''Erdoğan’ın düşündüğü şey gerçekleşirse kimse güvende olmayacak''

HDP’nin Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Garo Paylan, bankacılık kanununda yapılacak değişikliğe ilişkin olarak, “Eğer ki Erdoğan’ın düşündüğü şey gerçekleşirse kimse güvende olmayacak. Çünkü düzenlemeyle kaynakların saraya ve yandaşlara aktarılması isteniyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bankacılık kanunu ve diğer bazı kanunlarda değişiklik öngören 40 maddelik "Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi.  

Bankacılık yasası, "özel bankaların sınırlanacağı, Varlık Fonu’ndaki denetimsizliğinin artırılacağı, iktidar ve iktidara yakın kişi ve sermaye gruplarının hesap hareketlerinin kamuoyu tarafından takip edilmesinin engelleneceği yönünde kaygılarıyla" eleştirildi. 

Ayrıca yasa teklifinde yer alan “yanıltıcı bilgi” şeklindeki ifadenin de ekonomi yönetimine uyum sağlamayan bankaların ağır bir şekilde cezalandırılmasını öngörüyor.

"Bankacılık alanına zapturapt"

HDP’nin Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, söz konusu kanun teklifine dair değerlendirmelerde bulundu. Paylan, düzenlemeyle bankacılık sisteminin zapturapt altına alınmak istendiğini ve böylece tüm kaynakların "direk Saray'a bağlanmak" istendiğini söyledi.  Paylan, “Eğer ki Erdoğan’ın düşündüğü şey gerçekleşirse ne bankalara mevduat koyan vatandaşlarımız ne de bankalarda kredi çekecek olan vatandaşlarımız güvende olacak. Çünkü düzenleme kaynakların saraya ve yandaşlara aktarılması isteniyor” dedi.

"Varlık fonu sınırsızca borçlanacak"

Bankacılık kanunu ve diğer bazı kanunlarda değişiklik öngören 40 maddelik "Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin yasalaşması halinde Varlık Fonu’nun kamu bankaları ya da bankacılık sisteminden sınırsızca borçlanabilme imkânını elde edeceğini vurgulayan Paylan, “Başında Erdoğan ile damadının bulunduğu Varlık Fonu, bankalardan sınırsızca borçlanabilecek.  Bu kaynaklarda Kanal İstanbul gibi yıkım projelerine yatırılabilecek” diye belirtti.

"Varlık yandaşa, borç vatandaşa"

Paylan, “Kanal İstanbul projesi başlansa dahi bitirilecek bir proje değil. Haliyle batacak bir proje için bankalardan alınan kaynaklar, bankaları da batıracak. Bu da bu yükün vatandaşların sırtına yükleneceği anlamını taşıyor. Varlık Fonu diye ortaya çıkan bu fon, maalesef varlığın yandaşlara aktarıldığı borcun da vatandaşlara yığıldığı bir fona dönüştürülüyor. Yani varlıklar yandaşlara akacak, bankalardaki varlıklar yandaşlara borçlar ise vatandaşlara yığılacak” diye konuştu.

"Bankalara ağır cezalar gelecek"

Bankaların ekonomiye dair analizler çıkarttığını ifade eden Paylan, düzenlemenin hayata geçirilmesi ile birlikte rapor yazan analistlerle bankalara ağır cezalarında uygulanacağını dile getirdi. Paylan, şöyle devam etti: “Geçen yıl Erdoğan ve damadı ‘Türkiye’de kriz var’ diyenleri teröristle eş değer tutup, verdikleri talimatlarla vatandaşlarımızın evlerine operasyonlar yapılıp vatandaşlarımız gece saatlerinde gözaltına alındılar. Bu düzenleme o dönemde yapılan yasa dışı operasyonları yasal hale getirecek olan bir düzenlemedir. Eğer ki bir banka analisti ekonomideki gelişmelere dair rapor yazıyorsa bankacılık sistemini tehlikeye atmaktan dolayı cezai yaptırımla karşı karşıya kalacak. Ve bunu bilenlerde maalesef son dönemlerde olduğu gibi susmayı tercih edecekler. Yani analiz raporları yazılmayacak ve bunun sonucunda da hatalar görülmeyecek. Eleştirilemeyecek bir düzenleme hem vatandaşları koruyamaz.” 

"Günahına vatandaşlar dahil edecekler"

Paylan, düzenlemede İstanbul Kanalı ile ilgili olan ikinci maddeye dair ise şu uyarılarında bulundu:
 
"Şimdi Kanal İstanbul’un yandaşlara peşkeş çekildiğine dair bir algı var. Hükümet bu algıyı değiştirmek için proje finansmanı diye bir yapı ihdas ediyor. Bence burada da vatandaşlarımızı bu projeye ortak etmeye çalışacaklar. Yani şunu diyecekler ‘Kanal İstanbul büyük bir rant getirecek. Ey vatandaş bu projeye bir koyup beş alacaksınız.’ Yani Kanal Projesini sanki bu halkın projesiymiş şekline getirecekler. Kısacası Kanal İstanbul günahına vatandaşlarımızı da dahil edecekler.”
13 Şubat 2020 11:38
DİĞER HABERLER