Samanyoluhaber.com yazarlarından Esra Büyükcombak, hafta sonu tercihleri ve hobiler üzerine dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
Bir hafta sonu sabahı düşünün… Kahvenizi alıp yeni bir kitaba mı başlıyorsunuz, yoksa birkaç saat daha uyumayı mı tercih ediyorsunuz? Pazar günü yürüyüşle mi başlıyor, yoksa elinizde kumandayla bir dizinin başına mı geçiyorsunuz? Kimimiz hafta sonlarını yeni şeyler öğrenerek, spor yaparak ya da üretken hobilerle değerlendirirken, kimimiz tamamen rahatlamak, zihnimizi boşaltmak ve günü akışına bırakmak istiyoruz. Peki bu alışkanlıklarımız başkalarının gözünde nasıl bir izlenim bırakıyor? İnsanlar, ilgilendiğimiz aktivitelerden yola çıkarak bizim hakkımızda ne düşünüyor? Ve en önemlisi, hobilerimiz başarımızı ve hayatımızı nasıl etkiliyor?
Hobi nedir?
Hobiler, kişinin boş zamanlarında keyif alarak yaptığı ve zorunluluk olmaktan çok kendini iyi hissettiren uğraşlardır. Kimileri için hobi, bir kaçış ve rahatlama yöntemi olurken, kimileri içinse yeni beceriler öğrenmenin eğlenceli bir yoludur. Resim yapmak, kitap okumak, müzik aleti çalmak, spor yapmak, bahçeyle ilgilenmek, yemek tarifleri denemek veya fotoğraf çekmek… Liste uzayıp gider. Aslında, eğer bir aktivite sizi mutlu ediyor ve zamanın nasıl geçtiğini unutturuyorsa, o sizin için bir hobidir! Ancak hobiler yalnızca keyif almak için mi vardır? Yoksa bunların, kişiliğimiz ve hayatımızdaki başarımız üzerinde düşündüğümüzden daha büyük bir etkisi olabilir mi? İşte tam da bu noktada, hobiler sadece bir eğlence aracı mı, gelir kaynağı mı yoksa başarıya giden yolda gizli bir anahtar mı olduğu sorusuyla yola çıkıyoruz.
Hobiler Neler Söylüyor?
Boş zamanlarınızı nasıl geçirdiğinizin, hakkınızda kanaat geliştirilmesine büyük etkisi olduğunu biliyor muydunuz?
Tüm etkinlikleriniz sizin karakterinizi, disiplininizi ve hayata bakış açınızı yansıtan güçlü bir sinyaldir.
Diyelim ki hafta sonlarınızı spor yaparak, yeni bir dil öğrenerek ya da bir beceri geliştirerek geçiriyorsunuz. Sabah erkenden kalkıp yürüyüşe çıkıyor, yemek yapmayı öğreniyor ya da fotoğrafçılık kursuna katılıyorsunuz. Bunlar, dışarıdan bakıldığında sadece birer hobi gibi görünebilir ama aslında insanlara sizin disiplinli, hedef odaklı ve kendini geliştiren biri olduğunuzu gösterir. Örneğin, düzenli olarak koşuya çıkan birinin kararlılığı, satranç oynayan birinin analitik düşünme yeteneği olduğu anlaşılabilir.Hatta bazı araştırmalar, kişisel gelişime yönelik hobileri olan bireylerin iş ve akademik çevrelerinde daha yetkin ve güvenilir bulunduğunu gösteriyor.
Diğer yandan, hafta sonlarınızı dizi izleyerek, sosyal medyada vakit geçirerek ya da arkadaşlarınızla buluşarak değerlendiriyorsanız, bu sizi daha relax biri olarak gösterebilir.Netflix’te bir diziyi sabaha kadar izlemek, TikTok’ta viral videolar arasında kaybolmak veya tüm pazar gününü kahvaltıdan kahveye uzayan bir sohbette geçirmek eğlenceli olsa da, uzun vadede kişisel gelişiminize ne kadar katkı sağladığını düşünmekte fayda var.
Buradaki kritik nokta şu: hayatınızda kendinizi henüz kanıtlamadıysanız, sizi geliştiren ve yetkinliğinizi gösteren hobilere yönelmek büyük avantaj olabilir. Örneğin, iş görüşmesinde “Boş zamanlarımda tarihi romanlar okuyorum ve kendi blogumda kitap incelemeleri yazıyorum.” diyen biriyle, “Genelde sosyal medyada vakit geçiriyorum.” diyen biri arasında algı farkı olacaktır. Fakat zaten başarılı bir kariyere sahipseniz, zaman zaman boş vakitlerinizi keyfi aktivitelerle geçirmek sizi daha ulaşılabilir ve insancıl biri olarak gösterebilir.
Sonuç olarak, hobileriniz sizin hakkınızda düşündüğünüzden daha fazlasını söyler.
Hobilerle Kendinizi Tanıyın
İlgi alanlarınızı tanı gibi düşünülebilirsiniz. Mesela kitap severler, derinlemesine düşündükleri ve zihinlerinin içinde zengin hayatlar yaşadıkları için okurlar. Yeni dünyaları keşfetmek ve farklı insanları anlamak isterler.
Veya eğlenmek ve arkadaş edinmek istedikleri için çevrimiçi oyunlar oynarlar. Parmaklarının ucunda sonsuz maceralar varken, bu oyuncular kazanma dürtülerini başkalarıyla tanışma ihtiyaçlarıyla birleştirirler.
Spor tutkunları ve fitness severler ise kas yapmaktan fazlasını ister. Bu kişiler ne istediklerini bilir ve zorlansalar bile planlarını takip ederler.
Sanata dair hobileri olanlar, derin duygular hissettikleri için bir şeyler yaparlar. Müzikten resme kadar, duygularını sanata dönüştürürler.
Doğa severler telefonlardan ve kaostan uzakta huzura ihtiyaç duyarlar. Ormanda yürürken veya dağlara tırmanırken düşünmek için alan bulurlar. Bu açık hava insanları hayatın sorunlarıyla ayakları yere basarak yüzleşirler.
Yemek yapmayı hobi olarak görenler, kalpleri ve ruhları beslemek isterler. Yeni tarifler dener ve eskilerini daha iyi hale getirirler ve arkadaşlarını yakınlaştırır, güzel yemekler eşliğinde anılar biriktirirler.
Bazı insanlar farklı hikayeleri sevdikleri için pul, madeni para veya eski şeyler toplarlar.
Fotoğraf severler zamanı karelerde dondururlar. Başkalarının fark etmediği şeyleri fark ederler ve hayatın tatlı anlarını kaçırmak istemezler.
Sonuç olarak, hobiler sadece boş zamanları dolduran basit aktiviteler değildir. Onlar, kim olduğumuzu, nasıl düşündüğümüzü ve hayata nasıl baktığımızı yansıtan aynalardır. Kendi ilgi alanlarımızı keşfetmek ve bilinçli seçimler yapmak, hem kişisel gelişimimizi hem de çevremizde bıraktığımız izlenimi şekillendirir. Unutmayalım ki, zamanımızı nasıl harcadığımız, aslında kim olduğumuzu belirler. Bu yüzden, ilgi alanlarınızı keşfederken kendinizi daha iyi tanımaya ve gelişiminize katkı sağlayacak hobiler edinmeye özen gösterebilirsiniz.
Yazıyı dinlemek isterseniz: