PKK'lıların sır infazında İran şüphesi!

PKK'lıların sır infazında İran şüphesi!
Samanyoluhaber.com yazarı Aydoğan Vatandaş, 3 PKK'lı kadının Paris'te öldürülmeleri olayında gözlerden kaçan bir detaya dikkat çekti.
Paris'te İran şüphesi!

Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen silahlı saldırı sonucu PKK'nın Avrupa’daki en önemli varlığı Sakine Cansız’ın yanı sıra Fidan Doğan ve Leyla Söylemez adlı 3 kadının öldürülmesinin tek bir amacı var. O da Türkiye ile PKK arasında Öcalan öncülüğünde başlayan barış görüşmelerini engellemek.
 
Saldırı sonrasında öne çıkan 2 olasılık üzerinde duruldu.
 
Biri PKK içinde barış görüşmelerini istemeyen bir kanadın bu işi yaptığı, diğeri ise bu işi Türk istihbarat birimlerinin yapmış olabileceğiydi.
 
Oysa üçüncü ve daha güçlü bir ihtimal daha vardı: İran!
 
Bir kaç nedeni var bu şekilde düşünmemin.
 
2011 Ağustos ayında, İran’ın PKK’nın asıl lideri konumunda bulunan Murat Karayılan’ı önce yakalayıp muhtemelen bazı pazarlıklardan sonra serbest bıraktığını hatırlamalıyız. Murat Karayılan’ın liderliğindeki PKK hiç şüphesiz İran-Suriye ve hatta Rusya denkleminin bir parçasıdır.
 
İran bu konjönktürde inisiyatifin Karayılan’ın elinden çıkıp, Öcalan’ın eline geçmesine müsade edemez!
   
Türk devleti, ASALA operasyonları bağlamında bazı operasyonel faaliyetlere girişmiştir. Ancak bu operasyonların hiç biri Paris’te gerçekleştirilen eylemle bir benzerlik taşımamaktadır. Merak edenler konuyla ilgili ASALA OPERASYONLARI(Timaş Yayınları) kitabıma bakabilirler.
 
Oysa İran’ın 1979 yılından beri özellikle de Paris’te gerçekleştirdiği silahlı eylemler, son Paris saldırısıyla tıpatıp benzerlik göstermektedir.
 
Son Paris saldırısında, Sakine Cansız ve arkadaşlarının yakın mesafeden ve başlarından vurularak  öldürüldüklerini  biliyor ve muhtemelen suikastçinin kurbanların güvenini kazandığını tahmin ediyoruz. 
 
7 Aralık 1979’da Şah'ın yeğeni Shahriar Shafiq Paris’te yakın mesafeden açılan ateş sonucu öldürüldü. Sorumlusu İran rejimiydi. Shafik ve Şah ailesinin diğer üyeleri hakkında İran rejimin ölüm fetvası bulunuyordu. 
 
22 Temmuz 1980’de İran’ın eski Washington Basın Ataşesi  Ali Akbar Tabatabai, Maryland eyaletindeki evinde yakın mesafeden, başından vurularak öldürüldü. Humeyni rejimi aleyhinde düzenlediği protesto gösterisinden 5 gün önce, çıkmaya hazırlandığı radyo programından ise 1 saat önce öldürüldü.  Sorumlusu İran rejimiydi. 
 
7 Şubat 1984’te Şahın en yakın adamlarından, rejim muhalifi General Gholam Ali Oveisi  ve kardeşi yakın mesafeden ve başlarından vurularak öldürüldü. Sorumlusu İran rejimiydi. 
 
13 Temmuz 1989’da İran Kürt hareketinin en önemli ismi  Dr. Ghassemlou ve arkadaşları Fazil Rassoul ve Ghaderi-Azar Viyana’da başlarından ve yakın mesafeden vurularak üstelik koltuklarında oturdukları sırada öldürüldüler. Saldırganın kurbanların güvenini kazandığının delilidir.  Suikastle ilgili kitaplar bile yazıldı. Sorumlusu İran rejimiydi. 
 
3 yıl sonra, 1992’de bu kez Berlin’de Dr. Ghassemlou’nun yerine geçen Dr. Sadegh Sharafkandi yanındaki 4 arkadaşlarıyla birlikte bir Yunan restoranında yemek yerken yine yakın mesafeden vurularak öldürüldüler. Alman mahkemesi saldırıdan İran’ın sorumlu olduğu sonucuna vardı.  
 
1990 yılında  İran’ın BM nezdindeki eski büyükelçisi rejim muhalifi Dr. Kazem Rajavi Cenova’da başından 5 kurşunla vurularak öldürüldü.  15 Haziran 1990’da üst düzey İran’lı yetkililer hakkında uluslararası tutuklama kararı çıkarıldı. Polis, saldırıda İran parmağının olduğunu kesin olarak belirledi.  
 
23 Ekim 1990’da İran rejimin ölüm fetvası verdiği Dr. Cyrus Elahi, başından 6, karnından aldığı 2 kurşunla yakın mesafeden öldürüldü.  Mahkeme saldırıda İran’lı yetkililerin kesin olarak rol aldığı sonucuna vardı.  
 
16 Mart 1993’te  eski diplomat ve İran Direniş Konseyi Temsilcisi Mohammad Hossein Naghdi Roma’da ensesinden yakın mesafeden aldığı kurşun darbeleri sonucu hayatını kaybetti.  Italyan savcıları İran’lı yetkili Amir Mansour Bozorgian’ı saldırıyı organize etmekle suçladı.  
 
27 Mayıs 1996’da rejim muhalifi Dr. Reza Mazlouman, evinde bulunduğu sırada başından 5 kez vurularak öldürüldü.  Şah rejimin Eğitim Bakanı’ydı.   
 
10 Ocak 2012’de Sakine Cansız ve arkadaşları yakın mesafeden ve başlarından vurularak öldürüldü. Saldırının failleri henüz bilinmiyor. 
 
The New York Times Gazetesi, saldırıyla ilgili, “bazı PKK’lılar, müttefiki Suriye’ye karşı duran Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için İran’ın böyle bir saldırının sponsorluğunu yapmış olabileceğini tahmin ediyor’’ ifadelerini kullandı.

AYDOĞAN VATANDAŞ - SAMANYOLUHABER.COM

13 Ocak 2013 10:45
DİĞER HABERLER