12 Eylül ve 28 Şubat davaları ile ilgili şok gerçek!.

28 Şubat'ın yıldönümü ile birlikte AKP hükümetine yakın medya ve siyasiler yeniden post-modern darbenin mağduru olduğunu dillendirmeye başladı.
Ancak 28 Şubat iddianamesini polis fezlekesi olmadan ve izin kullanmadan hazırlayan savcılar Mustafa Bilgili ve Kemal Çetin 15 Temmuz sonrası "F..." iddiası ile tutuklandı. Diğer yandan 28 Şubat sanıklarını yargılayan ve tutuklayan Ankara 11 ve 12.Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti de tam kadro içeri atıldı. Her iki mahkemenin başkanı Dündar Örsdemir ve Süleyman İnce'nin yanı sıra hakimler Haydar Kol, Kadriye Çatal, Nihan Uslu, Ali Ertan, Muhammed Alabaş da hapse gönderildi.
 
Savcı Kemal Çetin, 12 Eylül referandumunda evet çıkması ile başlayan süreç sonrasında 12 Eylül darbesi ile ilgili iddianameyi hazırlamış, akabinde açılan dava tüm heyeti tutuklanan Ankara 12. Ağır Ceza mahkemesinde görüşmüştü. 12 Eylül ve 28 Şubat iddianamelerini yazan savcılar ve mahkeme üye ve başkanlarının tamamının tutuklanması amacın "darbelerle hesaplaşma mı", "hesap sorandan intikam alma mı" olduğu sorusunu akıllara getirdi. 
 
Hakim ve savcılara mahkeme sorgularında suçlamalardan daha çok adeta anket soruları yöneltildi. Bunlardan bazıları şöyle;

Bank Asya'da paranız var mı?

Cemaat okullarında çocuklarınızı okuttunuz mu?

Cemaat evlerinde kaldınız mı?

Darbe başarılı olsa size ne görev verilecekti?

Fetullah Gülen'i tanıyor musunuz?

Darbede görev alan askerlerden tanıdığınız var mı? 
 
Diğer yandan savcılar ve hakimlere suç tarihi olarak 15 Temmuz gösterilirken, dosyalarda suç tarihi öncesine ait telefon görüşme kayıtları, verdikleri kararlar ve o dönemde görevde olan polislerle olan görüşmeleri yer aldı.
 
Hakim ve savcının polis ile görüşmesi suç sayılırken, dosyalarda hakim ve savcıların çete üyeleri, mafya liderleri gibi dosyasına baktıkları şahısların hiç biri ile görüşmesi olmadığı da ortaya çıktı. 

Haberdar
05 Mart 2017 18:39
DİĞER HABERLER