İmamoğlu'nun savunması devam ediyor: Kılıçdaroğlu'nun tanık olarak dinlenmesini istedi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 436 sanıklı İBB davasında 14 Ekim'de başladığı savunmasına ikinci gününde devam ediyor. Silivri'deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen duruşmada İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmaları, 19 Mart 2025'te gözaltına alınmasını, iddianamenin hazırlanma sürecini ve etkin pişmanlıktan yararlanan sanıkların ifadelerini eleştirdi.
İmamoğlu, İstanbul'da yaşanan sel felaketine de değinerek kentteki nüfus artışı, plansız yapılaşma ve dere yataklarının imara açılmasının sonuçlarına dikkat çekti.
"GÜRLEK RANDEVU VERDİ, OPERASYONDAN ÖNCE İPTAL ETTİ"
İmamoğlu, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, bugünün Adalet Bakanı Akın Gürlek ile 2024 yılının ekim ayında görüşmek istediğini ancak randevu taleplerine uzun süre karşılık alamadığını anlattı.
Gürlek'i telefonla aradığını belirten İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak kendisini ziyaret etmek istediğini söylediğini aktardı.
Görüşme talebinin ardından 30 Ekim 2024 Çarşamba günü için randevu verildiğini ifade eden İmamoğlu, randevunun son anda iptal edildiğini ve aynı gün Esenyurt Belediyesine operasyon düzenlendiğini söyledi.
Karar'da yer alan habere göre İmamoğlu, süreci şöyle anlattı:
“30 Ekim'e randevu verdi. Saati de belli, kayıt da var. Ve 28 Ekim, 29 Ekim'de coşkulu Cumhuriyet Bayramı'nı kutladık. 30 Ekim sabahı o kişi Esenyurt Belediyesine operasyon yaptı. İşte ve bir gün önce de o randevuyu iptal etti.”
Yaşananları sistemli bir sürecin parçası olarak değerlendiren İmamoğlu, “Bütün bunlar sistemli, örgütlü bir çalışmanın muamelesidir. Onun için kimse bize sistemden, örgütten bahsetmesin” dedi.
"KILIÇDAROĞLU TANIK OLARAK DİNLENSİN"
İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın satın alınma sürecine ilişkin kamuoyunda “para kuleleri” olarak anılan görüntüler ve bu kapsamda yöneltilen suçlamalar hakkında da konuştu. İmamoğlu, olayın dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bulunduğu bir ortamda anlatıldığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu’nun konuya ilişkin açıklama yapmadığını belirten İmamoğlu, “Benim gözümün önünde dönemin genel başkanına anlatıldı. Kendisi her şeye laf yetiştiriyor. Bu konuda cevap vermiyor. Bu konuyla ilgili tanık olarak dinlenilmesini talep ediyorum” diyerek Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkemede tanık olarak dinlenmesini istedi.
"2024'ÜN MAYIS VE HAZİRAN AYLARINDA OPERASYON YAPILACAĞINI DUYDUK"
İmamoğlu, İBB'ye yönelik operasyon hazırlıklarından 2024 yerel seçimlerinin hemen ardından haberdar olduklarını ileri sürdü.
31 Mart 2024 seçimlerinde CHP'nin elde ettiği başarının ardından kendisine yönelik yargı sürecinin planlandığını savunan İmamoğlu, yargı çevrelerinden İstanbul'a yeni bir başsavcı atanacağı ve belediyeye operasyon düzenleneceği yönünde bilgiler aldığını anlattı.
İmamoğlu, “Mayıs, haziran aylarında duymaya başladı: İstanbul'a ve sana gelecekler” ifadelerini kullandı.
Bu bilgileri dönemin CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile de paylaştığını belirten İmamoğlu, sürecin ilk işaretlerinin Esenyurt Belediyesine yönelik operasyon ve hakkındaki davalarda görüldüğünü savundu.
"BUGÜN YARGILANAN BEN DEĞİLİM, BU İDDİANAMEDİR"
İmamoğlu, savunmasında İBB davasının iddianamesini de hedef aldı.
Hakkındaki suçlamaların siyasi amaçlarla oluşturulduğunu savunan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün yargılanan ben değilim, bugün yargılanan bu iddianamedir, iftiranamedir, onu yazdıranlardır ve onu yazanlardır. Hükmü de her zaman ifade ettiğim gibi millet verecek.”
19 Mart 2025'te yaşananları “adliye koridorlarında yürütülen darbe” olarak nitelendiren İmamoğlu, Türkiye'de geçmiş dönemlerde yaşanan siyasi yargılamalarla kendi davası arasında karşılaştırma yaptı.
İmamoğlu, Yassıada, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat dönemlerini hatırlatarak geçmişteki yargı uygulamalarından ders çıkarılması gerektiğini söyledi.
"SAHURDAN SONRA EVİMİN KAPISINA YÜZLERCE POLİS GELDİ"
19 Mart sabahı gözaltına alınmasını da anlatan İmamoğlu, polis ekiplerinin sahurdan kısa süre sonra evine geldiğini söyledi.
Evine yüzlerce polis gönderildiğini belirten İmamoğlu, çağrılması hâlinde ifade vermeye kendisinin gideceğini savundu.
“Çağırdınız da gelmedik mi? Adaletten mi kaçtık? Sorgulamadan mı, hangi denetimden kaçtık?” diye soran İmamoğlu, gözaltı işleminin siyasi amaç taşıdığını ileri sürdü.
İmamoğlu, hakkındaki suçlamaları reddederek mal varlığının incelenmesine açık olduğunu da ifade etti.
"İTİRAFÇI İFADELERİ DÖRT AŞAMADA OLUŞTURULDU"
İmamoğlu, savunmasının önemli bir bölümünü İBB davasında etkin pişmanlıktan yararlanan sanıkların ifadelerine ayırdı.
İddianamede somut delil bulunmadığını ileri süren İmamoğlu, bazı ifadelerin tutukluluk, aile bireylerine yönelik adli işlemler ve tahliye vaatleriyle oluşturulduğunu iddia etti.
İmamoğlu, bu süreci dört aşamada anlattı: Şüphelilerin tutuklanması, aile üyelerine yönelik işlemler yapılması, ifadelerin belirli bir şablona göre oluşturulması ve ardından tahliye kararlarının verilmesi.
İmamoğlu, “Tutukla, aileyi al, şablonu koy, kapıyı aç. Özgürlük karşılığında isim, tahliye karşılığında cümle. Bunun adı itiraf değil, bunlar takastır” dedi.
Bazı sanıkların ifadelerinin önlerine hazır metin olarak konulduğunu ileri süren İmamoğlu, “Tehditle, baskıyla, vaatle alınan ifade kanunen delil olmaz. Hür irade yoksa kâğıttaki cümlenin hiçbir değeri yoktur” ifadelerini kullandı.
"BELGE BİZDE, DEDİKODU ONLARDA"
İBB davasının iddianamesinin yaklaşık 4 bin sayfa ve 80 bin sayfa ekten oluştuğunu belirten İmamoğlu, cezaevinde dosyayı incelemek için haftada yalnızca iki saat bilgisayar kullanabildiğini söyledi.
İddianamenin etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin beyanlarına dayandığını savunan İmamoğlu, savunma tarafında ise tapu kayıtları, faturalar, banka havaleleri, noter belgeleri ve resmî kurum yazılarının bulunduğunu belirtti.
İmamoğlu, “Bu dosyada tek bir banka dekontu yok, para izi yok, talimat yazısı yok, ses kaydı yok, görüntü yok, 'Gözümle gördüm' diyen tanık yok” iddiasında bulundu.
Kendilerine yöneltilen suçlamaların belgelerle desteklenmediğini savunan İmamoğlu, “Bu davanın bütün hikâyesi bu dört kelime: Belge bizde, dedikodu onlarda” dedi.
"42 MİLYON LİRA MURAT KURUM'UN KAMPANYASINA GİTMİŞ"
İmamoğlu, iddianamede cumhurbaşkanlığı adaylığı için oluşturulduğu ileri sürülen fon iddialarına da yanıt verdi.
İş insanı Murat Gülibrahimoğlu'nun 2024 yerel seçimlerinde rakibi Murat Kurum'un kampanyasına 42 milyon lira aktardığını öne süren İmamoğlu, söz konusu kişinin kendisi adına fon topladığı iddiasını reddetti.
“42 milyonu yatırdığı kişi Murat Kurum'un hesabı, ben değilim” diyen İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturduğu suçlamasının duyuma dayalı ifadeler üzerinden kurulduğunu savundu.
İmamoğlu, etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin'in de mahkemede önceki ifadesindeki bazı bölümlerin kendisine şablon olarak sunulduğunu söylediğini ileri sürdü.
Bu anlatımlar üzerinden iddianamenin siyasi amaçlarla hazırlandığı suçlamasını yineledi.
FON SORUŞTURMASINI HATIRLATTI: "HERKES MALININ MÜLKÜNÜN HESABINI VERSİN"
İmamoğlu, Türkiye'nin gündemindeki fon skandalına da değinerek kamu görevlileri dahil herkesin mal varlığının denetlenmesi gerektiğini söyledi.
CHP'nin bu konuda iki kez önerge verdiğini belirten İmamoğlu, tekliflerin Cumhur İttifakı tarafından reddedildiğini savundu.
İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Gidin fona odaklanın, fona. Ona odaklanın. Dökün her şeyi ortaya. Benim mensubu bulunduğum parti, iki defa önerge verdi. Ne dedi? 'Herkes malının, mülkünün hesabını versin. Yargıçlar, hâkimler, savcılar dâhil. Bakanlar, milletvekilleri dâhil, belediye başkanı...'”
İmamoğlu, fon soruşturması için Meclis araştırması yapılması yönündeki önerinin de kabul edilmemesini eleştirdi.
İSTANBUL'DAKİ SEL FELAKETİNE DE DEĞİNDİ: "DERE YATAKLARINA KULELER DİZİLDİ"
İmamoğlu, savunmasının ikinci gününde İstanbul'da yaşanan şiddetli yağışların yol açtığı su baskınlarını da gündeme taşıdı.
Kentte son 40 yılın en yüksek yağış miktarlarından birinin kaydedildiğini belirten İmamoğlu, yaşanan sorunların yalnızca yağış miktarı veya altyapıyla açıklanamayacağını söyledi.
1986 yılında 6 milyonun biraz üzerinde olan İstanbul nüfusunun 2019'da 16 milyona yaklaştığını hatırlatan İmamoğlu, plansız nüfus artışı ve dere yataklarının yapılaşmaya açılmasının taşkın riskini artırdığını savundu.
İmamoğlu, özellikle Kağıthane, Ayazağa ve çevresindeki yapılaşmaya dikkat çekerek şunları söyledi:
“Yani temel mesele, yağmurun yere düştüğü kilogramı veya altyapıyla tek başına izah edilemez. Temel mesele; nüfus planlamasıyla, kentleşmeyle ilgili.”
İmamoğlu, vadilere inşa edilen yüksek katlı yapıların taşkın riskinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek “Derelerin, dere yataklarının, su havzalarının yapılaşması büyük bir sorundur” dedi.
İstanbul'daki sorunların geçmişteki imar kararlarıyla bağlantılı olduğunu savunan İmamoğlu, “Bugün yaşananların sorunu dündedir, bugün de değildir” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu'nun İBB davasındaki ikinci gün savunması devam ediyor.
Ekrem İmamoğlu’nun İBB davası savunması: İlk günde neler söyledi? (Savunmanın tam metni) Ekrem İmamoğlu’nun İBB davası savunması: İlk günde neler söyledi? (Savunmanın tam metni)
DURUŞMADAN ANLIK BİLGİLER
14:00 İddianamedeki örgüt şemasının İBB’nin teşkilat şeması olduğunu belirten Ekrem İmamoğlu, “Ey halkım, İBB’nin çalışma şablonu. Üst yönetimde kim varsa örgüte yazılmış” dedi. “Burası kamu kurumu, ben değil devlet kurdu. Örgütü devam ettirirsen Cumhurbaşkanı’na bağlarsın.” diyen İmamoğlu, İBB’nin 2014-2019 arasında 147 kez, 2019-2025 arasında ise 1590 kez denetlendiğini de sözlerine ekledi. Mahkeme başkanı, duruşmaya öğle arası verdi.
13:45 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Ekrem İmamoğlu, “Siyaset yapmayı unuttun, milletten uzaklaştın, parayla her şeyi yaparım zannediyorsun. Ama bu millete sökmez. Millet, sandıkta karar verecek.” ifadelerini kullandı.
13:35 İBB Hanem ve İstanbul Senin uygulamalarıyla ilgili suçlamalara da değinen Ekrem İmamoğlu, itirafçı sanıklardan eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Erol Naim Özgüner’den söz ederek, “İtirafçı diye burada içinde omurga olmayan bir daire başkanı” tanımı yaptı.
13:25 Para kuleleri denilerek CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın alınma sürecine ilişkin atılan manşetleri ve suçlamayı dile getiren Ekrem İmamoğlu, “Benim gözümün önünde dönemin genel başkanına anlatıldı. Kendisi her şeye laf yetiştiriyor. Bu konuda cevap vermiyor. Bu konuyla ilgili tanık olarak dinlenilmesini talep ediyorum” dedi.
13:15 İtirafçı sanıklardan Adem Soytekin’in ağzından yazılan “Beylikdüzü’nde temelleri atılmış, Cumhurbaşkanlığı için sermaye toplama amacıyla kurulmuş bir örgüt” tanımına değinen Ekrem İmamoğlu, “Adem duruşmada o beyanın öyle olmadığını, bir şablon olarak gördüğünü söylüyor. Çünkü günlerce çalıştırsan öyle bir cümle kuramaz. Adem 2007’den beri benim yanımda çalışan emekçi bir insan ya, adamı ne hale düşürdünüz” dedi.
13:10 Kendisinin cumhurbaşkanı olması için 2 milyar dolar fon topladığının iddia edildiğine değinen Ekrem İmamoğlu, “Demek ki geçmişte bunu fonla yapmışlar. Kim olduğunu milletimiz düşününce bulacak” dedi. İmamoğlu, fon toplamakla suçlananlar arasında yer alan iş insanı Murat Gülibrahimoğlu’nun rakibi Murat Kurum’un hesabına 42 milyon lira yatırdığını belirtti ve “Hadi oradan sizi vasatlık kokan insanlar” ifadelerini kullandı.
13:00 İddianameyi yazanların kendisi için şaibeli olduğuna vurgu yapan Ekrem İmamoğlu, yaşanan süreçte 20 annenin çocuklarından koparıldığını, tutuklu sanıklardan Ramazan Gülten’in riskli doğum yapan eşinin yanında olmasına bile izin verilmediğini belirtti ve “Hepsi bilinçli yapıldı, zalimce yapıldı” dedi. Davada babasının ve oğlunun da sanık olduğunu ifade eden İmamoğlu, babasına ait bir tarlanın kazılıp para arandığına değindi ve “Ben iddianameyi yazanlardan şüphe etmeye başladım, bu yöntemleri ben bilmem. İsviçre’de Lüksemburg’ta hesap açtırmak nasıl işler ben bilmem” dedi.
12:45 Ekrem İmamoğlu, Maide Suresi’nin “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvâya daha uygundur. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır." ifadelerini içeren 8. ayetini okudu ve “Bu nasıl kin, nasıl bir nefret?” dedi. Sözlerine, “Mübarek Ramazan ayında adalet değil hesaplaşma yapıldı” diyerek devam eden İmamoğlu, dosyada delil bulunamayınca itirafçıların üretildiğini belirtti.
12:35 “Beni 12 metreye değil 2 metreye de soksanız hakkımı yedirmem” diyen İmamoğlu, kendisine daha önce de haksız soruşturmalar açıldığını belirterek, “Çağırıldığımda gittim 19 Mart’ta telefon edilse de giderdim. Ama o tiz sesini dün gibi hatırladığım kişi, bir süre sonra bakan olacağı sözünü almış” ifadelerini kullandı.
12:25 19 Mart operasyonunun Ramazan ayına denk geldiğini hatırlatan Ekrem İmamoğlu, “Sahurunu yapmış bir insanın kapısına dayandılar yüzlerce polisle. Koltuğunu sağlama almak isteyen bir kişi ve onun aparatı ev bastı. Siz Türk milletine ihanet etmiş insanlarsınız. Demokrasiye, adalete, cumhuriyete ihanet etmiş insanlarsınız. Çağırdınız da gelmedik mi? Korkaklar, randevu bile veremediniz, telefonuma bile bakamadınız” dedi.
12:20 “Bugün yargılanan ben değilim, bu iftiranamedir” diyen Ekrem İmamoğlu, milletin 19 Mart’ta adliye koridorlarından yürütülen darbeyi tanıdığını ifade etti. “Bu millet darbeleri bilir, taraflar değişti, sonuç hiç değişmedi. Erki eline alan ben bu ahmakça hataları yapmayayım diyemedi” diyerek sözlerine devam eden İmamoğlu, “Gencecik Deniz Gezmiş'e Hüseyin İnan'a hapis cezası verenler şimdi nasıl anılıyor dönüp baksınlar” diye konuştu.
12:15 Halk TV’ye kayyum atanmasının da, fon vurgununun da kendileriyle ilişkili olduğunu belirten Ekrem İmamoğlu, “87 milyonun kulaklarını kesemeyeceklerine göre bu kulaklar duyacak” diye konuştu. İmamoğlu, 2024 yılının yaz aylarında İstanbul’a yeni bir başsavcı atanacağını duyduklarını, ekim ayında atanan başsavcının 19 Mart 2025’te operasyon yaptığını ifade etti. Akın Gürlek’in İstanbul’a atandığında kendisini arayarak hayırlı olsun ziyareti yapacağını söylediğini belirten İmamoğlu, “Bana tiz bir sesle 1-2 hafta içinde hallederim dedi. Dalga geçiyorsunuz dedim. Hemen çözmeye çalışacağım dedi. Daha sonra 30 Ekim’e randevu verdi. Bir gün önce iptal etti, randevu verdiği gün Esenyurt operasyonunu yaptı” ifadelerini kullandı.
12:05 Sazlıdere Barajı’nın tek bir imzayla yok edilip o bölgeye 2 milyon nüfus yerleştirilmesinin planlandığını da belirten Ekrem İmamoğlu, “Dün en fazla yağış düşmüştür ama yaşananlar dünün sorunudur” dedi. “Ekrem İmamoğlu’nun temsil edeceği belediyecilik istenmedi” diyen tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı, “Ben bulunduğum durumu kötülerle mücadele diye adlandırıyorum” ifadelerini de kullandı.
12:00 Ekrem İmamoğlu sözlerine, dün İstanbul’da yaşanan yoğun yağışta hayatını kaybedenlere baş sağlığı dileyerek başladı. 1986’dan bu yana yaşanan en büyük yağmur yağışının olduğunu ifade eden İmamoğlu, “Bugün olmaması gereken bir dava içindeyiz. Mesele yağmurun kilogramı ile açıklanamaz. 1994’ten 2019’a kadar olan süreçte Kağıthane’de ve Ayazağa’da bulunan vadiye yerleşmiş nüfusa ve dere yataklarına yapılan kulelerden ayrı tutamazsınız. Bu büyük bir sorundur ve bu davayla ilgilidir” dedi.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

CUMA KARAMAN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

HÜSEYİN ODABAŞI

ABDULLAH AYMAZ


MSB'den Kritik Savunma Mesajları: Mekke İttifakı Ş...

Yıllardır Aranan Firari İsim Mihraç Ural İade Ve Y...

Ekonomi Yönetimine Güven Dibi Gördü: Selvi, "Toplu...

Hamdi Akın'ın oğlu gözaltına alındı

Fon Skandalını Araştıran Gazetecilere Bir Halka Da...







