Erhan Çelik'in eşinin ölümünde cinayet şüphesi

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Pazar, Ağustos 16 2026
Paylaş
X Post
İzmir’deki kliniğinde hayatını kaybeden ve kalp krizi geçirdiği ileri sürülen Op. Dr. Özlem Gültekin’in ölümünü şüpheli bulan savcılık soruşturma açtı.
Erhan Çelik'in eşinin ölümünde cinayet şüphesi

Haber spikeri Erhan Çelik ile boşanma aşamasında olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin, İzmir’deki kliniğinde hayatını kaybetmesinin ardından, kan donduran bir ihtimal çıktı. 

Kalp krizi geçirdiği öne sürülen 48 yaşındaki Gültekin’e Adli Tıp’ta yapılan otopside ilk sonuçların ‘şüpheli’ bulunması üzerine savcılık tarafından soruşturma başlatıldı. Resmi makamların, cinayet şüphesi üzerinde durduğu iddia edildi. 

Şiddet mağduruydu Önceki gün toprağa verilen bir çocuk annesi Gültekin, 2019’da evlendiği Erkan Çelik’e Aralık 2025’te fiziksel ve psikolojik şiddet iddiasıyla boşanma davası açmıştı. 

Gültekin, Çelik’in saçını çektiğini, başını aracın camına vurarak kendisini darbettiğini ve tehditlerde bulunduğunu öne sürmüştü. Savcılık, şiddet görüntüleri ortaya çıkan Çelik hakkında 2 yıl 3 aydan 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep ederken, çiftin boşanma davası sürüyordu.

Özlem Gültekin’in ailesi ve Erhan Çelik’in avukatlarından ortak açıklama: Geçmişteki ihtilafların yeniden servis edilmesini kabul etmiyoruz

Haber spikeri Erhan Çelik ile boşanma aşamasında olan doktor Özlem Gültekin’in ölümüyle ilgili soruşturma başlatılırken, Gültekin’in ailesi ve Çelik’in avukatlarından ortak açıklama geldi. Açıklamada, "Taraflar arasında geçmişte yaşanan başkaca ihtilaflara ilişkin birtakım görüntü ve içeriklerin, bugün yaşadığımız acı olayla ilişkilendirilerek yeniden servis edilmesini ve 'şüpheli ölüm' ifadesi üzerinden hiçbir somut olguya dayanmaksızın evladımızın babasının hedef gösterilmesini kabul etmiyoruz" denildi. Gültekin'in evinde ve kliniğinde "yeşil reçeteli ilaç" bulunduğu yönündeki iddialar reddedildi. 

Haber spikeri Erhan Çelik ile 2019 yılında evlenen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin’in ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor. İzmir’de toprağa verilen Gültekin’in ölüm nedeni araştırılırken, Çelik ile boşanma aşamasında olduğu ve geçmişte şiddet gördüğü yönündeki iddialar da gündeme geldi. Gültekin'in cep telefonunun incelenmesi için İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliği'nden karar alındığı ve Gültekin'in kliniğine ait güvenlik kamerası görüntülerinin de inceleneceği belirtildi. 

Gültekin'in bir hafta önce göğüs ameliyatı olduğu, öldüğü gün ağrıları olduğu için kendi kendine anestezi uygulayınca bilincini kaybettiği öne sürüldü. İddialar arasında Gültekin'in evinde ve kliniğinde yeşil reçeteli uyuşturucu etken madde içeren haplar bulunduğu da yer aldı. Ölümün ardından kamuoyuna yansıyan haber ve yorumlar üzerine Gültekin’in ailesi ile Erhan Çelik’in avukatları Ahmet Avşar ve Işıl Ay Karataş Tunca aracılığıyla ortak açıklama yaptı. İlaç iddiaları reddedilirken, "Asla gerçeği yansıtmayan birtakım ilaçlar bulundu gibi iddiaları reddediyoruz. Bir ölüm olayının adli makamlarca incelenmesi, tek başına ölümün altında suç teşkil eden veya olağan dışı bir durum bulunduğu anlamına gelmez" denildi.

Açıklamada, şu ifadeler yer aldı: 

"Kızımız, kardeşimiz, eski eş ve altı yaşındaki evladımızın annesi Özlem Gültekin Çelik'in vefatının ardından yayımlanan insanlık dışı ve vicdan yoksunu haber ve yorumları büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Acımızı yaşamamıza dahi fırsat vermeyen, hiçbir insani ve vicdani sınır gözetmeyen bu yayınların sahiplerinin öncelikle bazı gerçekleri bilmesinde fayda görüyoruz.

Her şeyden önce bilinmelidir ki Özlem Gültekin Çelik ile Erhan Çelik, anlaşmalı boşanma konusunda mutabakatın son aşamasındalardı. Henüz altı yaşında annesini kaybetmiş masum bir çocuk ve onun korunması gereken geleceği tamamen göz ardı edilerek yapılan haber ve yorumların giderek daha çirkin ve kabul edilemez bir hâl aldığını görüyoruz.

Özellikle, taraflar arasında geçmişte yaşanan başkaca ihtilaflara ilişkin birtakım görüntü ve içeriklerin, bugün yaşadığımız acı olayla ilişkilendirilerek yeniden servis edilmesini ve 'şüpheli ölüm' ifadesi üzerinden hiçbir somut olguya dayanmaksızın evladımızın babasının hedef gösterilmesini kabul etmiyoruz.

Aynı şekilde asla gerçeği yansıtmayan birtakım ilaçlar bulundu gibi iddiaları reddediyoruz. Henüz hiçbir somut olguya dayanmaksızın yapılan bu yayınlar yalnızca yaşayanlara zarar vermemekte; canımızdan bir parça olan Özlem'imizin hatırasına ve manevi şahsiyetine de açıkça saygısızlık teşkil etmektedir. Bir ölüm olayının adli makamlarca incelenmesi, tek başına ölümün altında suç teşkil eden veya olağan dışı bir durum bulunduğu anlamına gelmez.

Buna rağmen adli inceleme sürecini farklı anlamlara çekerek kamuoyunda şüphe ve suçluluk algısı yaratmaya çalışan, hiçbir somut bilgiye dayanmaksızın haber ve yorum yapan kişileri bir kez daha sorumlu davranmaya davet ediyoruz.

Özellikle altı yaşındaki bir çocuğun annesini kaybettiği böylesine ağır bir dönemde, çocuğun babasını hiçbir hukuki ve maddi dayanak olmaksızın hedef hâline getirecek yayınların yaratabileceği telafisi güç sonuçların herkes tarafından gözetilmesi gerektiğini hatırlatıyoruz.

Bu kapsamda, her iki ailenin avukatlarının söz konusu yayın ve yorumlara ilişkin gerekli hukuki girişimleri birlikte başlattığını kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

Ortak acımız üzerinden spekülasyon üretilmesine, kişilerin peşinen suçlu ilan edilmesine ve altı yaşındaki bir çocuğun geleceğinin reyting veya etkileşim uğruna hiçe sayılmasına artık son verilmesini istiyoruz. Kanunlardan ve hukuki yaptırımlardan önce, insanlık ve vicdan adına acımızı yaşamamıza izin verilmesini bekliyoruz."