Basın kartı gerçekleri

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın "milli güvenliğe tehdit oluşturduğu” nedeniyle 685 gazetecinin basın kartlarının iptal edildiği yönündeki açıklamasına gazetecilik meslek örgütlerinden tepki geldi.
Evrensel’in haberine göre Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Türkiye’de 40 bin gazeteciden sadece 15 bininin sarı basın kartı olduğuna dikkat çekti.

Avrupa ülkelerinde basın kartını sendikaların verdiğine dikkat çeken Durmuş “Türkiye’de ise iletişim fakültesinden mezun olsanız dahi dokuz ay komisyonun vereceği cevabı beklemek zorundasınız. Gazetecinin, gazeteci olduğuna sendikası karar verir” diye konuştu.

Durmuş, İletişim Başkanlığı’nın basın kartları konusunu üstlendiğinden beri, kimin basın kartı aldığı, ya da alacağı, kimin hangi nedenle kartının iptal edildiğinin anlaşılamadığına dikkat çekti ve “Basın Kartları Komisyonu da kapalı kapılar ardında gazetecilere bilgi verilmeden toplanmaktadır” dedi.

Durmuş, İletişim Başkanlığı’nı bir kez daha gazetecilere karşı yükümlülüğünü yerine getirmeye çağırdı.

DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren de özellikle OHAL sürecinden sonra çok sayıda gazetecinin basın kartının iptal edildiğini ve Fuat Oktay’ın açıklamasının da bir itiraf olduğunu belirtti.

Eren şöyle devam etti: 

“Burada olan şey şu; kendi istedikleri kişilerin gazetecilik yapmasını, kendi istemedikleri kişilerin de gazetecilik yapmamasını sağlamak istiyorlar. Kimlerin gazetecilik yapıp yapmayacağını kendileri belirlemek istiyorlar. Ama baştan beri şunu söylüyoruz. Sarı basın kartı bir gazetecilik kıstası değildir. Aslında doğrusu şudur; Türkiye’deki gazeteci meslek örgütleri bir araya gelip konuşarak bu kartları vermelidir. Ama ne yazık ki bunu gerçekleştiremedik.” 

RSF Temsilcisi Erol Önderoğlu da şunları söyledi:

“Türkiye’de sorunun boyutu, kurumsal zorunlu başvurular bakımından kaç basın kartı sağlandığıyla değil, kaç dijital haberci, yerel gazeteci, eleştiren medya temsilcisinin sistem dışına itildiğiyle anlayabilirsiniz. Avrupa’da gazetecilerin yüzde 85-90’ı kendi sendikal örgütlerinin sağladığı basın kartını taşırken Türkiye yetkilileri, ‘az olsun benim olsun’ mantığından hareket etmeyi seçiyor.”
02 Aralık 2019 21:09
DİĞER HABERLER