddi anlamda önlem almaları gerekiyor. Hızlı adımlar doların çıkışını frenleyebilir. Merkez Bankası’nın boş islerle uğraşan medyaya kulağını tıkayıp, global krize global çözümler ürettiğini görüyorum. Faizlerin indirilmesi TL lehine olacaktır bu krizde. Şu krizde isterseniz, faizi yüzde 45’lere çıkarın doların çıkışını engelleyemezsiniz. Takdir edilecek bu cesurca politikayı yabancı yatırımcılar memnuniyetle karşıladılar. Diğer kurumların da kararlı, yapıcı ve hızlı politikaları doların çıkışını engelleyecektir.Aksi durumda 1 DOLAR=2 TL denklemi kaçınılmaz….. Global krizin 2009 ‘un sonuna doğru hafifleyeceğini ve doların değer kaybedeceğini tahmin ediyoruz. Ama bu gerilemenin çok sert olmayacağını düşünüyoruz. Yabancı yatırımcılar yüksek faizin yanında, siyasi ve ekonomi alanında daha güvenli yapıya sahip ülkelere yöneleceklerdir. Her on senede, iki yada üç global krizin olduğunu gördük. Dünya rezervlerinin yüzde 63’ü dolar olduğunu ve süper güç ABD’nin para biriminin de dünya para birimi olduğunu hatırlatmak isterim.Ister matematikci, ister ekonomist olun ABD’deki ekonomik degerlere bakip dolari fiyatlayamazsiniz. Yani dolar aşkımızdan kolay kolay vazgeçemeyeceğiz. Bu arada altın, doların tahtını sallayabilecek tek yatırım aracı son zamanlarda...

YAZARIN SON YAZILARI