"Ben Türkiye'nin de kızıyım" diyen Pakistanlı öğrencinin kabrine Türk bayrağı

Pakistan'da faaliyet gösteren Türk okulları vesilesiyle kurulan sevgi bağları, iki millet arasında yeni köprüler kurmaya devam ediyor. Türk okullarının başkent İslamabad şubesinde eğitim gören ve beyin tümörü teşhisiyle geçirdiği ameliyat sonrası vefat eden Anum Enver'in mezarına ailesi, Pakistan ve Türkiye bayrağı koydu. Baba Enver Malik, "Ben hem Pakistanlıların hem de Türklerin kızıyım" diyen evladının mezarına bu nedenle Türk bayrağı diktiklerini söyledi.

Cihan Haber Ajansı, Türk okullarında okuyan ve beyin tümörü ameliyatında hayatını kaybeden Anum Enver'in başkent İslamabad'ın 130 kilometre ötesindeki Kallarkahar şehrinde bulunan evine konuk oldu. Anum Enver'in mezarına Türk ve Pakistan bayrakları koyan aile, kızlarının Türk okullarını çok sevdiğini söylerken, özellikle belletmeni ve hocasından çokça bahsettiğini ifade etti. "Abla" ve "hoca" kelimelerinin Türkçesini ailesine ezberleten 10'uncu sınıf öğrencisi Anum Enver, ahirete göç ettiğinde 15 yaşındaydı.

"TÜRK ÖĞRETMENLER, KIZIM İÇİN BABA VE ANNEDEN FARKSIZDI"

Kızının Türk okullarına gönderdiği için kendisiyle gurur duyduğunu ifade eden baba Malik, gözleri dolu bir şekilde, kızının Pak-Türk Okulu'nda kendisini çok geliştirdiğini söyledi. Enver'in hocalarına ve ablalarına karşı beslediği bu yoğun sevgiyi sürekli anlattığına değinen Malik, "Bir keresinde ona, 'Kızım sen Pakistan'ın mı yoksa Türkiye'nin mi kızısın?' diye sordum. Kızım cevaben; 'Babacığım ben Pakistan'da doğdum, büyüdüm. Burası benim ülkem. Ama yarım da Türklerin tarafında. Ben onların da kızıyım." dediğini ve gülüştüklerini anlattı.

Enver'in annesi Rıfat Yasemin, Türk okullarından kızının da kendisinin de çok memnun olduğunu ifade ederken, "Kızım hep hocalarından ve ablalarından bahsediyordu. Onlar kızım için bir anneden, abladan farksızdı." dedi.

ÖĞRETMENİ: DOKTOR-MÜHENDİS OLMAKTAN VAZGEÇTİ

Enver'in ailesine sürekli bahsettiği ve annesi olarak gördüğü Türkçe öğretmeni Selviye Koç ise öğrencisini anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı. Vefat eden öğrencisinin Türkçe'yi çok çabuk öğrendiğini belirten Selviye öğretmen, Enver'in okula başladıktan sonra öğretmen olma isteğini şöyle anlattı: "Anum ilk başlarda doktor, mühendis veya avukat olmak istediğini söylüyordu. Sonraki yıllarda ise 'Ben artık doktor ya da mühendis değil; sizler gibi öğretmen olmak istiyorum. Üniversiteyi de Türkiye'de okumak istiyorum.' diyordu."

"ÖLDÜĞÜ HABERİYLE YIKILDIM"

Selviye öğretmen öğrencisinin son günlerini ise şöyle anlattı: "Hastalığını duyduğum ilk saatlerde kendime gelemedim. Çok başarılı bir öğrenciydi. Rahatsızlanıp hastaneye yatınca kendisini ziyaret ettik. Bize okulu ve Türk yemeklerini çok özlediğini söylüyordu. Döneceğini sanıyorduk. Bir gün Enver'in babası beni aradı ve kızının ameliyata alındığını ve dua istediğini söyledi. O zaman ne yapıyordum bilmiyorum; ama elimdeki işi bıraktım. Abdest alıp dua ettim."

Saatler sonra ise babasından öğrencisinin hayatını kaybettiğine dair gelen mesajla yıkıldığını ifade eden sınıf öğretmeni, "Babasından hâlâ silmediğim ve unutamadığım 'O öldü' mesajını aldım. Çok zor günlerdi." dedi.

"PAKİSTANLI BİR BABANIN, KIZI VEFAT ETTİĞİNDE TÜRK BAYRAĞI İSTEMESİNİ HERKES ANLAYAMAZ"

Öğrencisinin cenazesine de katılan Selviye öğretmen, babasının zor zamanında kendisini aramasının ve Türk bayrağını istemesinin herkesin anlayamayacağı bir sevgiden kaynaklandığını ifade etti. Enver'in defin işlemleri sırasında Pakistan ve Türk bayraklarına sarılarak indirildiğine dikkat çeken Selviye öğretmen, bu denli derin muhabbetin nasıl oluştuğunu, "Biz öğrencilerimizi çok içten sevdik" ifadesiyle aktardı.

Pakistan'ın önde gelen şahsiyetlerinin sitayişle bahsettiği Türk okullarının uluslararası olimpiyatlarda 83'ü altın olmak üzere 194 madalyası bulunuyor. Pakistan'da 1995 yılında faaliyet göstermeye başlayan Pak-Türk okulları, ülkenin 9 önemli şehrinde 29 okulla hizmet veriyor. CİHAN
20 Şubat 2016 10:50
DİĞER HABERLER