İŞSİZLİK CANAVARI

Global resesyon derinleştikçe ülkelerin işizlik oranları da roket hızıyla artışa geçti.
Politikacılar ve ekonomistler yoğun bir şekilde bu kanayan yarayı durdurmaya çalışıyor. Ekonomilerdeki kanama dursa dahi işsizlik oranları artmayı sürdürecektir.Bu canavar bildiginiz enflasyon canavarına benzemiyor. İnanın bana bu daha tehlikelisi…. En son gelen rapor Türkiye'de işsizlik oranının % 13.6' ya ulaştığını gösteriyor. Abd’de bu rakam bir sene içinde 4.3 ten % 8.1'e kadar çıktı. Euro-zone bölgesinde %8.2, Çin’de % 9, Rusya’da %8.1, İspanya’da %14.8’lere ulaştı. Krizden kaçmak olmaz..Kaçamazsınız…Kriz yaşanır ve ekonomiler bu krizde alacakları önlemlerle ilerde yaşanabilecek krizlere hazırlıklı olmaya çalışırlar. Türkiye’nin en büyük sosyal sorunu işsizliktir. İşsizlik sorunu Türkiye’de yeni bir durum değil. Bu rakam işgücüne kayıtlı olanların işini kaybetmesini gösteriyor. Kayıt dışı işsizlerin sayısını eklediğimizde rakamın yüzde 20' lere çıkacağını düşünüyorum.Çalışma çağına gelen nüfus hergeçen gün artıyor. Böyle bir genç nüfusa Avrupada hiçbir ülke sahip değil. Son yıllarda ortalama yüzde 7 büyüme hızını yakalamış olan Türkiye istihdamda aynı başarıyı gösteremedi. Büyümenin genelde ihracattaki olumlu gidişata dayandırılması bizi yanılttı. Ekonomiye akan paralar malesef yatırımlara dönüştürülmedi. Zengini daha zengin eden bu sistem, Türkiye’nin yüksek tempoda yerinde saymasına neden oldu. Böyle bir büyümeye karşıyım. Büyüme, ekonomik refahı arttıran ve istihdamı büyüten bir şekilde yapılandırılmalıdır.Büyümedeki sonucları ekonominin her kesimine ulaştırmalıyız.Maalesef beceremedik. Neden mi? Diğer bir canavar IMF…. Imf politikalarının yetersizliği ve ülkemize verdiği zararlar işsizlik sorununu daha da büyüttü. Umarım Imf ile yeni bir anlaşma yapılmaz. Kamu kesiminde istihdamı daraltmak intihar etmeye benzer bu kriz döneminde. İthalatın ihracattan fazla olması ekonomimizde ciddi anlamda işsizliğin en büyük nedeni . Yani bizim üretebilcegimiz sanayinin dışarıda iş gücü yaratmasına neden oluyoruz. Artık bunu değiştirmenin zamanı geldi. Rekorlarla avunacagımıza gerçeklere odaklanmalıyız. TÜSİAD gibi önde gelen kuruluşların kendi borçlarını milletin üstüne yük etme çabalarını bırakıp ekonomide istihdama çaba harcamaları gerekiyor. Ulusal istihdam poltikaları küresel hareketlerin etkisini düşünerek uygulanmalı. Diğer ülklerde büyük teşvik paketleri ekonomilere kazandırılmaya çalısılıyor. Kamu harcamalarını arttıracak her türlü program uygulanıyor. Vergi ve ssk primlerinde indirime gidilmesi şarttır. İşverenlere yatırım imkanı sağlamalarına karşılık büyük vergi indirimi hatta almama söz konusu olabilir. Türkiye’deki yabancı yatırımcıyı borsadaki oranlarla göstermeyi bırakalım.Bunlar Türkiye’deki cazip yüksek faizi kullanmak isteyen yabancı oyunculardır.Türkiyenin, istihdam olusturacak yatırımları yapmaya gelecek yabancı yatırımcılara ihtiyacı vardır.Kapımız bunlara sonuna kadar açıktır… Belki şuanki işsizliğin önüne geçmek gerçekten zor ama istihtam oluşturacak imkanlar elimizde. Hayalci kısa vadeli politikalar bir kenara bırakılmalı ve uzun vadeli yeni iş imkanlarını oluşturacak politikaları amaç edinmeliyiz. İlk once işsizlik gerçeğini kabul etmeliyiz. Bu şekilde kronik hale gelen işsizliğin tek haneli rakamlara geleceğine inanıyorum.. Herseyi hükümetlerden beklememek lazım. Özellikle özel sektörün artık kendisinden çok ülke ekonomisini de düşünmesi lazım. Lafım TÜSİAD'A... Türk sanayici ve işadamları derneğindeki "sanayici" kelimesini haketmelisiniz öncelikle….

YAZARIN SON YAZILARI