Meriç'te boğulan Müslüman vicdanı

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Çarşamba, Nisan 22 2026
Paylaş
X Post
Meriç'te boğulan Müslüman vicdanı

Maalesef, vicdanları bağırttılar, Meriç’te boğulmuş bir yavruya “Terörist bebek!” diyecek kadar insaftan ve vicdandan yoksun vâliler var. Vâli halkın velisi, babası demek… Ama işte insaflar, vicdanlar koruyunca böyle oluyor. Geri kalan ve algı operasyonuna maruz insanların ne diyecekleri de mâlum… Bunlar ortada… Ama hikmet ve rahmet Sâhibi Cenab-ı Hakkın muradı nedir, diye düşündüğümüzde, şeytanı bile insanların terakkisi için yarattığına göre, bunda da derin hikmetleri olsa gerek… Ben şahsen, büyüklerin  nasihat ve tavsiyelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. 1993’te başladı. “Ticaretlerinizin  bir kısmını okulların bulunduğu, adanmış ruhlu eğitim gönüllülerin olduğu yerlere götürün. Kazancınızın bir kısmını eğitim hizmetlerine destek olarak verirsin… Hem de o ülkelerin imkân sahiplerine örnek olursunuz. İnsanlar bazı şeyleri görerek öğrenir ve yaparlar”  demeye, ama çoğumuz bunu anlamadı. Artık sonraları “Hamallığa râzı olun, dünyaya dağılın, birer tohum gibi cihana saçılın… Tohumun sırrı toprakta çözülür.” dedi. Yine âhesterevlik görünce, “Sizlere celb mi çıkarmak lâzım!” dedi. Yine anlamayınca, her devir  olduğu gibi kader zâlimleri musallat etti… Hadis-i Şerifte  “Zâlim Allah’ın kılıcıdır, onunla intikam alır. Sonra da o zâlim kılıçtan da intikam alır” buyurulmuyor mu?

Bu Hizmetin Genetik Yapısı, edille-i şer’iyye (Kitap, Sünnet, İcma, Kıyas)  ile örgülenmiştir. Yani siz İslamiyet adına bir iş yapıyorsunuz size bu yaptığınız işin bu dört esasta yeri var mıdır diye sorarlar.

Mesela Hocaefendi’nin “Birer tohum gibi cihana saçılın” ifadesinin yeri Sünnet’te vardır. Çünkü  “Güneş’in  doğup battığı her yere gidilmesi gerektiği”  ifade edilmektedir. Ehl-i Beytin, Haccac ve Yezid gibi zâlimler tarafından korkutulup sürülmesi, bu sürecin icraatçılarına işaret etmektedir.

Bu HİZMET’in kerametleri çeşitlidir. Tevafuklar da bunlardandır.

Mesela: 1970’li yıllarda sosyologlar tarafından Sovyetlerin on sene sonra dağılacağı tahmin ediliyordu. Ama 1980’den sonra  değil de 1990’dan sonra dağıldı. Biz  KADER-İ  İLÂHÎ’nin hikmetlerine Hizmetimiz açısından bakıyoruz. Eğer 1980’de dağılsaydı. Biz Orta Asya’ya gidemezdik. Çünkü o zaman küçük bir İzmir Cemaati idik. Henüz öğretmenlerimiz de yetişmemişti. Ama 1990’dan itibaren bütün Anadolu’da Hizmet faaliyete geçmişti ve yüzlerce öğretmen yetişmişti. Ama Onun için 1992’de ve daha sonraları pek çok eğitim gönüllüsü öğretmen koşa koşa gittiler.

Maalesef  Batı ülkelerinde BİREYSELLİK 1950’lerden sonra çok önem kazandı. Bu da aile çekirdeğini küçülttü. Daha sonra 1970’lerde bilhassa semavî dinlerin kırmızı çizgisi olan Nikah’ın önemi ortadan kalkınca, hayat düşünceleri zevk ve eğlenceye yöneldi, artık çocuk sahibi olma sanki bir angaryaya dönüştü. Nüfus azaldı. Yaşlı nüfusu  besleyecek alttan genç nüfus gelmemeye başladı. Bu sefer dışarıdan mülteci alma zorunluluğu daha şiddetli baş gösterdi. Seçecek olsalar bile, gelenlerin çoğu İslam ülkelerinden geliyor hem de doğurgan olarak. Bu da 40 sene sonrasını düşündürmeye başladı. Yani o zaman nüfus yüzde 50, yüzde 50 olursa ne olacak? Tamam bu kaderin ortaya koyduğu bir mecburiyet de, hangi çeşit bir Müslümanlık olmalı? İran gibi mi?  Suud gibi mi?  Vehhabilik mi?  Selefilik mi?

Birde aşırılar var?..  Radikallik var?

Halbuki Batı ülkelerinin istediği İslâmiyet: Kanunlara saygılı, uyumlu, üretken, evlatlarına sahip çıkan, devlete yük olmayan, yerine göre “tam bir vatandaş mesuliyet duygusu” ile yük alan Müslümanlar…

Batılı devletler, bu hususta yaşayan İslamî hizmetleri incelemiş ve bu sayılan güzelliklere uygun düşünen ve ona göre yaşayanlara büyük saygı duyuyorlar.

Bu durum özüne ve köküne bağlı olarak asimile olmadan, yukarıda geçen güzel davranışları düstur  edinenlerin entegre olarak güzellikler arzedenlere yepyeni ufuklar açacağına inanıyorum. Bu hususta Hizmet Gönüllülerinin avantajı daha büyük olsa gerek. Çünkü onlar yaşadıkları ülkelerin mozaikleri içinde kendi renkleri ve kokuları ile çiçekler açarak zenginlik kaynağı olacaklar inşallah…