Meriç'te can pazarı: Göçmenler günlerdir mahsur, 5 yaşında bir çocuk öldü

Türkiye’den Yunanistan’a geçmeye çalışan bir grup göçmen, günlerdir Meriç nehrinde bir adada mahsur bekliyor. Adada akrep sokması sonrası hayatını kaybeden 5 yaşındaki bir çocuğun hâlâ defnedilemediği belirtildi. Yunanistan, tartışmalı adacığın “kendi sınırları içinde olmadığı” gerekçesiyle herhangi bir adım atmıyor. Yunan basını ise, Yunan makamlarının göçmenleri kurtarmamasını sert şekilde eleştirdi.

Yunanistan basınına göre bir grup göçmen, günlerdir Meriç’te Türkiye-Yunanistan sınırı üzerinde bulunan bir adacıkta mahsur bekliyor. Adacıkta beş yaşındaki bir çocuk hayatını kaybetti. Bir başka çocuğun sağlık durumuysa ciddi.

Yunanistan Polisi ‘ELAS’, perşembe gecesi konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada “koordinatların adacığın Yunan topraklarının dışında olduğunu gösterdiğini” iddia ederek, Meriç’te mahsur kalan yaklaşık 40 göçmenin kurtarılmasından Türkiye’yi sorumlu tuttu.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre Kissari yerleşiminin doğusundaki adacıkta göçmenler beş günden beri mahsur kalmış durumda. Pazartesi gecesi 5 yaşındaki bir kız çocuğu akrep sokması sonucu hayatını kaybetti. Çocuğun bedeni hâlâ toprağa verilmiş değil. 9 yaşındaki bir başka kız çocuğunda ise yüksek ateş görüldü.

TÜRKİYE’YLE İLETİŞİM KURULDU AMA İŞLEM YAPILMADI
‘ELAS’ Üçlü Temas Merkezi aracılığıyla Türkiye makamlarına “tüm kişilerin derhal tahliyesi için gerekli tüm adımların acilen atılmasının ve gerekli ve uygun yardımın sağlanması” talebinde bulunduğu da kaydedildi.

Yunanistan polisi tarafından yapılan açıklamada, göçmenlerin tam olarak nerede bulundukları konusu karanlıkta kaldı. ‘Efimerida ton Sintakton’ gazetesi, Yunanistan Mülteci Konseyi ve HumanRights360 kuruluşlarının WhatsApp’ın canlı konum uygulaması üzerinden elde ettikleri coğrafi koordinatlar mültecilerin Kissari yerleşiminin doğusundaki bir adacıkta mahsur kaldıklarını gösteriyor.

Söz konusu adacık üzerinden Yunanistan makamları temmuz ayında bir grup göçmeni Türk kıyılarına geri göndermişti. O dönemde ‘ELAS’ söz konusu adacığın Yunanistan toprakları dışında olduğunu iddia etmemişti.

Konuyla ilgilenen kuruluşlar Evros polis müdürlüğünü, olaylarla ilgili bir ön soruşturma yürüten Orestiada savcılığını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni bilgilendirmişlerdi. Konuyla ilgili bilgi akışı bugün de devam ediyor.

YUNANİSTAN-TÜRKİYE GERGİNLİĞİNİN FATURASINI GÖÇMENLER HAYATLARIYLA ÖDÜYORLAR
Muhalif çizgideki ‘Efimerida ton Sintakton’ son gelişmeyle ilgili olarak “Göçmenler, Yunanistan ve Türkiye’nin suç teşkil eden mülteci karşıtı politikalarının faturasını hayatlarıyla ödüyorlar; zira Türkiye onları Yunan topraklarına geçmeye zorluyor, aksi takdirde Suriye’ye geri göndereceği tehdidinde bulunuyor, Yunanistan ise mümkün olan her şekilde girişlerini engelliyor ya da sınır dışı ediyor ve onları hakları olan sığınma prosedürüne erişimden en acımasız şekilde mahrum bırakıyor” yorumunda bulundu.

12 Ağustos 2022 14:13
DİĞER HABERLER