Erdoğan’ın Afganistan planı ortaya çıktı

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Erdoğan yönetiminin Libya ve Dağlık Karabağ’da olduğu gibi Suriyeli muhalif grupları Afganistan’a taşıyacağını ileri sürdü. Ancak iddiaya göre bu kez farklı bir yöntem kullanılacak ve Suriyeli silahlı muhalifler ‘özel Türk güvenlik şirketleri’ elemanı olarak gösterilecek.
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR),  Türk istihbaratı ile Suriye’de Afrin ve Türkiye’nin kontrolündeki diğer bölgelerde bulunan muhalif gruplarının liderlerinin, Suriyeli savaşçıların Afganistan’a götürülmesi konusunda anlaştığını bildirdi.

Ancak Türkiye Libya ve Dağlık Karabağ’da savaştırdığı Suriyeli muhalifleri farklı bir yöntemle Afganistan’a taşıyacak. Suriyeli muhalifler Afganistan’da resmi sözleşmeli olarak Türk özel güvenlik şirketleri aracılığıyla işe alınacak.

2 BİN – 3 BİN DOLAR MAAŞ ALACAKLAR
SOHR’a göre, Suriyeli muhalif savaşçılar liderlerine güvenmedikleri için bu süreç örgütler aracılığıyla değil Türk güvenlik şirketleri aracılığıyla yürütülecek ve Eylül ayında başlayacak. Paralı askerlerin Afganistan’da görevi, Kabil Havalimanı’nın, devlet kurumlarının, askeri karargahların ve uluslararası güçlerin koruması olacak.

Paralı askerler Taliban’a karşı herhangi bir askeri operasyonda yer almayacaklar ve aylık 2 bin ila 3 bin dolar arasında değişen maaşlar alacaklar.

SOHR’a bilgi veren kaynaklar, bu paralı askerlerin Kabil’deki varlıklarını yasallaştırmak ve uluslararası hukuk noktasında sıkıntı yaşamak için Türkiye’nin savaşçıları güvenlik şirketlerinde çalışan olarak kaydedeceğini ifade etti.

ABD’DEN ‘ULUSLARARASI HUKUK’ VURGUSU
Türkiye’nin Afganistan’a Suriyeli muhalif savaşçıları göndereceği iddialarına ABD’den de yanıt geldi. Savunma Bakanlığı sözcüsü, bu iddiaları teyit edemeyeceğini ancak, Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlayacak gücün uluslararası hukuka uygun olması gerektiğini kaydetti

Pentagon sözcüsü John Kirby, bu yöndeki haberleri görmediğinden teyit edecek durumda olmadığını kaydetti. Havaalanındaki güvenliğin, sadece ABD’nin değil, Kabil ve Afganistan’da kalmak isteyen diğer ulusların diplomatik varlığa sahip olabilmesi için kesinlikle kritik olduğuna inandıklarını vurgulayan Kirby, görev yapacak güvenlik güçleri için de uluslararası hukuk vurgusu yaptı.

Kirby, “Bu güvenlik varlığının yetkin ve yetenekli olması ve uluslararası hukukun üstünlüğüne ve uluslararası güvenlik güçleri için uygun tutum ve davranışlara tabi olması bizim için olağanüstü derecede önemli olacaktır. Bu protokollerden sorumlu olacaklar ve bu tür protokoller kapsamında da hesap verebilmeliler’’ dedi. Pentagon sözcüsü Kirby, daha fazla yorum yapmayarak toplantıyı noktaladı.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda ve Afrin bölgesinde kullandığı muhalif savaşçıların özellikle Kürtlere karşı bazı eylemleri ve suçlar Batı basınında çokça habere konu oluyor.

Uluslararası hukuk uzmanları bu suçlar dolayısıyla Türkiye’nin ileride başının çokça ağrıyacağını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) dahil uluslararası mahkemelerde yargılanabileceğini ifade ediyor. Uzmanlar, Suriye’nin AİHM’nin görev sahası içinde olmasa bile daha önce verilen emsal kararların buna imkan verdiğini dile getiriyor.

AP’NİN HABERİ VE AKAR’IN AÇIKLAMALARI SOHR’UN İDDİASINI ANLAMLI KILIYOR
Amerikan Associated Press (AP) haber ajansı geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir haberde Amerikan Ordusu’nun Afganistan’da çekilmesinin ardından ülkede ABD diplomatik misyonları korumak için 650 asker bırakacağını bildirmişti.

Ayrıca Afganistan’da bırakılacak 100 kadar Amerikan askerinin de Kabil Havalimanı’nın güvenliğinde Türk askerlere yardım edeceği ve Eylül ayına kadar ülkede kalacağı ifade edilmişti. Ancak haberde neden Eylül ayına kadar kalacakları ve Eylül ayında şartlarda ne gibi değişikliğin olacağına dair bir bilgi verilmemişti.

Bu haber SOHR’un iddiası ile yan yana getirildiğinde anlam kazanıyor çünkü SOHR, Suriyeli muhalif savaşçıların Eylül ayında Afganistan’a taşınmaya başlanacağını belirtti.

SOHR’un iddiasına anlam kazandıran bir başka durum ise Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın geçtiğimiz günlerdeki açıklaması

Hulusi Akar, 23 Haziran’da Meclis’te gazetecilerin sorularına verdiği cevapta, Afganistan’ın başkenti Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’ın işletmesinin devralınması ve güvenliğinin sağlanması planı kapsamında bu ülkeye daha fazla asker gönderilmeyeceğini ifade etmişti.

Türkiye’nin Afganistan’da şu anda 500 civarında askeri bulunuyor. Bu askerlerin bir kısmı Afgan askerlere eğitim veriyor, bir kısmı da Kabil Havalimanı’nın askeri kısmının güvenliğini sağlıyor.

ABD’nin sadece Kabil’deki büyükelçiliğini korumak için 650 asker bulundurduğu bir ortamda Türkiye’nin çok geniş bir alana yayılan Kabil Havalimanı’nın güvenliğini 500 askerle sağlaması mümkün değil. Çünkü havaalanı eskiden beri roket ve havan saldırılarına maruz kalıyor. Ayrıca iniş-kalkış yapan uçakların güvenliği de ayrı bir sorun.

TÜRKİYE, KABİL HAVALİMANI’NIN GÜVENLİĞİNE TALİP
Washington ile ilişkilerin dibe vurduğu son dönemde AKP iktidarı, Haziran ayında yapılan NATO Zirvesi öncesinde ABD Başkanı Joe Biden’ı memnun edecek bir öneri ile ön plana çıktı ve ABD ile NATO askerlerinin çekilmesinin ardından hiç kimsenin talip olmadığı Kabil Havalimanı’nın güvenliğini üstlenmek istediğini açıkladı.

Dağlık bir bölgede yer alan, deniz ulaşımı olmayan ve karayollarında ciddi bir güvenlik sıkıntısı bulunan Afganistan’ın dış dünyayla bağının kurulabilmesi için Kabil Uluslararası Havalimanı hayati bir role sahip.

Kabil Havalimanı, çekilme sonrası güvenliğin sağlanması konusunda öncelikli yerler arasında yer alıyor.

Bazı ülkeler, Afganistan’daki diplomatik misyonlarını tutmanın ön koşulu olarak havalimanı ve hava taşımacılığının güvenliğini öne sürüyor.

Dahası uluslararası yardım kuruluşları bu ülkeye gerekli insani yardımları bu havalimanını kullanarak ulaştırıyor.

Topyekun bir savaşın Kabil’i tehdit etmesi durumunda Kabil’de misyonları bulunan ülkelerin ve örgütlerin personellerini nasıl güvenli bir şekilde tahliye edebilecekleri konusu da ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Avustralya güvenlik gerekçesiyle ülkedeki büyükelçiliğini kapattı. Havalimanının güvenliğinin sağlanamaması durumunda başka ülkelerin de diplomatik temsilciliklerini kapatması bekleniyor.
10 Temmuz 2021 10:36
DİĞER HABERLER