Doğum günümde yıllarımla hasbihal

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Çarşamba, Haziran 17 2026
Paylaş
X Post
Doğum günümde yıllarımla hasbihal


İnsan bazen kendi ömrünü sadece yaşadığı günlerden ibaret sanır. Oysa her yıl, insana ayrı bir yüz, ayrı bir ses ve ayrı bir hikâye bırakır. Bu yazı, zamanla yapılmış sessiz bir konuşmadır.

Doğum günümde yıllarımla hasbihal ettim. Sessiz bir davetti bu; ne kalabalık vardı ne de gürültü. Sadece ben vardım ve içimde bir ömür boyunca birikmiş zamanın sesleri…

Ömrümden geçen yılları tek tek çağırdım. Hepsi geldi. Kimisi ağır adımlarla, kimisi aceleyle… Kimisi de sanki hiç gitmemiş gibi aynı yerden bana bakıyordu. Her biri elinde kendine ait bir hatıra taşıyordu.

Çocukluk Yıllarım

Çocukluk yıllarım ilk gelen oldu. Masumiyetle gülümsüyordu. Dünyaya şaşkın bakan gözleri hâlâ tazeydi. Elinde oyunlar, sokak sesleri ve ilk hayretler vardı. Konuşmadan bile çok şey anlatıyordu.

Gençlik Yıllarım

Gençlik yıllarım biraz sonra göründü. Hızlı, telaşlı ve mağrur… Hayallerini sırtlamıştı ama bazı hayaller yol boyunca düşüp kırılmıştı. Yine de gözlerinde bitmeyen bir arayışın ışığı vardı.

Olgunluk Yıllarım

Orta yaşlarım geldiğinde yüzlerinde yorgunluk belirgindi. Sorumluluklar, kaygılar ve susarak taşınan yükler onları olgunlaştırmıştı. Konuştuklarında az, sustuklarında çok şey söylüyorlardı.

Hüzünlü Yıllarım

Hüzünlü yıllarım sessizdi. Bir köşeye oturdular. Acılarını bağırmadan taşıyorlardı. Onlara baktıkça insanın en çok sessizlikte büyüdüğünü anladım.

Mutlu Yıllarım

Mutlu yıllarım ise hafifti. Gülümseyerek yanıma oturdular. Fazla konuşmadılar; çünkü mutluluk, anlatıldıkça azalan bir şeydi.


Hepsini dinledim. Kimi beni büyüttü, kimi yaraladı, kimi de yeniden ayağa kaldırdı. O an fark ettim ki zaman sadece geçmemişti; beni şekillendirmişti.

Sonra yıllarıma sordum:
“Benden geriye ne kaldı?”

Cevap vermediler. Sadece yüzüme baktılar. O bakışta hem geçmişim hem de geleceğim vardı.

Ve ben anladım ki doğum günü, bir yaşın daha eklenmesi değil; insanın kendi ömrüyle yeniden tanışmasıdır.

Gün geceye, hayat ölüme varır; her başlangıç kendi sonuna doğru sessizce yürür.