MİT ve insan avcılığı

''MİT’in yaptığı tek iş şu: Vaktiyle askeri vesayete ve Ergenekon’a yaptığı hizmeti şimdi Sivil diktatörlüğe hizmet ederek devam ettiriyor. Riskli işlerden uzak duruyor. Eskiden “Beyaz Toros”larla yaptığını şimdi şimdi “Transporter”larla devam ettiriyor. Karada bunlarla insan kaçırıyor havada ise devletin jetleriyle öğretmen avcılığı yapıyor.''
Veysel Ayhan / Tr724

Her ülkenin istihbarat teşkilatı o ülkenin menfaatine çalışır. Bunun istisnası MİT’tir. Kurulduğu günden bu yana MİT’in ülkenin hayrı için yaptığı tek bir faaliyet bulmak mümkün değildir.
 
MİT’in sicilini  6-7 Eylül 1955 olaylarından başlatmak mümkün.

27 Mayıs 1960 İhtilalinde darbeye destek verdi. Darbeyi hükümete haber vermedi.

12 Eylül 1980 darbesi öncesi “darbenin olgunlaştırılması” faaliyetlerini organize etti. Sağ ve soldan 5 bin gencin birbirini öldürmesine çanak tuttu.

“Olgunlaştırma” bitince 12 Eylül darbesi geldi.

İşin içinde “emeği” olan MİT müsteşarı Bülent Türker görevine devam etti.

Hemen her zaman MİT daima darbeci zihniyete hizmet etti. Millete ihanet içinde oldu.

Son 10 yılda gerçekleşen binlerce masumun ölümüne sebep olan terör eylemlerini, MİT ya bizzat organize etti veya ses çıkarmadı.

Son faaliyeti 15 Temmuz oldu. Aylarca hazırlık gerektiren 15 Temmuz girişimini bilmemesi mümkün mü?

Haber vermediğine göre yine baş roldeydi. Ve darbe tiyatrosunu başarıyla organize etti. O sebepte de normalde darbeyi haber vermediği için görevden alınması gereken Müsteşar Hakan Fidan hala görevde.

Yani son olarak 250-300 insanın ya bizzat katili veya seyirci olarak katili oldu.

Sadece bunlar mı?

Bir ülkenin itibarı, ülke dışında kendi vatandaşına, asker veya polisine sahip çıkmasıyla orantılıdır.

ABD veya İsrail’in tek bir askerini korumak için neler yaptığı bütün dünya bilir.

Türkiye’ye gelince vatandaşın, askerin ve polisin kıymeti ortadan kalkar.

IŞİD, 22 Aralık 2016’da Sefer Taş ve Fethi Şahin isimli askerlerimizi canice yakmıştı. Hükümet ve TSK görmezlikten geldi.

Peki bu askerlerimizi infaz edenlere karşı MİT bir eylem yaptı mı? Hayır.

Şu an PKK’nın kaçırıp rehin tuttuğu 10 asker, 2 polis ve ve 10 kamu görevlisi var.

MİT’in bu vatandaşlarımızı kurtarmaya dönük attığı bir adım var mı? Yok.

MİT’in üst düzey 2 yöneticisi PKK’nın elinde esir.

Yurt içi Etnik Bölücü Faaliyetler Başkanı Erhan Pekçetin ve İnsan Kaynakları Yöneticisi Aydın Günel.

MİT’in kendi personelini kurtarmaya dönük bir faaliyeti var mı? Yok.

O ZAMAN MİT ŞU AN NE YAPIYOR?

MİT’in yaptığı tek iş şu: Vaktiyle askeri vesayete ve Ergenekon’a yaptığı hizmeti şimdi Sivil diktatörlüğe hizmet ederek devam ettiriyor.

Riskli işlerden uzak duruyor.

Eskiden “Beyaz Toros”larla yaptığını şimdi şimdi “Transporter”larla devam ettiriyor.

Karada bunlarla insan kaçırıyor havada ise devletin jetleriyle öğretmen avcılığı yapıyor.

“Haydutun dilinden haydut anlar.” Parasını verip antidemokratik ülkelerden ve demokrasisinde gri alanlar bulunan ülkelerden insan kaçırıyor.

Bununla ne elde ediyor?

Türkiye Cumhuriyeti’nin artık haydut bir ülke olduğunu dünyaya ilan ediyor.

Ve çatısı tepelerine çökmek üzere olan Saray sakinlerine geçici mutluluk veriyor.

MİT’in korsan jet’i en son Moğolistan’da görülmüştü.

Moğolistan yetkilileri bu korsanlığa izin vermedi.

MİT’in korsan jet’i şimdi ise Moldova havaalanında görüldü.

6 eğitimci evlerinin önünden, çalıştıkları okullardan, bazıları da kapıları kırılarak evlerinden polis kimliği gösteren kişilerce gözaltına alındı.

İşin sonu henüz belli değil.

Bakalım korsanlık hedefine ulaşacak mı?

Rüşvetlerin miktarı Moldovalı yetkilileri “korsanlığa” ikna edebilecek mi?

AB kapısındaki bir Avrupa ülkesi haydutluğa izin verecek mi?

07 Eylül 2018 11:23
DİĞER HABERLER