Erdoğan ve Putin'in arasına kara kedi girdi

Ankara, ABD’nin 6 yıl sonra ilk defa rejim kontrolündeki Şayrat Hava Üssü’nü vurmasına sevindi. Ankara’ya operasyon bilgisini ABD Büyükelçisi John Bass verirken Ankara ilk günden Rusya’ya mesajını verdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu uzun bir aradan sonra Rusya’nın Suriye’deki tutumunu eleştirdi ve “Esad’ın arkasında durmayın” çağrısı yaptı.
Çavuşoğlu, rejime en büyük desteği veren Rusya ve İran’a “Böyle bir rejimi destekleyenlere de söylüyoruz ki gelin Suriye’nin milli birliğini, bütünlüğünü sağlayalım, ateşkesi tesis edelim ve siyasi çözüme odaklanalım, bir kişinin ardında durmayalım. Hele hele bu kişi zalimse ve kimyasal silah kullanabiliyorsa bu kişileri meşrulaştırmamamız lazım. Destek veren ülkelere çağrımız budur” dedi. Çavuşoğlu, operasyona yönelik bilginin nasıl iletildiği sorusuna şöyle yanıt verdi: “Koalisyona bilgi verildi. Aynı şekilde ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass da müsteşarımızla temasa geçti. Bundan sonrasını nasıl koordine edebiliriz, bunu birlikte değerlendirmemiz lazım.”

Bass’ın gece geç saatlerde Dışişleri Müsteşarı Ümit Yalçın’ı aradığı öğrenilirken, bakanlıktan bir yetkili, “Bizim için süpriz olmadı. Bilgisi bizimle önceden paylaşılmıştı. Ancak operasyonel detaylara giremiyorum” dedi.

Diplomatik girişim

Han Şeyhun’daki kimyasal saldırının rejim tarafından yapıldığını savunan Ankara’nın diplomatik girişim başlattığı öğrenildi. Çavuşoğlu’nun bu çerçevede, BM Güvenlik Konseyi üyesi 5 ülkenin ve Almanya Dışişleri Bakanı’na görüşme talebi ilettiği belirtildi. Dışişleri’nden bir yetkili, Çavuşoğlu’nun önceki gün Alman ve Fransız muhataplarıyla görüştüğünü ve “Kimyasal silah kullanıldığı tespit edildi. Buna sessiz kalınması kabul edilemez. Uluslararası toplumun ciddi bir tepki göstermesi gerek” diyerek Şam yönetimine karşı girişimde bulunduğu öğrenildi. Çavuşoğlu’nun dün de İngiliz muhatabıyla görüştüğü, Rus ve ABD’li muhataplarıyla da yakın zamanda görüşmeyi beklediği kaydedildi.

Güvenli bölge önemli

Bir Türk diplomat ise Suriye’de bir an önce güvenli bölgelerin oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Yetkili, oluşacak güvenli bölgelerin Suriye’deki fiili bölünmeyi sağlayacağı iddialarına ise karşı çıkarak, “Aksine terörden arındırılmış güvenli bölgeler tesis edilirse, bu bölgelere insani yardımın ulaştırılması sağlanırsa, ülkelerini-evlerini terk etmek zorunda kalanlar yurtlarına dönebilir. Bunun için de Astana süreci ile başlatılan ateşkes sürecinin tüm ülkeye yayılması gerek. Ardından da Cenevre süreci çerçevesinde geçiş dönemi başlatılmalı ve Suriye muhalefeti ve rejimi bir araya gelmeli” yorumunu yaptı. Yetkili, ABD’nin rejime yönelik hava operasyonlarının bir defalık olduğunu açıkladığına da işaret ederken, “Ancak bu açıklamada da sürecin tekrarı halinde bunun cezasız kalmayacağına dair ifadeler var” dedi.

O pilot tutuklandı

4 Mart’ta Hatay sınırına düşen rejimin pilotlarından Mehmet Sufhan, ABD’nin hava saldırısının hemen ardından dün tutuklandı. Uçaktan paraşütle atlayarak kurtulan 56 yaşındaki pilot Sufhan, bir aylık tedavisinin ardından taburcu edildiği gün “Türkiye Cumhuriyeti sınır güvenliğini ihlal ve casusluk” suçlarından tutuklandı. Sufhan’ın paraşütle atlama sırasında omuriliği kırılmış ve Hatay Devlet Hastanesi’nde ameliyat edilmişti.

GÜVENLİ BÖLGE VURGUSU

Çavuşoğlu da rejimin elindeki kimyasal silahları teslim etmediğini söyleyerek bundan sonra çabaların Suriye’de güvenli bölgelerin oluşturulması olduğunu vurguladı: “Suriye içinde yerinden edilmiş insanların sayısı çoktur ve bu insanlar nerelerde yerleştirilecek? Suriye içinde güvenli bölgeler her zamankinden daha fazla önem arz etmiştir. Güvenli bölgeleri genişletmemiz lazım.” Çavuşoğlu, uluslararası toplumun Suriye konusunda daha koordine olması gerektiğini vurgulayarak “Bu rejimi bir an evvel Suriye’nin başından uzaklaştırmak lazım. Bir geçiş hükümeti kurmak lazım” dedi.

ANKARA’DAN JET AÇIKLAMA

Dışişleri, tarihinin en hızlı açıklamalarından birini dün yaptı ve ABD’nin operasyonuna destek verdi: “ABD’nin sabaha karşı rejimin Şayrat askeri üssüne yaptığı operasyonu son derece olumlu karşılamaktayız. Benzer suçların cezasız kalmaması ve hesap verilebilirliğin tesis edilmesi yönünde atılacak adımlar Türkiye’nin tam desteğine sahip olacaktır. Rejimi halkına karşı sürdürdüğü terör ve toplu cezalandırma uygulamalarından alıkoyacak ve Suriye’de siyasi çözümün önünü açacak bir sürecin ilerletilmesi için 3 milyon Suriyeliyi barındıran bir ülke olarak uluslararası toplumla birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”
08 Nisan 2017 10:50
DİĞER HABERLER