Türkçe sevdalısı öğrenciden anlam dolu mektup!

Almanya'da Türk okullarında okuyan 18 yaşındaki bir öğrenci yazdığı mektup ve hazırladığı video ile gönüllerde taht kuruyor...
Daha 18 yaşında Almanyalı İrma... Yaşına bakmayın, kocaman bir yüreği var onun. Türkçe Olimpiyatları'nı Türkçe sevgisini ve Türk insanını harika bir şekilde mektubunda anlatan İrma, bu satırları okuyan herkesi ister istemez duygulandırıyor.

Türkçe Olimpiyatlarına katılan İrma yaşadığı deneyimleri anlattı! | Samanyolu Haber


**************

Yeni sınıfımdan bir kız arkadaşımla tramvayı kaçırmamak için istasyona koşturduğumuz günün benim için yeni bir hayatının başlangıcının olduğunu bilseydim o günü daha fazla aklımda tutardım.

Beşinci sınıftaydım. Bir gün Türk bir kızla tramvayı kaçırmamaya çalışırken arkadaş oldum. Beni hemen ailesiyle tanıştırdı. Onlar da bana yuvalarını açtı. Çok zaman geçmeden sadece okuldan sonra bir kaç saat değil, bazen gecelerimi de arkadaşım ve ailesiyle geçirmeye başladım. Hem zevk dolu bir zaman geçirmeye, hem de Türk kültürünü tanıma fırsatım oldu. Kısa süre sonra kısırın, Türk kahvesinin, kına gecesinin, halay oyunun ne olduğunu öğrenmiş oldum.

Türk milletinin hep denildiği gibi cidden çok misafirperver ve sıcak bir halkının olduğunu görmüş oldum. Tabii ki bu insanların konuştuğu dilini öğrenmek istiyordum.

Arkadaşımla sayesinde okulumuzdaki tüm Türk kızları ile buluşmaya başladıktan sonra arzu ettiğim şeyini yapma imkânım oldu. Onlar kendi aralarında Türkçe konuştuklarında hep bir kaç kelime öğrenmeye çalışırdım. Söyledikleri kelimeleri aklımda tutup evde Türkçe-Almanca sözlüğüne bakardım. Böylece bir zaman sonra hem konuştuklarının çoğunun anlamaya hem de kendim Türkçe cümleler kurmaya başladım. Öğrendiklerimi unutmamak için nerde fırsatı bulduysam, kermeslerde, dönercilerde, Türk dükkânlarında herkesle yarım Türkçemle sohbet etme cesareti gösteriyordum. Türkçem çok iyi değildi ama utanmaya hiç gerek yoktu...

Arkadaşlarımla beraber ilk Türk arkadaşımın anlattığı ders çalışma programlarına katıldıktan sonra aramızdaki samimiyet ve Türklere karşı duyduğum sevgi daha da arttı. Bazen de bavullarımızı hazırlayıp hep beraber başka bir şehre gider, ders çalışıp, çay içer, filim izlerdik. Her defasında büyük bir ailenin bir parçası olmanın ne demek olduğunu öğreniyordum...

Anne babam her zaman yeni tanışmış olduğum tatlı insanlarla ve öğrendiğim Türkçeme şaşırıp duruyordu. Yalnız bu bana yetmiyordu... Artık sevdiğim insanlarının memleketini görmek istiyordum, Türkiye'yi! Ama böyle bir fırsatım ne zaman olacaktı ki? Sonra bir gün arkadaşlarımla beraber Alman-Türk Kültür Festivali’nin final programına gittiğimizde sahnede gördüğüm ve zaten her gün yaşadığım kültürlerin birbirini tamamladığını görünce bir an: "Bende katılsam fena olmaz" diye düşündüm. Ama tam da emin olamadım. Fakat biraz sonra hem arkadaşlarım hem ablalarımın aynı fikirle bana geldiler. Ablam bir şiir seçtikten sonra bana sahneyi çıkıp, kazanmak kalmıştı. Şimdi olmaz sandığım hayalim gerçekleşecekti. Türkiye'ye gidiyorum!

Türkiye’ye gittim ve yaşadığım zamanları anlatmak için sayfalar dolusu yazı yazabilirim. Olimpiyatlarda yaşadıklarımı ve tanıştığım müthiş insanları düşünmediğim, onları özlemediğim bir gün bile geçmiyor hayatımda. Ben olimpiyatlara katılalı iki sene olduğu halde her küçücük haberi bile takip ediyorum. Sunuculuk yapmakla onur duymaya imkânım olduğunda ne kadar şanslı olduğuma şaşırıp her şeyi bırakıp oraya koşmaya çalıştım. Oradaki kimseden ayrılmak zorunda kalmayacağımı ümit eder ve daima güzel bir hayat geçirmeleri için dua ediyorum.
Herkesin sağlıklı ve huzurlu olması dileği ile..
İrma Tuktareva / Almanya

***********

21 Mayıs 2015 17:48
DİĞER HABERLER