Genel yayın yönetmenleri baskıyı anlattı

Genel yayın yönetmenleri baskıyı anlattı
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Çağdaş Gazeteciler Derneği, "Basın ve Özgür Toplum İçin Dayanışma" başlığıyla bir toplantı düzenledi.

Çağaloğlu'ndaki Basın Müzesi'nde düzenlenen toplantıya bazı gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri katıldı. Toplantının basına açık kısmında konuşmalar yapıldı. İlk olarak TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş son dönemde gazetecilere yönelik engellemeler ve basına yönelik yasaklarla ilgili bilgiler verdi. Ardından da TGC Başkanı Turgay Olcayto söz aldı.

 "Meslek hayatım boyunca basını bu kadar bölen, basına bu kadar baskı yapan bir iktidarla karşılaşmadım" diyen Olcayto, " Kendilerinden olmayan gazetecileri gazeteci saymıyorlar. Biz de iktidardan yana olan gazetecileri gazeteci saymıyoruz. Çünkü tetikçilik yapıyorlar. Biz bu toplantıya bütün basına çağırdık. Türkiye'de çok sesli bir toplum yeşersin istiyoruz. Basın özgürlüğü çağdaş ülkelerdeki gibi olsun. Halkın iletişim kanalları tıkanmasın. Çok sesle toplumdan tek sesli topluma geçişin hazırlıkları var gibi geliyor. Biz basın olarak elbette sinmeyeceğiz. Doğru olanı söylemeye devam edeceğiz. İnadına doğru gazetecilik yapmaya çalışacağız. Son bir yılda 700 gazeteci işsiz kaldı. Bu tabloyu değiştireceğiz. Kendi aramızda uzlaşma olabilir mi ? Kendi aramızda bölünmeyi önleyebilir miyiz bunu konuşacağız" dedi.


İÇ SAVAŞA KARAR VERİLDİ İDDİASI
Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay da Türkiye'nin zor durumda olduğunu söyleyerek, "İktidar kararını vermiş. İç savaşa karar vermiş. Bu bütün sektörleri etkiliyor. İş kimin daha fazla öldürdüğüne geldi. Bizim sektörümüz zaten baskı altındaydı. İktidar diyor ki ya benim olursun, ya yok olursun" dedi.  

BARIŞ GAZETECİLİĞİ GEREKİYOR
Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Uğur Güç de, " Gazeteciler birbirlerinden uzaklaştırıldı. İktidar tetikçisi gazeteler var. Bu gazetecilerin yaptıkları işi gazetecilik olarak görmek mümkün değil. Nefret dili kullanılıyor. İnsanlar ötekileştiriliyor. Bize çok görev düşüyor. Barış gazeteciliği gerekiyor" dedi.  

ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ
Ardından toplantıya katılan basın kuruluşlarının temsilcileri alfabetik sıraya göre kürsüye gelip konuştu. İlk olarak Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım söz aldı. " Artık sözün bittiği yerdeyiz" diyen Yıldırım, " Son 10 yıldır cezaevleriyle, sansürle, işten atmalarla, polis baskınlarıyla gözaltılarla geçti. Bundan sonra gazetecilere yönelik fiili saldırıları bekleyebiliriz. Bunu bizzat yaşamış bir meslektaşınızım. Silivri'de 4.5 yıl cezaevinde kaldık. Ergenekon denilen saçma davadan dolayı. Teröre ve saltanata karşı mücadele ortaktır" diye konuştu.

YIĞINLA İNSAN HARİTADAN ÜLKE BAKIYOR

Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros da "Daha dünkü cenazeleri bile defnedememişken yeni cenazeler var. Sokağa çıkma yasağı olan ilçeler var. Ciddi bir öfke birikiyor. Basın özgürlüğünü tartışıyoruz ama ülkede huzurla alakalı ciddi bir süreçten geçiyoruz. Etrafımda yığınla insan kendisine haritadan ülke bakıyor. Çocuğuna bu ülkede gelecek göremiyor" diye konuştu.

Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Abdulhamit Bilici de, "Terzi söküğünü dikemez denir. Bunun somut örneklerinden biri biz medyayız. Başka sorunlarla çok ilgileniyoruz ama kendi sorunlarımızı düzeltmede yeterli olmadığımız kanaatindeyim. Bazıları bizim baskılarla yeni karşılaştığımızı düşünüyor. 2012'ye kadar askerin yasak uygulamalarıyla karşı karşıyaydık. Ondan sonra siyasi iktidarın baskılarıyla karşılaştık" dedi. Bilici son dönemde yaşadıkları baskılar karşısında basın meslek örgütlerinin verdiği desteğe de teşekkür etti. 

BAGAJLARDAN KURTULALIM
Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı da toplantıya katıldı. Toplantı fikrinin bile güzel olduğunu söyleyen Dumanlı, " Değişik hayat tarzlarının Türkiye'de bir masa etrafından toplanması, o farklılıkların getirdiği zenginlikleri konuşabilmesi lazım.Batan gemide direği boyama diye bir şey yok. Bir medya grubuna çökme hadisesi olmuştur. Dün Hürriyet gazetesine geçmiş olsun ziyaretinde bulunduk. 250 kişiden bahsediliyor. Ertuğrul Özkök hakkında bir dava açılıyor. Canlı yayındaki konuşmadan dolayı hakkımda dava açıyorlar. İnsanlar seyretmiyor. Okumuyor. Türk medyasında bir bagaj sorunu yaşanıyor. 'Fakat siz de böyle yapmıştınız'. Evet herkesin söyleyeceği çok şey var. Herkesin herkese söyleyebileceği keskin eleştiriler var. Çözüm olarak şu bagaj derdinden kurtulmak lazım. Bizim içinde bulunduğumuz arabanın lastikleri sökülüyor. Yarın motoru sökülecek. Basın kalmayacak" diye konuştu.

DHA

08 Eylül 2015 17:28
DİĞER HABERLER