Yeniden mitinglere başlayan Turmp'a büyük şok

Gerçek GÜndem'den Sinan Hacır, yeniden mitinglere başlayan Trup'ın yaşadığı büyük şok ile ilgili bir yazı kaleme aldı.

İşte Sinan Hacır'ın oı yazısı:

Trump'ı sevenleri yuhalarsa...
 
Eski ABD Başkanı Trump, malum seçim hazırlıklarına başladı. Ülkenin her yerinde daha şimdiden mitingler düzenliyor. Enerjisi de yerinde. Ancak geçtiğimiz günlerde mitinglerinden birinde yuhalandı.

Bir dakika, Trump öl dese ölecek, radikal muhafazakar seçmen nasıl liderini yuhalamış olabilir ki? Şöyle anlatayım. Trump hatta Cumhuriyetçi seçmen profili genelde aşılara ön yargılı kimselerden oluşur. Sadece Covid-19 için değil, bin senedir bitmeyen “aşılar çocuğumda otizm yapıyor” komplo teorilerini geliştiren ve Türkiye de dahil olmak üzere dünyaya servis eden politik çevrelerdir bunlar.

Geçtiğimiz hafta Biden aşılar için teşekkür ederken eski başkanı da es geçmedi. Emekleri için ona da teşekkür etti. Trump’ın narsist kişiliği bu beklenmedik övgüyü kaldıramamış olacak ki daha önce hiç yapmadığı bir şey yaptı ve seçmenlerine rağmen aşıları övmeye başladı.

Aslında aşı gerginliğinde iki tarafı da kızdırmayacak bir laf etmişti. “Olup olmamak sizin özgürlüğünüz, bunu kimse elinizden alamaz. Ancak açıkça söyleyeyim, aşılar işe yarıyor. Öneriyorum” deyince kalabalıktan yuh sesleri yükseldi.

“Tamam tamam sakin” diyerek kalabalığı kontrol etmeye çalıştı eski başkan. “Ben aşı oldum ondan diyorum, kötü bir şey olsa ilk benden duyarsınız, tabii yine sizin özgürlüğünüz” diye ekledi.

Buradaki asıl şaşırtıcı şey, ABD’li liberallerin muhafazakarlar hakkındaki görüşlerini biraz boşa çıkarıyor oluşuydu. Özellikle Trump destekçisi kalabalıklar hakkında hep “lider kültü” suçlaması yapılırdı. Yani Trumpçılar aşırı sağcı liderine kayıtsız şartsız bağlı bir güruhtu onlara göre.

Bu basit görünen ufak hadise aslında Trump’a da bir mesaj verdi. Bugüne kadar izlediği çizgiden çıkarsa kimse arkasında durmazdı. Muhafazakarların “elit” olarak nitelendirdiği grupla aynı fikirde dahi olmak Trump kadar “kutsallaştırılmış” bir siyasi figürün bile kariyerini sonlandırabilirdi.

ABD merkez medyası ABD’li muhafazakarlardan bahsederken çok genelleyici laflar ediyor. Bu nedenle bizimki gibi başka ülke medyaları da konulardan bahsederken aynı cümleleri kullanıyor. Hepsi aşı karşıtı ya da ırkçı değil. Tüm politik yapılarda olduğu gibi onlar da nüanslarla dolu.

Trump bugüne kadar aşılarla ilgili iyi ya da kötü keskin yorumlardan kaçınmıştı. Çünkü edeceği iki tarafa yönelik yorumunda kendisine oy kaybettireceğini biliyordu. Kendi seçmeninde herkesin hem fikir olduğu konularda fikir belirtmeyi tercih etmişti şu ana dek. Örneğin göçmenlerle ilgili negatif bir şey söylemesi Trump’a zarar vermezdi. Ancak aşı meselesi kendi seçmen kitlesini de bölen bir konu. Bazı Cumhuriyetçiler aşı dayatmalarına karşı, bazılarıysa toptan aşıyı reddediyor.

Trump kitlesinden bahsederken “ırkçı, ayrımcı ve bilim düşmanı” deyip çıkmak işin kolayı herkes için. Bu ırkçı siyasetçi 2016’da aldığı siyahi oylarını 2020’de arttırdıysa demek ki o kadar basit değil yaptığı politikalar. Şu an ülkelerindeki latinoların yarısı Trump’a oy veriyor. Muhafazakar seçmenin nüanslarını takip etmek “ne var canım ırkçılar işte” cümlesiyle açıklanacak gibi değil.

Biden seçim yarışına ilk girdiğinde “ülkenin %15’i pek iyi insanlar değiller” diye bir açıklama yapmıştı. Aslında ülkedeki ırkçı sayısına gönderme yapıyordu Biden. Muhtemelen de haklıydı. Bu %15’lik kesim stereotipik ırkçı ABD’li profilini temsil ediyor. Fakat Trump’a oy veren bir %35 daha var. İçinde siyahı da var, aşı olanı da, latinosu da…

İşte bu denli geniş bir kitleyi tek çatı altında tutmak kolay değil. Son 4 yılda ABD o kadar kutuplaştı ki Biden’ın tek yapması gereken şey televizyona çıkıp “ben Trump değilim” demesi oldu. O yüzden karşı cepheyi birleştirmek daha kolaydı.

Tabii işler artık değişti. 2022 ara seçimler yaklaşırken ABD ekonomisi epey kötü durumda. Covid-19 pandemisinde Biden altında ölenlerin sayısı Trump’ı daha kısa sürede geçmiş oldu. Afganistan gibi dış politika faciaları da cabası. Bu nedenle Biden ve pek anlaşamadıkları konuşulan Harris’in seçmen desteği epey azalmış gözüküyor.

Trump’ın karşısındaki zorluksa hem kendi partisinin içindeki düşmanlarını durdurmak hem de farklı kitlelerden oluşan kendi kalabalığını bir arada tutmak olacak. Yaşına rağmen rakibine kıyasla enerjisi yüksek. Tabii seçmenini kızdırmaması gerekiyor. Haftaya başka bir yazıda görüşmek dileğiyle efendim.

27 Aralık 2021 09:06
DİĞER HABERLER