'Üretim ve tüketim alışkanlıklarına göre tarımın geleceği yeniden planlanmalı'

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Muharrem Selçuk, üretim ve tüketim alışkanlıklarındaki değişim gibi etkenler doğrultusunda, tarımda geleceğin yeniden planlanması gerektiğini söyledi. Ege Bölgesi Tarımsal Fırsatlar Çalıştayı Denizli'de yapıldı. Ege Bölgesi tarımının geleceğine yön verecek olan, Denizli Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü evsahipliğindeki çalıştaya, sekiz ilden katılımın oldu. Sektörün önünde bulunan engeller ve çözüm yolları tartışıldı.

Çalıştaya Genel Müdür Yardımcısı Selçuk ve Stratejik Yönetim Dairesi Başkanı Ahmet Antalyalı'nın yanısıra daire başkanları, Denizli Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Sezgin Kutlu, Ege Bölgesi il müdürleri, kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çeşitli sektör paydaşları katıldı. Çalıştayda konuşan Muharrem Selçuk gıda arzı, arz güvenliği, gıda güvenliği, kaynakların verimli kullanılması, korunması, üretim ve tüketim alışkanlıklarındaki değişim gibi etkenler doğrultusunda, tarımda geleceği yeniden planlamak durumunda olduklarını söyledi. Ülke ekonomisi açısından önemli sektörlerin başında yer alan tarımın etkin, istikrarlı ve kararlı politikalar sonucunda stratejik bir sektör haline geldiğini belirten Selçuk, gündelik programlar yerine gerçekçi planlamaların önemsendiğini, verimin öne çıkarıldığını ve topyekûn kalkınmanın esas alındığını vurguladı. Tarımda markalaşmanın ve markaların tanınırlığının arttırılmasının önemini vurgulayarak, "Sattığı suyun litresi 1 lira, içinde şeker ve su var. Şimdi biz niye böyle bir marka yaratamıyoruz? Bizim de marka yaratmamız gerekiyor. Pazar hangi malı istiyor, nasıl bir ürün talebinde bulunuyorsa araştırmamızı, incelemelerimizi yapıp ona göre üretim yapmamız gerekiyor. Mesela Denizli'de kekikle ilgili çok güzel bir çalışma var. Tıbbi bitkiler gibi yeni fırsat alanları olabilir. Katma değeri yüksek ürünler üretmemiz lazım. Dökme üründen vazgeçmemiz lazım. Üzüm satıyoruz. 12-15 kiloluk kutularda üzümü satıyoruz. Bir başkası onu götürüp üzerine kendi etiketini basıyor, dünyaya satıyor. Yıllarca bizim zeytinyağımız, İtalyan ve İspanyol markalarıyla satıldı dünyada. Bizim bunlarda kendi markamızla dünya raflarına girmemiz gerekiyor." dedi. CİHAN
25 Kasım 2015 14:45
DİĞER HABERLER