Gökçek’in veda bülteninde Türkeş ve Ecevit bile var, Erdoğan yok

Gökçek'in 23.5 yıllık siyasi hayatı anlatıldığı belediye bülteninde Erdoğan'a ve AKP'yer yer verilmedi.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ısrarlı talebi üzerine istifa edeceğini açıklamak zorunda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek için hazırlanan veda bülteninde “AKP” ve “Erdoğan”a yer verilmedi. Belediye tarafından hazırlanan bültende, Gökçek’in 23.5 yıllık siyasi hayatı anlatıldı.

Fotoğraf da yok

Gökçek’in çocukluk yılları, askerliği, gazetecilik yıllarına ilişkin fotoğraflar ile başlayan özel yayında, Gökçek’in siyasete doğduğu ilçe Keçiören’e 1984’te belediye başkanı seçilerek başladığı ifade edildi. Bu bölümde Gökçek’in Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Alpaslan Türkeş ve Bülent Ecevit’le çekilmiş fotoğrafları yer alırken, Türkeş ve Ecevit ile iyi bir diyalog içinde olduğu vurgulandı.

Teşekkür etmedi

Gökçek’in Ankara’nın tanımına ilişkin çalışmaları ve uluslararası ilişkilerde faaliyetlerine değinilen yayında, 2 yıl 3 ay milletvekilliği yapan Gökçek’in 1994’te Refah Partisi’nden Ankara Belediye Başkanlığı’na aday olduğu ve kazandığı belirtilerek, “1999, 2004, 2009 ve 2014 yerel seçimlerinde de aynı göreve yeniden seçilerek, 5 dönem üst üste Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan kişi olarak bir rekora imza attı” denildi. Bu bölümde RP vurgusu varken, 4 dönem seçildiği AKP’nin adının anılmaması dikkat çekti. Bültende Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve diğer AKP yöneticilerinin hiçbirin adının, fotoğrafının kullanılmadığı görülürken, bu döneme ilişkin kimseye “teşekkür” dahi edilmedi.

Nedenini açıklayacağım

Bugün ise gözler, istifasını bir şova çevirmeye çalışacak olan Gökçek’in yapacağı konuşmasında. Gökçek belediyenin anons sisteminden çalışanlarına yaptığı veda konuşmasında; bugün yapacağı basın toplantısında enine boyuna belediye başkanlığından ayrılma sürecini anlatacağını söyledi. İstifasını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talep ettiğini söyleyen Gökçek, “Biz de bu talebi kırmayarak, neden talebi kırmadığımızı da yarın televizyonlardan öğreneceksiniz” dedi.



Manidar bir ‘mobbing’ yazısı

Bültenin sağlık bölümünde ise “iş hayatının ruh sağlığına etkisi” başlıklı konu işlendi. “Mobbing nedir” ara başlığında ise “Çalışanı iş yapamaz hale getirmek ve sonunda işinden ayrılmak zorunda bırakmak üzere sistematik şekilde uygulanan bir tür psikolojik tacizdir. Mobbing, sektörlere göre değişen oranlarda olsa da tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de oldukça yaygındır. Türk ceza yasalarına göre, işyerinde mobbing, suç olarak kabul edilmiştir. Bir kişinin, yönetici veya meslektaşları tarafından sistematik şekilde zorbalık gördüğü kanıtlandığı zaman, kesin işlem yapılır.” denildi.

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü nedeniyle hazırlanan yazıda, “Çalışanların ruh sağlığını bozan etkenler nelerdir?” ara başlığında, “Bunların başında insancıl olmayan, kaba sert, tutarsız, hissettiklerine duyarsız, başarısına ve emeğine takdirsiz, adaletsiz, kişisel duyarlılıklarına ve ihtiyaçlarına kayıtsız yaklaşımlar ve iş yükü, çalışanların ruh sağlığını bozar. Tüm bunların yanında psikolojik taciz olarak bilinen mobbing ise çalışanların işlerini bırakmasına dahi yol açabilir” görüşüne yer verildi.
28 Ekim 2017 14:17
DİĞER HABERLER