Bu kez Gülriz Sururi şok etti

Bu kez Gülriz Sururi şok etti
Tiyatrocu Gülriz Sururi verdiği röportajda, muhafazakar kesime eleştiri sınırlarını aşan yorumlarda bulundu, Atatürk'ü de Peygamber ilan etti.

Bir süredir gündemden düşen 1929 doğumlu tiyatrocu Gülriz Sururi T-24 sitesine verdiği röportajda okuyanların ağzını açık bırakacak ifadeler kullandı. Röportajda Atatürk'ü peygamber ilan eden Sururi, seçilmiş iktidara, onu seçenlere ve başörtülülere hakaret etmeyi de ihmal etmedi. İşte o röportajdan ilgili bölümler...

****
Soru: Bugün cumhuriyet kadını kategorisinde görmediğiniz kişiler var mı? Örneğin, Emine Erdoğan sizce bir Cumhuriyet kadını mı?

Gülriz Sururi: Bence değil. Cumhuriyet çocukları demediklerimi şöyle tarif edeyim; Kurtuluş Savaşı yaşadık ve bu savaşı kazandık. Ama bir kazananların yanında olanlar çıktı, bir de üzülenler, cumhuriyet geldi diye ağlayanlar, karalar bağlayanlar. Şimdi onların çocukları ve torunları var. Zannederim, Emine Hanım ve Erdoğan Bey bunların torunları. Bu nedenle onların cumhuriyet çocukları olduklarını kesinlikle kabul etmiyorum.

- Aynı topraklarda yetişenlere “Kurtuluş Savaşı’nın sonucundan memnun olmayanların torunları” diyerek sınıflandırmak ayrımcılık değil mi?

Ama ayrımcılığı her zaman onlar yaptılar. Ben böyle şeylerin farkında bile değildim ki.

- Ne zaman farkında oldunuz?

AKP iktidara geldiği zaman. Onun için, hep söylüyorum, maalesef Kurtuluş Savaşı tamamen kazanılmış, noktası konmuş bir olay değildir.

******

Benim için Atatürk’ün ‘Nutuk’u dünyaya inmiş son kitap
 

- Peki Atatürk bugün gelse 1920’lerdeki politikalarını aynen izler miydi, yoksa döneme göre değişikliğe gider miydi sizce?

Ben bu soruyu almamış olayım. Çünkü benim için Atatürk’ün “Nutuk”u dünyaya inmiş son kitaptır.


- Siz de kendi kutsalınızı mı yaratıyorsunuz?

Olabilir. Halkımızı daha iyi tanımaya başlayınca Atatürk’ün dehasının sandığımdan da daha yukarıda olduğunu gördüm.  

- Atatürk kadınların başörtüsüne müdahale etmezken bugün başörtülü kadınların ciddi bir ağırlık taşıdığı ülkede Köşk’te başörtülü bir first lady’nin olması sizi neden rahatsız ediyor?   

O gün böyle bir tesettür yoktu. Onlarınki çok daha farklı, sıkı sıkı kapanmayan bir model. Benim büyükannem de başörtüsü takıyordu. Başörtüsü takmak, üşürken bere giymek ya da kalpak giymek gibi bir şeydi. Ama şimdi böyle bir şey yok. Bugün saçlarını tamamen örtüyorlar. Tamamen yapay bir moda var.

 İnançlarını böyle yaşamayı tercih eden kadınların bu tavrı sizi neden rahatsız ediyor?

Saçı kapalıyken her tarafı dekolte, göğsünün çatalı gözüküyor.

- Kimin?

Bazı kızların. Başlarda tesettür var, ama takma kirpikler, tayt, makyajlar, piercingler... Kadının dişiliğini göstermesinden sonuna kadar yararlanıyorlar ki kadının seksapelini göstermesi dünyanın her yerinde çok gizli olmalıdır. Bunu ayan beyan gösterenlere iyi gözle bakılmaz. Mini etek tamam, ama onunla müstehcen oluyorsanız tamam değil.

 ‘Tesettürlü kadınlara Nişantaşı kafelerinde oturmaları emredildi’ 
 
- Başı açık kadınlara “etek dediğin diz altı olmalıdır” gibi nasıl giyinmesini söyleyenlerin yaptıklarını siz de şimdi başörtülülere yapmış olmuyor musunuz?

Hayır. Bakın, insanlar hür iradeleriyle kapanabilir. Bunu kabul ediyorum. Ancak 10-12 yıl önce bunlar neredeydi? Sistematik olarak geldiler. Nişantaşı kafelerinde oturmaları emredildi, oralarda oturdular. En beklenmedik restoranlara, en beklenmedik kafelere, sinemalara, tiyatrolara her yere yayıldılar. Örtünmek çok kolaydır, giyinmek zor. Onları giydiremiyorsan sokarsın bir çarşafın içine, her açıdan susturursun, erkek karşısında da yok edersin.

 ***********

‘Ülke bu ırkın elinde olmasaydı daha başka bir yerde olurdu’
 
- AKP’nin seçimlerde kaybedeceğini düşünüyorsanız neden endişeleniyorsunuz?

Ben endişe duymuyorum. Mutlaka, bugün değilse yarın, bunun değişeceğine, Türkiye’nin düze çıkacağına inanıyorum. Ancak halkımızın kararları için hâlâ bir endişe taşıyorum. Çünkü millet olmak ile ümmet olmanın arasındaki farkı anlayamayanların oy çoğunluğu diye bir gerçek var hâlâ ülkemizde.

- Gülriz Sururi halkın seçimine güvenmiyor mu?

Türk insanına taklitçilik, üçkâğıtçılık yapmak üretmekten çok daha kolay geliyor. Halbuki Türk köylüsü için kahraman, çalışkan, misafirperver denirdi; o günlerden üçkağıtçı diye tarif edildiği günlere gelmişiz. 

- Bu durumda size göre cumhuriyet projesi başarısız mı oldu?

Başarısız değil, ama dediğim gibi tamamlanmadı. Coğrafyanın zorluğundan mı yoksa başka nedenlerden mi bilmiyorum ama Doğu’yu göremedik. Bu ülke bu ırkın elinde olmasaydı çok daha başka bir yerde olurdu

19 Şubat 2013 12:55
DİĞER HABERLER