Martin Raiser: İŞKUR ile insanların davranışsal tepkileri üzerine çalışacağız

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Martin Raiser, kalkınma alanındaki çalışmalara insanların davranışsal tepkilerinin katılması ve bunların sonuçlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek, Dünya Bankası olarak Türkiye'de bu konuyla alakalı İŞKUR ve Ankara'daki Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV )ile iki yeni çalışma başlatacaklarını söyledi.

Ankara'daki TEPAV binasında 'Dünya Kalkınma Raporu 2015 Akıl, Toplum, Davranış' raporunu sunum toplantısı düzenlendi. Rapor psikolojik ve sosyolojik etkilerin insan davranışını şekillendirmede önemli bir rol oynadığını bu nedenle ekonomik kalkınmaya yaklaşımın bu etkileri mutlaka dikkate alınması gerektiğini savunuyor. Raporun amacı ise kalkınma alanında çalışan araştırmacılara ve politika yapıcılarına literatürdeki bulguları sistematik bir şekilde sunmak ve bu bulguların kullanılmasını teşvik etmek.

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Martin Raiser, politika tasarımında bireylerin davranışsal tepkileri dikkate alınırsa politika sonuçlarının çok daha farklı bir şekilde ortaya çıkabileceğini savundu. Raiser, "İşte bu bağlamda 2015 Kalkınma Raporu şu konuya odaklanıyor. Şu ana kadar davranışsal araştırmalar daha çok gelişmiş ülkelerde gerçekleştirildi ama kalkınma süreçlerinde davranışsal araştırmaların rolü de önem taşıyor. Bu raporda bu konuda ele alınmakta bizler kalkınma alanında çalışan profesyonelleriz ve kalkınma alanındaki çalışmalarımıza davranış boyutunu davranışsal tepkileri de katmamız bunların sonuçlarını da dikkate almamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

"İŞKUR VE TEPAV İLE DAVRANIŞLARLA İLGİLİ İKİ YENİ ÇALIŞMA BAŞLATACAĞIZ"

Dünya Bankası olarak Türkiye'de davranışsal tepkilerle alakalı iki yeni çalışma başlatacaklarını dile getiren Raiser şunları kaydetti:

"Bu yeni çalışmamızda TEPAV ile beraberiz ve işveren anketi gerçekleştireceğiz. Buradaki amacımız işe alım kararlarında gündem önyargıları devreye giriyor mu girmiyor mu ona bakacağız. Bu anketten toplanacak bilgilerle özellikle işe alım kararlarını etkileyen önyargıların neler olduğuna bakacağız özellikle kadınların işgücüne katılımını arttırmak istiyorsak bu önyargılar var mı yok mu önce bunu anlamalı ve ona göre gerekli politikaları şekillendirmeliyiz. Yine davranışlarla alakalı ikinci bir çalışmamızda İŞKUR ile beraber başlatmayı düşündüğümüz bir çalışma. Bu çalışmada da fikrimiz bir test sistemi oluşturmak ve işgücü piyasasına başvuran bireylerin performanslarını incelemek. Performanstan kastım şu bireyler bir işe başvurduklarında eğer sosyo-duygusal eğitim alıyorlarsa başarılı olma şansları artıyor mu artmıyor mu. Bazen insanlar iş başvurusunda mesela 10 defa ret cevabı aldıklarında cesaretlerini kaybedebiliyorlar ama insanların bu noktada kullanabilecekleri sosyo-toplumsal ve duygusal beceri setleri var. Özellikle hayal kırıklığı ile başa çıkmada onlara yardımcı olup kendileri için uygun işi arama çabasını korumalarını sağlayacak. İşte bu tarz ilave danışmanlık hizmeti alan insanlar iş bulma noktasında bu eğitimi alanlara kıyasla daha iyi performans sergiliyorlar mı sergilemiyorlar mı İŞKUR ile yapacağımız çalışmada buna bakıyor olacağız."

TEPAV İcra Direktörü Güven Sak da rapor ile ilgili olarak, "Türkiye'de iktisat politikalarını tasarlarken artık 'sanayi nereye gitsin' diye politikalar tasarlayacaksak, iktisatçılar olarak örneğin 'biyoteknoloji nasıl bir şey, biyolojik süreçler nasıl süreçler' diye öğrenmek zorunda hissediyoruz. Biyoteknoloji, nano teknolojideki değişikliklerin bildiğimiz üretim süreçleri üzerine yol açtığı değişiklikleri kavrayabilmek için ana alandaki yapılan çalışmaları öğrenmemiz gerekiyor. Politika tasarlanırken o politikalar insanların davranışlarını değiştirmek için tasarlanıyor. Aynı zamanda farklı ortamlarda, ülkelerde, kültürlerde insanların o tasarladığınız politikalara ne tür tepkiler verebileceği üzerine de artık daha ayrıntılı düşünmeniz gerekiyor. Onunla ilgili bugün tartışabileceğimiz güzel bir çerçeve var." diye konuştu.
CİHAN
21 Mayıs 2015 15:03
DİĞER HABERLER