İyi havalandırılmayan ortamlar bademcik iltihabını tetikliyor

Bademcik şişmesi veya iltihaplanması, toplum içinde en sık karşılaşılan şikayetlerin başında geliyor. Bakterilerin iyi havalandırılmayan ortamlarda risk faktörü oluşturduğunu belirten uzmanlar, büyük küçük demeden herkesi etkisi altına alan bu hastalığın tedavi edilmediği taktirde daha ciddi sorunlara sebep olabileceğini belirtti.

Avusturya Sen Jorj Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gökhan Güvener, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Tonsilitin çeşitli virüsler veya bakteriler nedeniyle olabileceğini belirten Güvener, "Bademcik enfeksiyonu anlamına gelen latince kökenli 'tonsillit' ifadesi hem tıp dilinde hem günlük konuşmada yaygın olarak kullanılmaktadır. Tonsillit çeşitli virüsler nedeniyle olabileceği gibi, bakteriler nedeniyle de ortaya çıkabilir. Bakteri nedenli tonsillit daha ciddi seyreder, uygun bir tedavi olmadığında ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Tonsilit çeşitli virüsler nedeniyle olabileceği gibi, bakteriler nedeniyle de ortaya çıkabilir. Bakteri nedenli tonsillit daha ciddi seyreder, uygun bir tedavi olmadığında ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Hastalığa yol açan mikroplar bulaşıcıdır. Dolayısıyla genel hijyen önlemleri önem taşır. Hasta kişilerle yakın temastan kaçınmalı, bardak, çatal, kaşık gibi malzemeler başkalarıyla paylaşılmamalıdır. Ellerin sıkı sık sabunla yıkanması önemlidir. Su ve sabun bulunmadığı durumlarda dezenfektan mendiller kullanılabilir. Yine hastalanan kişilerin bu dönemde okula ve işe gitmeyerek, hastalığı yaymama konusunda gösterecekleri özen toplum sağlığı açısından önem taşımaktadır." şeklinde konuştu.

Güvener, tonsilitin belirtilerini ise şu şekilde sıraladı: "Kızarık ve şişmiş bademcikler. Boğaz ağrısı. Ateş. Bademcikler üzerinde sarı-beyaz plaklar. Boyunda ağrılı ve hassas lenf bezi büyümeleri. Yutma güçlüğü, iştahsızlık. Ağız kokusu. Ses değişiklikleri. Özellikle çocuklarda görülebilen bulantı. kusma ve karın ağrıları."

Tonsilitin çocuklarda ve gençlerde daha fazla görüldüğünü belirten Güvener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tonsillit çocuklarda ve gençlerde daha sık görülür. Virüs ve bakterilerin kolayca yayılabileceği kalabalık ve iyi havalandırılmayan ortamlar da bir risk faktörü oluşturur. Bunun dışındaki risk faktörleri arasında; sigara içilmesi (pasif içicilik dahil), kötü beslenme, stres, yorgunluk, burun solunumunun bozuk olmasına bağlı kronik ağız solunumu, bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar ve bağışıklığı baskılayan ilaç kullanımı sayılabilir. Soğuk içeceklerin ve dondurma tüketiminin etkisi bilimsel olarak kanıtlanamamıştır. Soğuk etkisine bağlı damarların daralması ve bunun lokal direnci etkilemesinin; mikropların yerleşip, çoğalmasına zemin hazırladığı düşünülür. Bu konuda yapısal özelliklerin kişiden kişiye değişebileceği unutulmamalıdır. Hassas kişilerin dondurma ve soğuk içecekleri küçük lokmalar halinde ve ağız içinde bir miktar bekleterek tüketmesi daha uygun olabilir.Virüs kökenli tonsillitlerin bağışıklık sisteminin etkisiyle kendiliğinden düzelmesi beklenir, destek tedavileri verilebilir. Bakteriyel tonsillitlerde antibiyotik kullanımı gereklidir. Bakteri ve virüs kökenli enfeksiyonları ayırmada kesin kriterler olmamakla birlikte, antibiyotik kullanımına karar verirken bu ayrımı yapabilmek önemlidir."

Hastanın kişilerle yakın temastan kaçınması gerektiğini vurgulayan Güvener, "Hastalığa yol açan mikroplar bulaşıcıdır. Dolayısıyla genel hijyen önlemleri önem taşır. Hasta kişilerle yakın temastan kaçınmalı, bardak, çatal, kaşık gibi malzemeler başkalarıyla paylaşılmamalıdır. Ellerin sıkı sık sabunla yıkanması önemlidir. Su ve sabun bulunmadığı durumlarda dezenfektan mendiller kullanılabilir. Yine hastalanan kişilerin bu dönemde okula ve işe gitmeyerek, hastalığı yaymama konusunda gösterecekleri özen toplum sağlığı açısından önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı. CİHAN
30 Haziran 2015 11:47
DİĞER HABERLER