'Camilerde rüşvet pazarlığı yapılıyor'

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, belediyelerde yolsuzluk yapıldığını iddia ettiği yazısında, “Daha önce de yazdım, bu iktidar belediye üzerinden geldi, belediyelerle gidebilir” dedi.
"Şu alçak, hain, lanet olası rüşvetçilerden yakanızı bir an önce kurtarın nasıl kurtaracaksanız. Bunlar herkesi haraca bağlıyor. İhalelere hile karıştırıyorlar, imar işlerinde bu işler çok fazla. İli, ilçesi yok" diye yazan Dilipak yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Bu işe vakfı, camiyi de karıştırıyorlar. Cami avlusunda rüşvet pazarlığı yapıyor bu ahlaksızlar. Açık söylüyorum, bunları ihbar edelim. Direnelim, teslim olmayalım. İhale şartnamesini adrese teslim hazırlıyorlar. Yine kazanacak olursanız ihaleyi iptal ediyor.. Rakamları o kadar şişiriyorlar ki, normal bir teklif zaten çok düşük diye eleniyor. Araya başka naylon şirketleri sokuyorlar. Minareyi çalan kılıfını hazırlamış. İhaleyi almak için KİK, İdare Mahkemesi, kim uğraşacak. İdareyle inatlaşmayalım diyor birileri… İhaleyi alsan ne olacak, bu defa bir eksiklik bulup ödemeyecek."

'NAMAZ DA KILIYORLAR, HACCA DA GİDİYORLAR, CAMİ İLE ALDATIYORLAR'

"Bu işi yapanların adı, Ahmet, Mehmet, Ali, Hasan, Hüseyin! Namaz da kılıyorlar, hacca da gidiyorlar. 'Vay o namaz kılanların haline ki', diye 'din günü'nü hatırlatmak gerek bu adamlara! Müslümanların yüz karası bu adamlar. Hani o ‘Şeytan sizi Allah’la aldatmasın’ diye bir ayet var ya, bunlar da cami ile vakıfla aldatıyorlar! O kadar arsız ve yüzsüzler ki, ‘nasıl yaparsınız bunu’ derseniz, ‘biz milletvekilinin oğlundan da aldık’ diyorlar. Rüşveti alan da, haksız bir kazanç için rüşvet teklif eden de mel’undur. Bu bir memleket meselesi haline geldi. O haram lokma sadece yiyeni ve ailesinin dünya ve ahiretini mahvetmiyor, ahiretini de mahvediyor. Bir de memleket elden gidiyor bu aşağılık heriflerin yüzünden…”

'SİYASİ PARTİLER BİLMİYOR MU, BİLİYORSA NİYE SUSUYORLAR'

“Siyasi partiler bilmiyor mu şehirlerinde dönen dolapları” diye sonra Yeni Akit yazarı Dilipak köşesini şöyle sürdürdü: “Bilmiyorlarsa niye orada oturuyorlar, biliyorsa niye susuyorlar. Dilsiz şeytan olmaktan ne farkı var bunun.. Kol kırılıp yen içinde kalınca, o kollar kangren oluyor, o kollar çolak oluyor. Şeytan aslında bu şekilde hem o rüşvetçileri düşürüyor tuzağına, hem de onlar üzerinden ahaliye zulmediyor. Onlar da şeytanın tetikçiliğini üslenmiş birer haramzadeye dönüşüyor.
06 Ağustos 2017 10:12
DİĞER HABERLER