Tek sorun faiz mi?

Son günlerdeki bitmek bilmeyen faiz tartışmaları uzunca bir süre devam edecek gibi.Başbakan sert sözlerle Merkez Bankası’nı eleştiriyor, ekonomi kurmayları Ali Babacan ve Mehmet Şimşek Merkez Bankası’nın doğru yolda olduğunu dile getiriyor. Peki kim haklı? Türkiye ekonomisi anlatıldığı gibi iyi bir durumda mı? Ekonomi sadece borsa, döviz rezervleri yada IMF borcunun silmesinden mi ibaret? Türkiye, dünyanın krizde olduğu dönemde, diğer ülkelere göre iyi bir performans çizmişti. En azından çok ciddi bir kriz altına girmedi. Başbakanın dediği gibi “teğet geçti”. Ancak, Amerika'nın toparlanması ile FED politikalarındaki değişiklik ve Türkiye'deki son dönemdeki sıkıntılar ekonomiye olumsuz yansıdı. Siyasetteki güvensizlik ve Ortadoğu'daki karışıklık gibi... Başbakan faizi yüksek enflasyona neden gösteriyor, 'Amerika ve Japonya’da faiz sıfır bizde niye yüksek' diyor. Merkez bankasının ana görevi, fiyat istikrarını sağlamaktır. Merkez Bankaları enflasyonla mücadelede faizleri yükselterek enflasyonu kontrol altına almaya çalışır. Hatta Japonya, enflasyon olsun diye faizleri sıfır seviyesinde çok uzunca bir süredir tutmaktadır. Yani faizleri yükselteyim enflasyon yükselsin demiyor.Keza Avrupa'da enflasyonun beklentilerin altında kalmasından dolayı, faizlerin düşürülmesi düşünülüyor.Uzun süreli düşük enflasyonunda ekonomiye olumsuz etkileri vardır. Yani sürdürülebilir bir düzeyde enflasyon herkesin makul gördüğüdür. Amerika'da enflasyon hedefi yüzde ikidir.Gelişmiş ülkelerin enflasyonu düşük ve bu neticeye bağlı olarak faizlerde düşüktür. Gelişmekte olan ülke piyasalarının çoğunda ise faizler enflasyona göre yüksektir. Ayrıca son dönemlerdeki kurda yaşanan yukarı yönlü hareket enflasyonun artışında diğer bir etkendir. Kurun ve enflasyonun kontrol altına alınabilmesi için 3 ay önce çok sert faiz arttırımı olmuş, kura etkisi anlık da olsa enflasyonda biraz beklemek gerekecektir. Ancak Başbakan bu konuda sabırlı değil. Keza ekonomi kurmayları ve Merkez Bankası Başkanı Basçı, Haziran ayı enflasyonundan sonra, bir düşüş olacağını dile getiriyor. Enflasyonda yaşanacak bir düşüş, faizlerde indirime olanak sağlayacaktır. Başbakan faize bu kadar kafaya takacağına, ülkenin kronik sorunu olan 'çift haneli işsizlik oranlarını nasıl indirebilirim'i düşünse, daha iyi olur. Ayrıca cari açıkta henüz kalıcı bir iyileşmenin olmadığını görüyoruz. Amerika para basmayı yavaşlatıyor, faizleri artırma sürecine giriyor. Krizden çıkayım diye çılgınca basıp savurduğu paraları mıknatıs gibi çekecektir. Türkiye dengindeki ülkeler şuan faizleri yüksek tutarak likitidenin kendilerine gelmesini yada en azından çıkmasını engellemeye çalışıyorlar. Şu an Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faizleri, enflasyona, döviz kurlarına ve Amerika’daki Merkez Bankasının faiz politikasına göre ayarlamaya çalışıyor. TCMB, hükümete değil Türkiye ekonomisine bağlıdır. Ama siyasetten bağımsızdır. Ancak Başbakanın faiz çıkışları piyasaya olumsuz yansıyor ve yansıyacaktır. “Dalga mı geçiyorsun,yetti artık gibi söylemler bir müdahaledir. Faizlerin yükselmesindeki kur riskini hafife almayın. Başbakanın devamlı dile getirdiği rezervlerini bu piyasa iki güne kalmaz eritebilir. Bunlar olması kolay şeyler. Batmaz denilen 150 yıllık ülke büyüklüğündeki devasa Amerika şirketleri iki günde tarih oldu. Dolar 2.40 seviyelerine çıktığında faizlerin sert şekilde yükseltilmesiyle doların 2.10’a gerilediğine şahit olduk. Rezervlerle olacak olsaydı elinizde birşey bırakmazlardı. Merkez Bankası faiz arttırımıyla piyasaya gözdağı vererek, dolarıda dizginlemiş oldu.Herhalde Başbakan dolar konusunda rahatlamış olacak ki, faizi çıkardığın gibi indirde ısrarlı. Merkez Bankasını ciddiye almazsanız piyasalarda size ciddiye almaz Sayın Başbakan. Ülke Enflasyon% Faiz oranı% İşsizlik oranı% Türkiye 9.66 9.50 10.2 Çin 1.8 6 4.1 Brezilya 6.6 11 4.9 Endonozya 7.3 7.5 5.7 Hindistan 8.6 8 3.8 Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi Türkiye, işsizlik konusunda dengi ülkelere göre iyi bir durumda değil. Başbakan neden bu ülkeler ile karşılaştırma yapmıyor. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin’de faiz %6'iken enflasyon %1.8. Neden faizi indirmemiş sormak lazım. Yani Başbakanın “yüksek faiz yüksek enflasyon” tezi çürümüş oluyor. Başbakan, “faizin düşmesi lazım ki Türkiye’de reel yatırım artsın” düşüncesinde de ısrarlı. Yatırımlar son oniki yıla baktığımızda yüksek faiz olmasına rağmen nasıl geldiyse öyle gelecektir. Siyaset kirletmedikçe, demokrasi katledilmedikçe, yabancının şu faizlere bakıp kaçacağını düşünmüyorum. Köln’de şov yapacağınıza Putin gibi gidip dış ülkelerde büyük ticaret anlaşmaları imzalayarak yatırımları gerigetirebilirsiniz. Rusya Başkanı Putin, bir taraftan Kırım-Ukranya derken, diğer taraftan geçen gün Çin ile 400 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladı. Belki devamlı dile getirdiğiniz inlerine girmekten dolayı çok yoğun olabilirsiniz ama, bırakın sizin gidemeyeceğiniz veya açamayacağınız kapıları, TUSKON gibi kuruluşlar açsın. Bari buna engel olmayın Sayın Başbakan. Türkiyenin sorunları işsizlik, cari açık, enflasyon,sıcak para vs... Nefret ve kininiz ekonomiye yansırsa ki yansıyor, bunun piyasalar tarafından fiyatlanması çok ağır olur. Bırakın da ekonomiyi, ekonomiden anlayan kişiler yönetsin. Yatırım yapmak isteyen bir yabancı yatırımcı veya kuruluş, o ülkenin siyasetine güvenle bakamıyorsa ne piyasasına nede ekonomisine güvenle bakmaz. Güveni kaybederseniz faiz silahınız da ise yaramaz. SORUN NE MERKEZ BANKASI NE FAİZ SORUN SİZ OLMAYASINIZ?

YAZARIN SON YAZILARI