Yoksulluk, vatandaşı vurdu: Ekmekten sonra "askıda kıyafet ve ayakkabı" dönemi

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Cuma, Mayıs 1 2026
Paylaş
X Post
Türkiye’de artan yoksullukla birlikte “askıda” uygulamaları yaygınlaşıyor. Ekmek ve faturanın ardından giysi ve ayakkabı da askıya çıktı. Ankara’da başlatılan uygulamayla ihtiyaç sahipleri, ücretsiz kıyafet ve ayakkabıya kolayca ulaşabiliyor.
Yoksulluk, vatandaşı vurdu: Ekmekten sonra "askıda kıyafet ve ayakkabı" dönemi

Askıda ekmek döneminden sonra vatandaşlar, ihtiyaç sahiplerinin alması için ayakkabı ve kıyafet de bırakıldı. 

Sözcü'nün haberine göre; yoksulluğun derinleşmesiyle vatandaşlar temel ihtiyaçlardan olan giyime de ulaşamıyor.

Askıda ekmek döneminden sonra "askıda kıyafet ve ayakkabı" süreci de başladı. Ankara Kocatepe Mahallesi’ndeki bir kuruluşun bahçesinde başlatılan uygulama ile ihtiyaç sahipleri, üzerinde ‘askıda giysi sormadan alabilirsiniz’ yazılı bir çağrı ile karşılaştı. İkinci el ayakkabılar ‘askıda’ yöntemi ile ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor.


Eurostat verilerine göre Türkiye yoksullukta Avrupa’nın zirvesinde

Türkiye, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki nüfus oranında yüzde 29,8 ile Avrupa’da ilk sıraya yerleşti. Eurostat verilerine göre Türkiye’de 25 milyonu aşkın kişi bu risk grubunda yer alıyor. AB genelinde risk altındaki nüfus azalırken Türkiye hem oran hem de toplam sayı bakımından listenin zirvesinde bulunuyor. Açlık sınırının asgari ücreti aşması, geçim krizinin boyutunu daha da görünür hale getirdi. Nisan ayı itibariyle açlık sınırı 34 bin lirayı aştı. Asgari ücret ise 28 bin 75 lira; yanı açlık sınırının 6 bin lira altında. Daha basit bir ifadeyle asgari ücret, 4 kişilik bir ailenin sadece gıda masraflarını bile karşılamaya yetmiyor!

Türkiye, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki nüfus oranında Avrupa’nın en yüksek seviyesine çıktı. Eurostat verilerine göre Türkiye’de nüfusun yüzde 29,8’i bu risk altında bulunuyor. Bu oran, 25 milyonu aşkın kişinin yoksulluk, ciddi maddi yoksunluk veya düşük iş yoğunluğu gibi temel risklerden en az biriyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Türkiye’yi yüzde 29 ile Bulgaristan, yüzde 27,5 ile Yunanistan ve yüzde 27,4 ile Romanya izledi. Avrupa Birliği genelinde yoksulluk veya sosyal dışlanma riski oranı yüzde 20,9 olarak ölçülürken, risk altındaki toplam kişi sayısı 92,7 milyon oldu. En düşük oranlar ise yüzde 11,5 ile Çek Cumhuriyeti, yüzde 15 ile Polonya ve yüzde 15,5 ile Slovenya’da kaydedildi.

Avrupa’da genel tablo kısmi iyileşmeye işaret etti. Önceki verilerde AB ülkelerinde risk altındaki kişi sayısı 93,3 milyon olarak hesaplanırken, yeni veriler bu sayının 600 bin azaldığını ortaya koydu. Türkiye ise 25 milyon 32 bin kişiyle toplam yoksul sayısında da ilk sırada yer aldı. Türkiye’yi 17,5 milyon kişiyle Almanya, 13,8 milyon kişiyle Fransa takip etti. Türkiye’de geçim krizinin en somut göstergelerinden biri açlık ve yoksulluk sınırı oldu. Nisan ayında açlık sınırı 34 bin 587 TL’ye yükseldi. Böylece 28 bin 75 TL olan asgari ücret, yalnızca dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması için gereken tutarın 6 bin 512 TL gerisinde kaldı.

Emekliler açısından tablo daha da ağırlaştı. En düşük emekli aylığı 20 bin TL seviyesindeyken, açlık sınırıyla arasındaki fark 14 bin 587 TL’ye çıktı. Yaklaşık 16,9 milyon emeklinin önemli bir bölümü asgari ücretin altında gelirle yaşamını sürdürürken, en düşük emekli aylığını alanların sayısının 4 milyonu aştığı belirtiliyor. TÜRK-İŞ’in araştırmasına göre dört kişilik bir hanenin gıda dışındaki kira, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi temel giderleri de karşılayabilmesi için aylık 112 bin 661 TL gelire ihtiyaç var. Bu tutar, yoksulluk sınırının yaklaşık dört asgari ücrete denk geldiğini gösteriyor. Tek başına yaşayan bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 44 bin 802 TL’ye yükseldi. Gıda fiyatlarındaki artış da hane bütçeleri üzerindeki baskıyı artırdı. Nisan ayında mutfak enflasyonu aylık yüzde 5,47 oldu. Yılın ilk dört ayındaki artış yüzde 14,74’e, yıllık artış ise yüzde 43,9’a ulaştı.