Ortadoğulu güçler Şii İran'a karşı Türkiye’ye yakınlaşıyor

  • Türkmen Terzi
  • Türkmen Terzi
    08 Tem 2022 11:25
    ABD yönetimi ulusal güvenlik önceliklerini, Rusya'ya karşı Ukrayna'ya yardım etmek ve Pasifik bölgesinde Çin'e karşı koymak olarak belirlediklerinden, İran bölgedeki güç boşluğunu doldurmaya çalışıyor.

    Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı, büyük Avrupa ülkeleri ve özellikle Amerika’nın Ukrayna'daki Rus kuvvetlerine askeri olarak karşı koyma konusunda isteksiz davranması, bunun yerine yalnızca Ukrayna kuvvetlerine silah tedarik etmesi nedeniyle, İran'ı Orta Doğu'da güç devşirmeye teşvik ediyor.

    Şii Tahran rejimi, Saddam Hüseyin'in 2003'te düşmesinden bu yana Bağdat'taki etkisini artırmasıyla ABD'nin Körfez savaşlarının nihai galibi oldu. İran rejimi, babası Hafız Esad'ın halefi olan Suriye lideri Beşar Esad'ı ile de güçlü ilişkiler kurdu. Şia İslam'ın bir kolu olan Nusayri oldukları için Esad ailesinin İran rejimi ile doğal bir bağlılıkları var.

    İran Dışişleri Bakanı Hossein Amirabdollahian'ın Türkiye'nin Suriye'deki Kürt silahlı gruplarına yönelik olası askeri operasyonuna yönelik eleştirisi, Tahran'ın bölgede daha aktif bir rol almaya çalıştığını gösteriyor.

    Cumartesi günü Suriye Devlet Başkanı Esad ile görüşen Amirabdollahian, "Komşumuz Türkiye'nin endişelerini anlıyoruz, ancak Suriye'de herhangi bir askeri önlem alınmasına karşıyız" dedi.

    İronik olan şu ki, İran diplomasisinin başındaki isim Türkiye'nin Suriye'deki silahlı Kürtlere yönelik operasyonuna karşı çıkarken, Tahran yönetimi son birkaç yıldır Irak'ın özerk Kürdistan bölgesinin sınır köylerine topçu ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenliyor ve İranlı Kürt isyancıları hedef alıyor.

    İran'ın kuzeybatısında milyonlarca Kürt yaşıyor ve İran kendi Kürt sorunu ile onlarca yıldır mücadele ediyor. İranlı Kürtler, İran'da yaşadıkları bölgeyi “doğu Kürdistan” olarak adlandırıyorlar ve Kürt isyancılar, İran hükümetinin Kürtlerin  temel haklarını uzun yıllardır inkar etmesinden bu yana, bağımsız bir Kürt yönetimi için Tahran hükümetine karşı mücadele veriyor.

    İnsan hakları örgütleri, bölgedeki İranlı yetkililerin barışçıl protestoları bastırmak ve Kürt aktivistleri sindirmek için orantısız güç kullandığını sık sık rapor ediyor.

    İran ekonomisi, uzun yıllardır uluslararası yaptırımlardan ve petrol ihracat yasaklarından önemli ölçüde zarar gördü.

    Tahran, milyonlarca İranlının yaşam koşullarını iyileştirmek için Batı dünyası ve Ortadoğu ülkeleriyle yakın ilişkiler kurmaya çalışıyor.

    Öte yandan Tahran hükümeti, Rusya'ya yönelik uluslararası yaptırımlara katılmayarak Moskova ile güçlü bağlarını koruyor ve Ukrayna'ya karşı savaştan azami fayda sağlamaya çalışıyor.

    Özellikle ABD'nin Afganistan'dan çekilmesinin büyük bir fiyasko ve başarısızlık olarak tanımlanması ve ABD'nin artık bölgedeki hakim süper güç olarak görülmemesi nedeniyle, İran askeri operasyonlar yürütmeye daha da motive olmuş durumda.

    İran'ın Moskova ile güçlü siyasi bağları var, ancak 2021'de İran ve Rusya arasındaki ticaret hacmi sadece 4 milyar dolara ulaştığı için bu ilişki Tahran için önemli bir ekonomik fayda sağlamıyor.

    İran, Rusya'dan sonra dünyanın en büyük ikinci doğal gaz rezervine sahip olduğundan, Tahran ayrıca Avrupa'ya gaz ihracatında Rusya'nın yerini almayı umuyor.Ancak Moskova, Tahran'ın dünyanın en büyük gaz tedarikçisi olmasına izin vermeyebilir.

    Rusya, İran'ın Batı dünyasıyla yakın ilişkiler geliştirmesini engellemeye çalışıyor ve İran'ın Amerika da dahil olmak üzere dünya güçleriyle Temmuz 2015'te imzaladığı, Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) olarak adlandırılan nükleer anlaşmayı destekleme sözü veriyor.

    Öte yandan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Suriye’de 2011'de iç savaşın başlamasından bu yana Esad rejimini desteklemesi nedeniyle İran, Moskova'nın Suriye'deki artan askeri varlığından memnun değildi.

    Üst düzey İranlı ve Suriyeli yetkililer, Ukrayna savaşının ilk günlerinden bu yana Rusya'nın Suriye'deki etkisinin azalacağını öngörerek yeni oluşacak fırsatları değerlendirmek üzere birkaç toplantı gerçekleştirdi.

    Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu başkanı Ali Memluk Şubat ayı sonunda İran Cumhurbaşkanı Ebrahim Reisi ile bir araya geldi ve Suriye Devlet Başkanı Esad, 1 Mart'ta Şam'da İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Asghar Hacı'yı kabul etti. Beşar Esad da Mayıs ayında Tahran'a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirerek İran İslam Devrimi lideri Seyyid Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Seyyid İbrahim Reisi ile ayrı ayrı görüşmüştü. Mayıs’taki görüşmeler, Esad’ın Suriye iç savaşı başlamasından bu yana ikinci Tahran ziyareti olduğu için önemli bir yakınlaşma olarak tarihe geçti.

    Türkiye'nin hava sahasını Rusya ile Suriye arasındaki Rus askeri ve sivil uçuşlarına kapatma kararı almasından bu yana İran'ın özellikle Suriye'de siyasi etkisini artırdığı gözlensede, ABD ve Rusya gibi büyük güçlerin Orta Doğu'dan çekilmesi İran'ın bölgedeki güç boşluğunu dolduracağı anlamına gelmiyor. Orta Doğu’nun güçlü ülkeleri İran’ın yayılmacılığına karşı birleşiyor.

    Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn, 2020'de ABD'nin aracılık ettiği İbrahim Anlaşmaları gereğince İsrail ile ilişkileri normalleştirdi ve Suudi liderler de  İsrail ile yakın ilişkiler kurmaya istekli olduklarını ifade ediyorlar. İsrail Yahudi devleti on yıllardır İran ile bir vekalet savaşı içinde.

    Amerika bölgeden çekiliyor olsa da, Orta Doğu ülkeleri gelen ülkeleri kendi başlarının çaresine bakarak, İran'ın askeri saldırılarına yanıt veriyor. Suudi ve BAE güçleri uzun zamandır Yemen'de İran destekli güçleri hedef alıyor ve İsrail sadece bu yıl Suriye'ye yedi hava saldırısı düzenledi ve Pazartesi günü yapılan son saldırıda ikisi İran Devrim Muhafızları subayı da dahil olmak üzere en az dört kişiyi etkisiz hale getirdiğini açıkladı.

    Suudi Arabistan’ın önceliği, petrol üretimini ve kutsal bölgelerini Şii İran tehditlerinden korumaya çalışıyor.

    Yemen'deki Husi isyancıları, Mart ayında, Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde bulunan Saudi Aramco'ya ait petrol tesislerine ve en az altı bölgeye füze saldırılarında bulundu.
     
    ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan'ın Bloomberg tarafından aktarıldığına göre, "Husiler bu terörist saldırıları, kendilerine füze ve İHA bileşenleri, eğitim ve uzmanlık desteği veren İran'ın sağladığı imkanlarla başlatıyor." dedi.

    Suudi Arabistan ve BAE, başkent Sanaa'yı ele geçiren Husileri 2015'ten beri hedef alıyor, ancak askeri harekâtlar Husileri ortadan kaldırmayı başaramadı ve Yemen’de dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oluyor.

    Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Salman'ın geçenlerde Ürdün, Mısır ve Türkiye'yi ziyaret etmesi ve bu ülkelerle yaptığı iş anlaşmaları İran'ı bölgede tecrit etme yönünde bir hamle olarak görülebilir.

    Mısır ve Türkiye, Ortadoğu nüfusunun neredeyse yarısına ev sahipliği yapıyor ve zengin körfez ülkeleri nezdinde güçlü ordularıyla büyük Sünni devletler olarak tanımlanıyorlar.

    AKP hükümeti İran ile güçlü bağlar kurdu, ancak Erdoğan, Türkiye ciddi bir ekonomik kriz yaşadığı için Suudi Arabistan ile ticari bağların geliştirilmesine öncelik verdi.

    Erdoğan, Suudi yöneticilerine yönelik İstanbul'daki Suudi Başkonsolosluğu'ndaki gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili sert eleştirilerine rağmen, 28 Nisan'da Cidde'deki kraliyet sarayında Veliaht Prens Muhammed Bin Selman tarafından karşılandı. Erdoğan ziyareti sırasında Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz el- Suud ile de bir araya geldi.

    Rusya, İran rejimiyle yakın bağlarını sürdürse ve Biden yönetimi, Trump yönetiminin aksine, İran'ı nükleer programından vazgeçirmek için diplomatik kanallar aracılığıyla ikna etmeye çalışıyor olsa da, İran nükleer silah üretmek için etkili bir şekilde uranyum zenginleştirme sürecine devam ederek ve Ortadoğu'da yayılmacı bir dış politika izleyerek kendini izole etmeye devam edecek.

    Suriye iç savaşının patlak verdiği 2011'den bu yana Esad'ı en çok destekleyen ülke olan İran, Rusya'nın Ukrayna'ya odaklanmasıyla Suriye'de veya başka bir Orta Doğu bölgesinde fazla bir kontrol kazanamayacak gibi görünüyor. Şii İran rejimi kendine yakın silahlı gruplaru büyük Ortadoğu devletlerine karşı desteklerken, Erdoğan, Suudi Arabistan, BAE ve İsrail ile bağlarını geliştiriyor.
    08 Tem 2022 11:25