AKP'nin planı tutmadı: Suriyelilerin geri dönüşü beklentilerin altında kaldı

⏱ Okuma Süresi 2 dk•Yayınlanma Pazar, Ekim 25 2026
Paylaş
X Post
TBMM’ye sunulan 2027 yılı bütçe teklifindeki veriler, Suriyelilerin gönüllü geri dönüşlerinde hedeflerin yakalanamadığını ortaya koydu. Bu yıl 700 bin kişinin ülkesine dönmesi beklenirken, yıl sonu tahmini 210 bin kişiyle sınırlı kaldı. Gelecek yıl için belirlenen dönüş hedefi ise 110 bin oldu.
AKP'nin planı tutmadı: Suriyelilerin geri dönüşü beklentilerin altında kaldı

Türkiye’de geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli dönüşlerine ilişkin veriler, 2027 yılı bütçe teklifinde yer aldı. Veriler, geri dönüşlerin planlanan seviyenin oldukça gerisinde kaldığını gösterdi.


Bu yıl için 700 bin Suriyelinin gönüllü ve güvenli biçimde ülkesine dönmesi hedefleniyordu. Ancak yıl sonu gerçekleşme tahmini 210 bin olarak açıklandı. Böylece hedeflenen sayının önemli ölçüde altında kalınması bekleniyor.


2027 yılı için gönüllü geri dönüş hedefi 110 bin kişi olarak belirlenirken, 2028 ve 2029 yılları için yıllık 90 bin kişilik hedef öngörüldü.


70 bin yabancının sınır dışı edilmesi bekleniyor

Cumhuriyet'te yer alan habere göre göç İdaresi Başkanlığı’nın bütçe teklifinde uluslararası koruma başvuruları ve sınır dışı işlemlerine ilişkin veriler de paylaşıldı.


Buna göre, 2026 yılı içinde 40 bin uluslararası koruma başvurusunun sonuçlandırıldığı belirtildi. Yıl sonuna kadar sınır dışı edilen yabancı sayısının ise 70 bine ulaşması bekleniyor.


Sınır güvenliği yatırımları da bütçede yer aldı

Bütçe teklifinde sınır güvenliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalar için belirlenen hedeflere de yer verildi.


Yıl sonuna kadar 200 kilometrelik devriye yolunun tamamlanması planlanırken, tamamlanan sınır duvarı uzunluğunun 80 kilometreye ulaşması öngörülüyor. Kamera ve algılayıcı sistemlerin kurulduğu hatların toplam uzunluğunun ise 94 kilometre olması hedefleniyor.


Bütçe verileri, gönüllü geri dönüşler konusunda belirlenen hedeflerle beklenen gerçekleşme arasında önemli bir fark bulunduğunu ortaya koydu.