Deprem yağmacıları ve ateşle oynayan AKP

Deprem bölgesinde dükkanları ve evleri yağmalayan bu yağmacılar kimler ve nereden çıktılar. Polis ve askeri bölgeye erken göndermeyip asayişin bozulmasına neden olan AKP Rejimi, şimdide verdiği hukuk dışı emirlerle çok büyük bir tehlikenin doğmasına zemin hazırlyor.

NURULLAH KAYA 

Hepimizin içini yakan deprem mağduriyetlerine her geçen gün yenisi ekleniyor. İnsanlar artık enkaz altındaki yakınlarını kurtaracak yetersiz ekiplerden, günlerdir bekledikleri ama gelmeyen iş makinalarından, bir türlü ulaşamadıkları çadırlardan, yetersiz yardımlardan umudunu kesti… Seslerini duydukları ve yanı başlarında ölen yakınlarının cenazelerini tek parça alabilmek için gece gündüz deprem bölgesinde bekliyorlar. 

İnsanlar depremde büyük bir şok yaşadılar ancak daha bu şoku atlatamadan deprem sonrası kurtarmadaki yetersizlikle ikinci bir şokla karşılaştılar. Son günlerde depremzedeleri sarsan üçüncü bir şok daha doğdu; yağmacılar. 

İlk Deprem Yağmacıları: AKP’li militanlar 

Deprem bölgesindeki yağmacılar önce AKP’nin parti militanları arasından çıktı. Kendi siyasi görüşlerinden olmayan hangi belediye, kurum, şirket veya gönüllü varsa bunların topladığı yardımlara çöktüler. Nasıl mı yaptılar bunu? Deprem bölgesindeki illerde depremzedelere yardım toplamak veya bir el uzatmak yerine Deli Dumrul misali şehirlerin girişlerini tuttular. Tam bir anarşist misaliydiler. Gelen yardım TIR’larını, kamyonlarını durdurarak el koydular… Sonrada bu yardımların üzerine AKP etiketleri yapıştırıp depremzedelere dağıtıp oy istediler. 

Bunların; deprem olmuş, on binlerce insan ölmüş veya can çekişiyor hiç umurlarında değil. Önemli olan saltanatları devam etsin, sandıktaki oy azalmasın... Bunların tüm kutsal damarları yırtılmış. Hatırlayın bu militanlar, depremden önce hiçbir suçu olmayan ama göz koydukları milyarlarca euroluk şirketlere ve insanlara terörist diyerek mallarını yağmaladılar... Holdinglere, medya binalarına, okullara, dükkanlara zorla girip insanları öldüresiye dövüp mallarına çöktüler... Şimdi aynı şeyi deprem yardımlarına yapıyorlar. 

İkinci Deprem Yağmacıları: AKP’nin affettiği adi suçlular

AKP Hükümeti, 15 Temmuz'dan sonra suçsuz yüzbinlerce insanı dolduracağı hapishanelerde yer açabilmek için ne kadar katil, yağmacı, hırsız, çete mensubu, eroinman varsa hepsini sokaklara saldı. Kimsenin iş vermediği ve şehirlerde boş gezen bu insanlar eski alışkanlıklarına tekrar döndüler. Hatta bu kez daha açıktan ve özgüvenle suç işlemeye başladılar… Çünkü devlet onlara ceza vermiyordu. Eğer bu suçlular polise yakalanırsa,  “Ezan susmaz, bayrak inmez, bana F..cüler iftira attı” diyerek karakolun arka kapısından çıkıveriyorlardı. 

On binlerce katil, hırsız, dolandırıcı deprem olduktan sonra soluğu deprem bölgesinde aldı. İlk günlerde ortada ne polis vardı ne de asker. Onların arayıp da bulamayacakları bir ortamdı. Çaldıkça çaldılar… Arkadaşlarına haber verdiler. Doyamadılar, bir daha, bir daha çalınca halkın isyanıyla karşılaştılar…

Üçüncü Deprem Yağmacıları: Suriyeliler 

Yaklaşık 6 yıl o bölgede çalışmış ve yüz binlerce Suriyelinin bölgeye gelişini, yerleşmesini çok yakinen bilen biri olarak şunu çok açık bir şekilde diyebilirim ki Suriyelilerin büyük bir kısmı gerçekten çok medeni ve iyi insanlar. Eğer Türkiye gelecekte düzelirse Suriyelilerden kültürel ve sosyal açıdan çok şey alabilir. Lakin bu savaş mağduru insanlar gerektiği gibi rehabilete ve entegre edilemedi, edilemiyor… Yaklaşık 10 yıldır Türkiye’de olan ve bulundukları topluma entegre edilemeyen birçok genç Suriyeli de artık yetişkin birer birey olmuş ama bazı değerleri edinemedikleri için serseriler sınıfına girmişlerdir. AKP Rejimi’nin en üstünden altına kadar hırsızlık ve yolsuzluk artık bir lağım gibi patladı ve toplumun ahlakını bozdu... Artık Türkiye bu konuda ülkedeki Suriyelilerin entegrasyonunu bırakın, kendi gençlerini dahi ahlak konusunda eğitemeyen problemli bir topluma dönüştü. Toplumdaki erozyonun ulaştığı boyutu ise kimse anlamak istemiyor ve görmezden geliyor. Bu doğal olarak da toplumun bir parçası olan Suriyelilere de yansımış durumda.


Diğer bir Suriyeliler de gerçekten hırsız ve katil olanlar. Türkiye’nin hapishanelerinden çıkan hırsızlar gibi Suriye’deki cezaevlerinden çıkanlar, yıllardır süren iç savaşta her türlü suça bilerek veya bilmeden karışan problemli insanlar… Ayrıca 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de paralı milis olarak beslenen ve her türlü suça itilen Suriyelilerin de kimler olduğunu AKP Rejimi çok iyi bilmektedir. Bunları bir başka yazıya bırakalım. Lakin bir anda Suriyelilerin hepsine lanet okumak çözüm değil. Bu durumun bu hale gelmesine neden olan 10 yıllık çok büyük toplumsal bir problem var. Bunun bir numaralı sorumlusu da AKP’dir.

Dördüncü Yağmacılar: Yağmacıları linç edenler

Aslında esas büyük tehlike bu insanlar ve bu insanlara yetkiyi verenlerdir. Bunlara geçmeden önce bir şüphemi ve kafamda bir türlü mani olamadığım bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’de yıllardır defalarca çok büyük kumpaslar, provokasyonlar ve senaryolar planlanarak Anadolu halkı birbirine düşürüldü. Derin odakların yaptığı bu planların neticesinde soykırımlar, linçler, suikastlar, oldu… Aklımıza gelemeyecek bir çok zulüm yaşandı Anadolu topraklarında. 

Ermenileri, Rumları, Kürtleri, Alevileri, Sünnileri… Kimleri birbirlerine düşürmediler ki… Karıncayı dahi incitmeyecek Hizmet Hareketi mensupları terörist ilan edilip kontrollü bir darbe yapılarak insanlar canavarlar gibi parçalanıp öldürüldüler onlara işkenceler yaptılar... Şimdi bu güçler AKP Rejimi’nin devam etmesi için her türlü provokasyonu ve kontrollü iç karışıklığı çıkarmak için yağmacılara önce müsaade edip sonra da onları adalete teslim etmeden linç etmeye başladılar. 

Halk artık 15 Temmuz’la birlikte birçok şeyi kanıksamıştı… Devlet yargı kararı bulunmadan, hiçbir delil olmadan kimi hain, kimi terörist veya kimi suçlu ilan etse, AKP yandaşları yığınlar halinde zombiler gibi hareket ederek onları linç ediyordu… Halkın bu reaksiyonunu çok iyi biliyorlar artık. Artık hukuka falan gerek yok! AKP yandaşları artık bir emirle rahatlıkla insanları linç edebiliyor. Öyle ki artık hukuk devleti olarak ilan edilen Türkiye’de yağmacılığın cezası bellidir; polis alır ifadesini, hakim verir cezasını. Ancak bugünlerde bu böyle olmuyor; AKP’nin milisleri veya polisin içindeki işkenceciler yakaladıkları suçluları ölesiye dövüyorlar. Yetmiyor bunları videoya kaydedip paylaşıyor. Bu durum çok büyük ve tehlikeli bir anarşinin doğması anlamına geliyor. Bu durum bir başka yönüyle yine aynı bölgede bilinçli bir şekilde bir dönem Kürtlere yapılan ve PKK gibi çok büyük bir devlet düşmanı kazanılmasına benzer bir oluşumun habercisi. Yağmacıları öldüresiye dövenler ve onlara bu emri verenler de bir yönüyle hukuku adaleti güveni yağmalayan tiplerdir. En kısa sürede bu yanlıştan dönülmelidir. Aksi takdirde hukuk devleti yaşadığı bu depremlerin altına kalır.    

12 Şubat 2023 20:13
DİĞER HABERLER