‘Devlet artık istediği şirkete el koyabilir’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “en güçlü silahı” olarak bilinen tartışmalı Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine bir yenisi daha eklendi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Sanayileşme İcra Komitesi’nin risk gördüğü durumda kritik önemdeki şirketlere el koyma yetkisi verildi. Gerekçe ise “ulusal güvenlik” olarak belirtildi.
14 Ekim’de Resmi gazetede yayımlanan 68 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne göre yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesini sağlamak, üreticilerin yatırım, üretim ve finansman süreçlerini kolaylaştırmak üzere kısa adı SAİK olan Sanayileşme İcra Komitesi'nin kurulmasına karar verildi.

Başkanlığını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yapacağı Sanayileşme İcra Komitesi’ne verilen bir yetki de yeni tartışmalara neden oldu.

Komitenin görev ve yetkilerinin sıralandığı 4. Madde’nin e bendinde “Ülke için kritik öneme sahip şirketlerin ortaklık yapılarında, yurtiçi üretimin sürekliliğini ve ulusal güvenliği riske atabilecek değişikliklere ilişkin yapılacak işlemler konusunda karar almak” ifadeleri yer aldı.

Başkent Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Uğur Emek, söz konusu kararnameyi “Bu kararnameyle devlet riskli gördüğü şirkete el koyabilir, bana sat diyebilir” şeklinde değerlendirdi.

Emek şunları söyledi:

“Kararnamenin ideal bir biçimde uygulandığını varsaydığımızda, bu amaç çerçevesinde yerli üretimdeki bir faaliyette bir şey yapmaması gerekiyor. Ancak yabancı ortaklık söz konusu olduğunda devreye girmesi gerekiyor. Risk gördüklerinde de bir karar alınması öngörülmüş. Bu kararda ‘Yabancı ortağı sokma’ diyebilirler. Şirket satmakta ısrar ettiğinde, ‘Varlık Fonu'na alıyorum’ diyebilirler.” 

Bu durumda da fiyatlandırmada sorun yaşanacağını belirten Emek, “Devlet benim anlaştığım fiyattan alırsa benim için sorun yok. Ama ben 100 milyona anlaşmışken, 50 milyona, 30 milyona alıyorum, derse bu benim mülkiyet hakkıma müdahale anlamına gelir. bu kamulaştırma, devletleştirme, el koyma etkisi yaratır” dedi.

Emek şöyle devam etti:

“Burada cümleden anlaşılıyor ki, şirket normal faaliyetini sürdürürken bir müdahale öngörülmüyor. Ancak ortaklık yapısında bir değişiklik yapmaya kalktığında devreye girecek. İzlemeye alacaklar ve bir karar verilecek. Yapabilirsin ya da yapamazsın diyecekler.

Bunun örnekleri var. ABD'de uygulanıyor, özellikle Çin'e karşı, ABD böyle bir önlem aldı. Çinlilerin doğrudan yabancı sermaye girişine izin vermiyorlar Amerika'da. Kararname bu niyetle hazırlanmış gibi duruyor.”
22 Ekim 2020 20:24
DİĞER HABERLER