Hocaefendi’ye Sahip Çıkmak Ama Nasıl?
Fethullah Gülen Hocaefendi, 20 Ekim 2024’te çok bereketli, bir o kadar da meşakkatli bir ömür yaşayarak insanlık semasına veda etti. Geride yüzlerce yazılı ve sözlü eser, binlerce talebe ve milyonlarca takipçi bıraktı. Şüphesiz Türkiye tarihinin en çok konuşulan ve etki bırakan şahsiyetlerinden biri olarak anılıyor. Dünya tarihine de bugün tam anlamıyla olmasa da yakın bir gelecekte büyük etkileri olacağına inanıyorum. Şimdiden farklı milletlerden dünya aydınlarının onun hakkında ve düşünceleri üzerine konuştuğu belgeseller çekiliyor, kitaplar yazılıyor.
Hocaefendi’nin eserleriyle hemhâl olmak, okumak ve müzakere etmek, kendisiyle metafizik anlamda konuşmak gibidir. Hayattayken Edirne, İzmir ve İstanbul yıllarından Pensilvanya’ya uzanan zaman diliminde defalarca “Bana sorulmayan soru kalmadı. Hepsi sohbetlerimde, vaazlarımda ve kitaplarımda var.” dediğini biliyorum. Ali Ünal gibi Hocaefendi’nin zihin dünyasını ve ufkunu iyi okuyabilen insanlar ve talebeleri, beşinci katlarda ve farklı mekânlarda gerek tefsir dersleriyle gerekse çok farklı alanlarda on binlerce soru sordular. Cevapların hepsi kayıt altına alındı ve Herkul Nağme sitesinde yayımlanıyor. Ayrıca dünyanın değişik coğrafyalarından ve farklı milletlerden yine on binlerce insan, yıllarca gerek Türkiye’de gerekse Amerika’da ziyaretine gelerek çok farklı alanlarda sorular sordu veya bazı konuları kendisiyle müzakere etti. Bunların bazıları kayıt altına alındı, bazıları yakınları tarafından notlar şeklinde tutuldu, bazıları da sadece orada bulunan şahısların hafızalarında yaşıyor. Ama herhalde tarihte en çok konuşmaları kayıt altına alınan insanlardan biridir desek abartmış olmayız; çünkü beşinci katlarda onun konuşmalarını kaydetmek için sürekli kamera sistemleri hazır bulunurdu.
Hocaefendi’nin düşünce ve aksiyonuna sahip çıkmak ancak onun hayatını ve ideallerini iyi bilmekle mümkün olabilir. Neler yaşadı, hadiseler karşısında tavrı nasıldı? İnsanlara karşı nasıl bir yaklaşım ortaya koydu? Kulluğu zirvelere taşıyan bir kul olarak, naif ve çok hassas bir insan olarak, müşfik bir eğitmen olarak, vefalı bir dost olarak, krizler karşısında problemleri çözen bir pratik zekâ olarak, estetiğe açık, sanat ufkunda arayışlar içinde bir deha olarak, ilmin karşısında bir ömür öğrenmeyi bırakmayan bir talebe olarak, hep pozitif barışın destekçisi olarak, ideallerinin peşinden giden ve asla vazgeçmeyen bir dava insanı olarak, bir sözüyle milyonlara tesir eden bir lider olarak ve özellikle ömrünün son 25 yılını mağdur ve mazlum yaşamış bir muhacir olarak tanımak, bizlere düşünce ve aksiyonuna giden yolları açacaktır.
Onun yaşadığı mekânlara kutsallık vermek Hocaefendi’nin bize öğrettiklerine uymasa gerek. Menkıbe veya hamasete dayalı yaklaşımlardan da uzak durulması gerektiğine inanıyorum. Dünyaya mal olmuş Hizmet Hareketi’nin ve Gülen düşüncesinin de bu tür yaklaşımlara ihtiyacı yok zaten. Önemli olan ve asıl peşine düşülmesi gereken şey, onun düşünce dünyası ile Hizmet Hareketi’nin bugüne dek meşveret şuuru içinde ortaya koyduğu pratiklerdir; aranması gereken yer de burasıdır.
Hocaefendi’nin vefatının ikinci yıldönümünde dünyanın dört bir yanında anma ve vefa programları düzenleniyor. Farklı milletlerden gençler onun açtığı bu şehrahta ilerlemeye devam ediyor. Demokrasiden yoksun ülkelerde şimdilik kadri kıymeti bilinmese de yakın bir gelecekte Gülen düşüncesi ve Hizmet Hareketi etrafında, daha doğrusu ortak değerler ve prensipler etrafında çok daha geniş halkaların, farklı görüşten ve milletlerden insanların halkalanmaya devam edeceğine inanıyorum; buna şahit oluyorum.
Mevlâ’dan tekrar rahmet diliyorum. İyi ki onun yaşadığı döneme denk geldim, iyi ki Hocaefendi ve eserleriyle tanışmak bana da nasip oldu.
Hocaefendice, yine onun sözleriyle bitirelim: “Sevgi sancağının gidip önünde dalgalandığı kaleler, kan dökülmeden fethedilmişlerdir. Sevgi askerlerinin ulaşabildiği yerlerdeki sultanlar, muhabbet çerisinin sıradan birer neferi hâline gelmişlerdir.”
https://www.buzzsprout.com/1745031/episodes/19990741
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

CUMA KARAMAN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

NUMAN YILMAZ YİĞİT

ABDULLAH AYMAZ


Berat Albayrak adını fon vurgununda kullananları d...

Azerbaycan, 31 Türk vatandaşının ülkeye girişini y...

Fon vurgunun üstünü kapatmak için işaret fişeğini ...

Siyasette sıcak gelişme: Ahmet Eşref Fakıbaba hem ...

İmamoğlu'na 'ceza' AKP'li Cemil Tugay'a 'beraat' t...




