Almanya'nın Türkiye kökenli Başbakanı Özdemir'den AfD eleştirisi: 'Hükümetimizin de payı var'

Okuma Süresi 5 dkYayınlanma Perşembe, Eylül 10 2026
Paylaş
X Post
Baden-Württemberg Başbakanı Cem Özdemir, Sachsen-Anhalt eyalet seçimlerinde AfD’nin birinci çıkmasıyla geleneksel partilere özeleştiri çağrısı yaptı. Der Spiegel’e konuşan Yeşiller Partili Özdemir, önceki SPD-Yeşiller-FDP koalisyonunun da AfD’nin yükselişinde sorumluluğu bulunduğunu belirterek, göç, güvenlik ve ekonomik dönüşüm konusunda kaygı taşıyan seçmenlerin yeterince dinlenmediğini söyledi. Özdemir, demokratik partilerin siyaset yapma biçiminde köklü bir kırılmaya ihtiyaç olduğunu savundu.
Almanya'nın Türkiye kökenli Başbakanı Özdemir'den AfD eleştirisi: 'Hükümetimizin de payı var'

Almanya’da Sachsen-Anhalt eyalet seçimlerinden AfD’nin zaferle çıkmasının ardından siyasi partiler sonuçları tartışmaya devam ediyor. Baden-Württemberg Başbakanı ve Yeşiller Partisi’nin önde gelen isimlerinden Cem Özdemir, Der Spiegel’e verdiği röportajda AfD’nin başarısının yalnızca mevcut federal hükümet üzerinden açıklanamayacağını söyledi.


Özdemir, daha önce kendisinin de bakan olarak görev yaptığı SPD, Yeşiller ve FDP’den oluşan ve Almanya’da renklerinden dolayı “trafik ışığı koalisyonu” olarak adlandırılan hükümetin de ortaya çıkan tabloda payı bulunduğunu ifade etti.


“AYNI DEPREM BAŞKA YERLERDE DE TEKRARLANABİLİR”

Özdemir, AfD’nin Sachsen-Anhalt’taki seçim başarısının diğer eyaletlerde de tekrarlanabileceği uyarısında bulundu.


Demokratik partilerin hem politikalarının içeriğini hem de siyaset yapma biçimini hızla değiştirmesi gerektiğini savunan Özdemir, aksi halde Sachsen-Anhalt’ta yaşanan siyasi sarsıntının başka bölgelerde de ortaya çıkabileceğini söyledi.


Seçim gecesi yaptığı değerlendirmede de benzer bir mesaj veren Özdemir, AfD’nin zaferinin ardından hiçbir şeyin eskisi gibi devam edemeyeceğini ve demokratik partilerin kapsamlı bir özeleştiriye gitmesi gerektiğini belirtmişti.


GÖÇ VE GÜVENLİK KONULARINA DİKKAT ÇEKTİ

Özdemir’in Spiegel röportajında en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri AfD seçmenlerinin kaygılarının nasıl ele alındığına ilişkin oldu.


Yeşiller Partili siyasetçi, önceki hükümet döneminde göç politikası, güvenlik veya ekonomideki dönüşüm nedeniyle soru ve endişeleri bulunan birçok kişiye, yerleşik partilere başvurabilecekleri ve dinlenecekleri hissinin yeterince verilemediğini söyledi.


Özdemir, özellikle AfD’nin gündeme getirdiği bir konunun sırf AfD tarafından dile getirildiği gerekçesiyle tartışılmaması gerektiği yönündeki anlayışı da eleştirdi.


Bu yaklaşımın AfD’ye yönelen seçmenleri geri kazandırmayacağını belirten Özdemir, geleneksel partilerin seçmenin kaygılarını görmezden gelmek yerine bunlarla doğrudan ilgilenmesi gerektiğini savundu.


“SORUN, POLİTİKAYI İNSANLARA DAHA İYİ ANLATAMAMAK DEĞİL”

Özdemir, seçim sonuçlarının ardından sıkça kullanılan “politikalarımızı daha iyi anlatmalıyız” yaklaşımına da itiraz etti.


Seçmenin politikayı anlamadığı varsayımını reddeden Özdemir, asıl yapılması gerekenin demokratik partilerin kendi politikalarını ve çalışma yöntemlerini sorgulaması olduğunu söyledi.


Özdemir seçim gecesi mesajında, daha az siyasi kavga ve vaat, daha fazla dinleme ve ortak sonuç çağrısı yaptı.


“DEMOKRASİNİN ŞİMDİ DISRUPTION’A İHTİYACI VAR”

Spiegel röportajında Özdemir’in kullandığı en dikkat çekici kavramlardan biri de “Disruption” oldu. Teknoloji ve iş dünyasında mevcut düzenin radikal biçimde değiştirilmesini ifade etmek için kullanılan kavramı siyasete uyarlayan Özdemir, Almanya’daki demokratik partilerin küçük düzeltmeler yerine siyaset tarzını temelinden değiştirmesi gerektiğini savundu.


Özdemir’e göre Sachsen-Anhalt’taki sonuç, yalnızca tek bir seçim yenilgisi olarak değil, geleneksel partiler açısından siyaset yapma biçiminin sorgulanmasını gerektiren bir uyarı olarak ele alınmalı.


AFD’NİN BAZI KANATLARINA YASAK TALEBİNİ DE SÜRDÜRÜYOR

Özdemir, AfD seçmenlerinin kaygılarının ciddiye alınmasını isterken, partinin aşırı sağcı olarak değerlendirdiği kanatlarına karşı hukuki adım atılması gerektiği yönündeki tutumunu da koruyor.


Özdemir, özellikle Björn Höcke çevresindeki “völkisch” çizgiyi benimseyen AfD yapılanmalarının yasaklanması için hukuki koşulların bulunup bulunmadığının incelenmesini savundu.


Ancak bu yaklaşımın AfD seçmenlerini dışlamak anlamına gelmemesi gerektiğini belirten Özdemir, partinin anayasaya aykırı olduğu düşünülen kesimlerine karşı hukuki mücadele ile seçmenlerine siyasi bir teklif sunulmasının birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.


Sachsen-Anhalt seçimlerinin hemen ardından yayımladığı mesajda de Özdemir, AfD’nin başarısını “siyasi deprem” olarak nitelendirerek bütün demokratik partileri kendi sorumluluklarını değerlendirmeye çağırmıştı.