Sözde değil özde
Bütün dünya geleceğe yapılacak en büyük yatırımın eğitim olduğunu kabul ediyor. Elbette bütün dünya derken Türkiye’yi de dünyadan soyutlamıyoruz. Bir zamanların meşhur bir sözü vardı “sözde değil özde” diye. Maalesef güzel ülkemde hükümet etme iddiasında olanların eğitime verdiği önem tamamen sözde.
Dünyayı daha yaşanılası bir yer yapma uğruna canla başla çalışanlar “hiçbir iyilik cezasız kalmaz” anlayışından yola çıkılarak kelimenin tam anlamıyla ifnaya çalışılıyor. Peki ne uğruna? Daha düne kadar her fırsatta koştura koştura açılışlarına, mezuniyet törenlerine gittiğiniz, elde ettikleri başarıları bugün sahte olduğunu anladığımız gözyaşlarıyla alkışladığınız, çocuklarınızın buralarda eğitim alabilmesi için her türlü yolu denediğiniz, üzücü ama gerçek bir ifadeyle Türkiye’nin adını dünyaya duyuran tek uluslararası markası olan okulları büyük bir kin, nefret ve intikam duygusuyla kapatmaya çalışmanız eğitimin sizler için aslında ne kadar ehemmiyetsiz olduğunun en bariz göstergesi.
Siz aslında eğitimden değil, bu eğitimi alan aydınlık nesillerden korkuyorsunuz. Korkmalısınız da… Tamamen para, menfaat, yalan ve ikiyüzlülük üzerine kurduğunuz geleceğinizin elinizden alınacağından, gün gelip bu pırlanta nesillerin yaptığınız her türlü çirkinliği yüzünüze vuracağından, o gün kanun kural tanımadan yaptıklarınızın cezasını çekecek olmanızın ötesinde, sadece çevrenizdekilerin değil, kendi evlatlarınızın bile yüzüne bakamayacak hale gelmekten korkuyorsunuz. Korkmalısınız da…
Lakin ne gam. Elbet bu günler geçecek. Dün kendi ülkelerinde vatan-millet sevdasıyla yanıp tutuşan, bilim ve teknolojiyi ideal ufuklarıyla mezceden nesillerin yetişmesi adına bütün varlıklarını ortaya koyanlar, aynı heyecanla dünyanın dört bir yanında ışık saçıyor. Sizin bitti, bitiyor, bitecek dediğiniz anda onların sinelerindeki “hizmet” ateşi daha bir alevleniyor.
Bütün bunlardan da önemlisi -sizin yalancı övgülerinizin aksine- dünya onların samimiyetine, fedakarlığına, eğitim aşkına gerçekten inanıyor. Her fırsatta kapatılması için yeri geldiğinde şantaj, yeri geldiğinde yalakalık yaptığınız ülke liderlerinden, bakanlarından, başbakanlarından aldığınız cevaplarla kinleniyor, daha derin bir bataklığa sürükleniyorsunuz.
Geçtiğimiz hafta Avustralya’da açılan yeni Türk okulunu ve burası için Avustralyalı yöneticilerin övgü dolu sözlerini duydunuz mu? Elbette duydunuz…
Amerika’da 80 dönümlük bir arazide kurulan, Amerikalı velilerin çocuklarını gönderebilmek için yarıştığı, baskın üstüne baskın yaptığınız o şampiyon okullar gibi Türkiye’deki pek çok üniversiteden daha büyük, daha güzel, daha teşekküllü Fulton Science Academy’nin açılışını gördünüz mü? Amerikalı Milli Eğitim Bakanının “biz okulun güzelliğine, büyüklüğüne değil, buradaki eğitim kalitesine, başarılarına, öğrencilere gösterilen sıcak ilgiye hayran olduk” dediğini işittiniz mi? Elbette gördünüz, işittiniz…
Bu okullara, bilim ve ahlak birlikteliğinin ötesinde güzel İslam dininin dünyadaki imajını da yeniden inşa etmek adına yola çıkan Saygı (Respect) Üniversitesi de katıldı. Allah (C.C) sayılarını artırsın. Saygı İslam üniversitesi özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde eksikliği ciddi manada hissedilen Müslüman din adamı –kadını- yetiştirecek, aynı zamanda da akademik anlamda dünyaya dinimizin gerçek güzelliklerini gösterecek entelektüeller kazandıracak inşaallah. Önümüzdeki yıllarda Saygı Üniversitesi’nin ismini daha sık duyacağız.
Başta da dediğimiz gibi “sözde değil özde.”
Dünyayı daha yaşanılası bir yer yapma uğruna canla başla çalışanlar “hiçbir iyilik cezasız kalmaz” anlayışından yola çıkılarak kelimenin tam anlamıyla ifnaya çalışılıyor. Peki ne uğruna? Daha düne kadar her fırsatta koştura koştura açılışlarına, mezuniyet törenlerine gittiğiniz, elde ettikleri başarıları bugün sahte olduğunu anladığımız gözyaşlarıyla alkışladığınız, çocuklarınızın buralarda eğitim alabilmesi için her türlü yolu denediğiniz, üzücü ama gerçek bir ifadeyle Türkiye’nin adını dünyaya duyuran tek uluslararası markası olan okulları büyük bir kin, nefret ve intikam duygusuyla kapatmaya çalışmanız eğitimin sizler için aslında ne kadar ehemmiyetsiz olduğunun en bariz göstergesi.
Siz aslında eğitimden değil, bu eğitimi alan aydınlık nesillerden korkuyorsunuz. Korkmalısınız da… Tamamen para, menfaat, yalan ve ikiyüzlülük üzerine kurduğunuz geleceğinizin elinizden alınacağından, gün gelip bu pırlanta nesillerin yaptığınız her türlü çirkinliği yüzünüze vuracağından, o gün kanun kural tanımadan yaptıklarınızın cezasını çekecek olmanızın ötesinde, sadece çevrenizdekilerin değil, kendi evlatlarınızın bile yüzüne bakamayacak hale gelmekten korkuyorsunuz. Korkmalısınız da…
Lakin ne gam. Elbet bu günler geçecek. Dün kendi ülkelerinde vatan-millet sevdasıyla yanıp tutuşan, bilim ve teknolojiyi ideal ufuklarıyla mezceden nesillerin yetişmesi adına bütün varlıklarını ortaya koyanlar, aynı heyecanla dünyanın dört bir yanında ışık saçıyor. Sizin bitti, bitiyor, bitecek dediğiniz anda onların sinelerindeki “hizmet” ateşi daha bir alevleniyor.
Bütün bunlardan da önemlisi -sizin yalancı övgülerinizin aksine- dünya onların samimiyetine, fedakarlığına, eğitim aşkına gerçekten inanıyor. Her fırsatta kapatılması için yeri geldiğinde şantaj, yeri geldiğinde yalakalık yaptığınız ülke liderlerinden, bakanlarından, başbakanlarından aldığınız cevaplarla kinleniyor, daha derin bir bataklığa sürükleniyorsunuz.
Geçtiğimiz hafta Avustralya’da açılan yeni Türk okulunu ve burası için Avustralyalı yöneticilerin övgü dolu sözlerini duydunuz mu? Elbette duydunuz…
Amerika’da 80 dönümlük bir arazide kurulan, Amerikalı velilerin çocuklarını gönderebilmek için yarıştığı, baskın üstüne baskın yaptığınız o şampiyon okullar gibi Türkiye’deki pek çok üniversiteden daha büyük, daha güzel, daha teşekküllü Fulton Science Academy’nin açılışını gördünüz mü? Amerikalı Milli Eğitim Bakanının “biz okulun güzelliğine, büyüklüğüne değil, buradaki eğitim kalitesine, başarılarına, öğrencilere gösterilen sıcak ilgiye hayran olduk” dediğini işittiniz mi? Elbette gördünüz, işittiniz…
Bu okullara, bilim ve ahlak birlikteliğinin ötesinde güzel İslam dininin dünyadaki imajını da yeniden inşa etmek adına yola çıkan Saygı (Respect) Üniversitesi de katıldı. Allah (C.C) sayılarını artırsın. Saygı İslam üniversitesi özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde eksikliği ciddi manada hissedilen Müslüman din adamı –kadını- yetiştirecek, aynı zamanda da akademik anlamda dünyaya dinimizin gerçek güzelliklerini gösterecek entelektüeller kazandıracak inşaallah. Önümüzdeki yıllarda Saygı Üniversitesi’nin ismini daha sık duyacağız.
Başta da dediğimiz gibi “sözde değil özde.”
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER

Yüzlerce milyonluk sır! Yarış atları firarda mı? Ç...

ABD'li yargıçtan çok konuşulacak karar: Filistinli...

Altın'daki duraklama sürecek mi? Gözler bu akşam y...

Numan Kurtulmuş'a göre 4200 PKK'lının tahliye edil...

10 yıldır tek kişilik hücrede tutulan Ali Ünal içi...


