KAMO’NUN ASKERİ

  • Safvet Senih
  • Safvet Senih
    11 Eki 2023 09:01
    Dr. Sadullah Nutku, Güneydoğuda askeri doktor olarak vatanî görevini yaparken, eşkıyaların eline düşer.  “Rahat dur, deldirtme ceketi!” diyen çetebaşı ceketini beğenmiştir. Eğer kurşun sıkarsa ceketin delineceğinden endişe etmektedir. Üzerinde ne varsa teker teker çıkarttırır. Uzun iç donunu görünce, “Bu şeriat donudur…  Sen Kamo’nun  askeri değil misin?”  diye sorar. “Ben Müslüman âlim Bediüzzaman’ın talebesiyim!”   deyince  “Bütün eşyalarını geri verin” der.
    * * *
    2008’deki Yağmur Dergisi toplantılarından ve yurt dışından gelenleri hatıralarından bazı bölümler aktarmak istiyorum: “Özbekistan’da Yazucular Evi” var. Kitap veya yazı yazmak için  yazarlar oraya gidip, sakin kafa ile o güzel atmosferde yazılarını yazarlar. Bir de Sovyetlerde (Orta Asya ülkerinde)  Tasnif okulları vardı. Resim, spor ve edebiyat bölümleri bulunuyordu. Oraya alınan çocukların kabiliyetlerini keşfetmek ve kabiliyetlerine göre yönlendiriliyor demekle  küçük yaşta branşlara ayrılıyordu. 
    Arapça neşredilen Hira Dergisinin toplantısına gelen Muhammed Umare:  “Türkiye’ye gelip eğitim hizmetlerini gördükten sonra % 80 Osmanlı hakkındaki kanaatımı tashih ettim. Biz elli sene yanlış düşünmüş, yanlış yapmışız…” dedi. 
    Hira Dergisi, Yemen’de, çeşitli, farklı görüş ve anlayış sahiplerini bir araya getirdi. “Biz bir çıkmaz sokaktayız. Arayışa girdik. Çıkış yolu ne olmalı?”  dediler.  
    Hira Coğrafyası, sadece Arapça konuşan bilgeye mahsus değil. Malezya-Endonezya da dahil…
    Mısırlı kurs hocası, Sâbir diyor ki: “Kayseri’ye gitmiştim. Orada, işadamlarından  kif  Ulubaşı gördüm. Hem hizmet, hem ticaret; ikisi de iç içe…. Mesela bir yeni insanı gezdiriyor. Kendisi  zengin bir işadamı ama sabahtan havaalanına gidiyor…  Akşam olunca, sohbet sırasında  bakıyorsunuz mütevazi olarak,  bir köşeye çekilmiş...
    “Bu hava sahabe atmosferi. Himmet programları; sanki Tebük Seferi öncesinde sahabenin fedâkârlığı gibi…  Sanki himmet toplantısında Ebu Bekirler, Ömerler ve Osmanlar var…
    “Hiç falso görmedim. Her zaman  hayretleri mucip şeyler gördüm. Türkiye demek Hocaefendi demek. O varsa, Türkiye’nin bir tadı var. Yoksa yok.
    “Mısırdakiler de böyle hizmet etmeli diye ülkeme döndüm. Şimdi Hira Dergisi ile entelektüellere ulaştık. Bir çok insan, Türkiye’de çıkan bu Arapça Derginin yazılarına bakıp mesela ‘umara’ya nasıl ulaşmışlar’ diyerek dikkatlerini Hizmete çeviriyorlar. Bu zamana kadar eğitimde yapılan Hizmet, Hira ile birden bire katlandı ve inkişaf etti.”
    Yemen’den gelen Hira temsilcisi Kâmil diyor ki: “Önceden Risale-i Nur’a okumuştum ama Risale-i Nur’u Türkiye’de anladım. Risale-i Nur talebelerindeki tebessüm ve lüyûnet çok dikkatimi çekti. Bu hâl, çok câzip ve câlip…  Tek başıma okuyup anlamadıklarımı toplu okuma ve müzakerelerde anladım. ‘bunlar sûfî’  dedim. Sonra da ‘Eğer sûfîlik böyle ise, ben de sûfiyim’   dedim. 
    “Eşref  hoca ve arkadaşları başkalarına hizmetten zevk alıyorlar. Sessiz duruyorlar  ama çok derin ve engin ufukları var.
    “Yemen’de ayrı ayrı meşrepte insanlar vardı. Mesela Mısır’da yetişmiş ama Vehhabî meşrep bir zât:  ‘Hayatımda rûhanî iki hal yaşadım. Birisini umrede, birisini de Hira Toplantısında;  nasıl bir şey ki, toplantıda takdim konuşmasını yapan bile ağlıyordu.’  Birisi  ayağa kalktı ‘Ben zannederdim ki, İslama hizmet sadece Araplara mahsus. Ama âyette Allahü Taala buyuruyor ki:  -Eğer siz yüz çevirirseniz, Allah yerinize bir kavim getirir;  onlar sizin gibi olmaz” (47/38)  Yani  yerinize gelen  millet sizin gibi hayırsız, itaatsiz olmazlar. işte Kur’an’ın bir mucizesi.
    “Bir başka  husus. Biz lâfını ediyoruz ama Hizmet’tekiler yapıyorlar, yepyeni bir inşaat kuruyorlar.”
    * * *
    Amerika’da çok problemli bir yerde okul açma izni vermişler. Öğrenciler öğretmenlerimizin kafasına çiğnedikleri sakızları atıyorlarmış. Sonra “Başarısızlığından dolayı okul kapanıyormuş!’ diye bir haber çıkmış. Bir veli haberi duyunca okula koşmuş, idarecilere “Sakın kapatmayın. Siz çok başarılısınız!  Biz sizden çocuklarımızı Nobel Ödülü alacak seviyeye  getirmenizi istemiyoruz. Benim oğlum hem beni hem annesini uyuşturucu parası için döverdi. Üç aydır artık dövmüyor. Sizin okulunuzda çok değişti. Uyuşturucuyu da artık bıraktı. Bundan büyük başarı olur mu? Biz onların sadece insan olmasını arzu ediyoruz. Bunu da siz yapıyorsunuz” diyor. 
    * * *
    Cidde’deki Honda  distribütörü, Hira dergisine abone olup dergiyi   çalışanlarına dağıttı.
    Prof. Dr. Nadya  Mustafa:  “30 senedir uğraşıyoruz ama hep konuşuyor, lâf üretiyoruz. Başka yaptığımız bir şey yok. Ama siz Hizmet mensupları farklısınız    Allah için siz bize Hizmeti ve nasıl iş yapıldığını gösterin!” diyor.
    Ferîd el-Ensarînin Hocası Bûşîhî, büyük ve meşhur bir âlim olmasına rağmen torunu yaşındaki Nevzat Savaş’a:  “Gelin siz bizim hocamız olun, biz de size talebe olalım. Kıskançlık yok. Güneş battığı yerden doğacak!” dedi. 

    11 Eki 2023 09:01