'Piyasalardaki erime sürüyor, kriz bitmedi'

Babacan'dan kritik 'fon soygunu' uyarısı!

⏱ Okuma Süresi 5 dk•Yayınlanma Cuma, Ekim 23 2026
Paylaş
X Post
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM’de kabul edilen fon tasfiyesi yasasının sermaye piyasalarındaki güven krizini çözmeye yetmeyeceğini söyledi. Yaklaşık 7 milyon yatırımcının etkilendiğini öne süren Babacan, “Bu yasa çıktı, iş bitti, kurtuldu değil” diyerek hükümeti eleştirdi.
'Piyasalardaki erime sürüyor, kriz bitmedi'

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yatırım fonlarında yaşanan skandalın ardından TBMM’de kabul edilen yasal düzenlemeyi değerlendirdi. KRT TV’de yayımlanan Liderler Özel programına katılan Babacan, düzenlemenin yatırımcılara yapılacak geri ödemelerin çerçevesini belirlediğini ancak piyasalardaki güven kaybını gidermediğini söyledi.


Yaşananları Türkiye sermaye piyasaları tarihinin en büyük dolandırıcılık olaylarından biri olarak nitelendiren Babacan, krizin etkilerinin yalnızca doğrudan fon yatırımcılarıyla sınırlı kalmadığını savundu.


'Yasa çıktı diye kriz sona ermedi'

Fon tasfiyesine ilişkin düzenlemenin zararların nasıl karşılanacağını belirlediğini ifade eden Babacan, asıl sorunun çözülmediğini dile getirdi.


Babacan, fon skandalından yaklaşık 7 milyon borsa yatırımcısının etkilendiğini öne sürerek, yapılan düzenlemenin krizin sona erdiği şeklinde yorumlanamayacağını belirtti.


“Bu yasa çıktı, iş bitti, kurtuldu değil” diyen Babacan, yatırımcılara yapılacak ödemelerin yanı sıra sermaye piyasalarında güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.


'Sermaye piyasalarındaki erime durmuyor'

Hükümetin krizin ardından attığı adımların piyasalardaki olumsuz tabloyu değiştirmediğini savunan Babacan, sermaye piyasalarındaki değer kaybının devam ettiğini söyledi.


Babacan, yürütülen iletişim çalışmalarına ve alınan önlemlere rağmen yatırımcı güveninin yeniden sağlanamadığını belirterek, kalıcı çözüm için krizin sorumlularının tespit edilmesi ve etkili adımlar atılması gerektiğini ifade etti.


Faiz kararında güven kaybı etkili oldu

Babacan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 22 Ekim'de politika faizini yüzde 37'den yüzde 36'ya indirmesini de değerlendirdi.


Faiz indiriminin 100 baz puanla sınırlı kalmasında piyasalardaki güven sorununun etkili olduğunu savunan Babacan, güven ortamının daha güçlü olduğu bir ekonomik tabloda Merkez Bankasının farklı bir hareket alanına sahip olabileceğini dile getirdi.


Ekonomide güvenin önemine dikkat çeken Babacan, kaybedilen güvenin yeniden kazanılmasının uzun zaman alabileceğini belirtti. Hükümetin, fon skandalının ardından yatırımcıların güvenini yeniden tesis edecek yeterli adım atmadığını ileri sürdü.


'Sorumlular cezalandırılmazsa benzer olaylar yaşanabilir'

Fon skandalında sorumluluğu bulunan kişilerin belirlenerek caydırıcı cezalarla karşı karşıya bırakılması gerektiğini söyleyen Babacan, aksi durumda benzer olayların tekrarlanabileceği uyarısında bulundu.


Finansal suçlarda etkili bir adli sürecin önemini vurgulayan Babacan, sorumluların korunması veya yeterince cezalandırılmaması halinde piyasalarda yanlış bir mesaj oluşacağını savundu.


Babacan'a göre yatırımcı güveninin yeniden kazanılması için yalnızca maddi kayıpların karşılanması yeterli değil. Hukuki süreçlerin etkin biçimde yürütülmesi ve sorumluların hesap vermesi de gerekiyor.


Fon yasası ne getiriyor?

Babacan'ın açıklamaları, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifinin 22 Ekim'de TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesinin ardından geldi.


Düzenleme, tasfiyesine karar verilen fonların varlıklarının nakde çevrilmesini, hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılmasını ve elde edilen kaynakların yatırımcılara ödenmesini öngörüyor.


Kanun kapsamında, gerekli şartları karşılayan yatırımcılara net yatırım tutarlarını aşmamak kaydıyla 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılabilecek. Ancak ödemelerin miktarı ve gerçekleştirilmesi, tasfiye sürecinde elde edilecek kaynaklara ve Sermaye Piyasası Kurulunun belirleyeceği uygulama esaslarına bağlı olacak.


Babacan'ın değerlendirmesine göre düzenleme, yatırımcıların zararlarının karşılanması açısından bir adım olsa da sermaye piyasalarındaki güven krizinin sona ermesi için tek başına yeterli değil.